İstanbul'un tarihi semti Kadıköy'de, Haydarpaşa Garı'nın hemen arkasında yapılması planlanan büyük cami projesi, Mimarlar Odası İstanbul Şubesi'nin açtığı dava sonucu iptal edildi. Oda, projenin bölgenin tarihi dokusuna ve siluetine zarar vereceği gerekçesiyle yürütmeyi durdurma talebinde bulunmuş, mahkeme de bu talebi haklı bularak projeyi durdurmuştu. Karar, hem çevre aktivistleri hem de kentsel koruma dernekleri tarafından memnuniyetle karşılanırken, hükümet kanadından henüz resmi bir açıklama gelmedi.
Projenin detayları ve itirazlar
Proje kapsamında, Haydarpaşa Garı'nın arkasındaki yaklaşık 30 dönümlük alana 30 bin kişi kapasiteli bir cami yapılması planlanıyordu. Caminin, tarihi gar binasının siluetini bozacağı ve bölgenin yoğun yapılaşmasına katkıda bulunacağı eleştirileri yapılmıştı. Mimarlar Odası, başvurusunda projenin 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu'na aykırı olduğunu ileri sürmüş, ayrıca bölgenin deprem riski ve ulaşım altyapısı üzerinde yaratacağı olumsuz etkilere dikkat çekmişti. Mahkeme, bilirkişi raporlarına dayanarak projenin çevresel etki değerlendirmesinin yetersiz olduğuna hükmetti.
Bağlam ve arka plan
Haydarpaşa Garı, 1908 yılında hizmete giren ve İstanbul'un en önemli tarihi yapılarından biri olarak kabul edilen bir ulaşım merkezidir. Son yıllarda garın çevresinde yapılaşma baskısı artarken, sivil toplum kuruluşları bölgenin korunması için mücadele veriyor. Cami projesi, ilk olarak 2018 yılında gündeme gelmiş, o dönemde de benzer itirazlarla karşılaşmıştı. O dönemde Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından onaylanan proje, mahkemenin bu kararıyla yeniden rafa kalkmış oldu. Uzmanlar, kararın kentsel dönüşüm projelerine emsal teşkil edebileceğini ve tarihi alanlardaki yapılaşma baskısını azaltabileceğini belirtiyor.
Bu karar, İstanbul'un tarihi siluetinin korunması adına önemli bir adım olarak değerlendiriliyor. Ancak, bölgedeki dini ihtiyaca yönelik alternatif çözümler üretilmesi gerektiği de vurgulanıyor. Kent plancıları, Kadıköy gibi yoğun nüfuslu bir ilçede ibadet alanlarının artırılmasının elzem olduğunu, ancak bunun tarihi dokuya zarar vermeden yapılması gerektiğini ifade ediyor.