Savunma Sanayii Başkanı Prof. Dr. Haluk Görgün, Türkiye'nin milli savunma projelerinde yer alan firma sayılarını açıkladı. Denizli'de düzenlenen Denizli Savunma Sanayii Zirvesi'nde konuşan Görgün, milli muharip uçak KAAN projesinde yaklaşık 750, uzun menzilli hava savunma sistemi SİPER'de ise yaklaşık 1000 firmanın görev aldığını belirtti. Bu rakamlar, savunma sanayiindeki tedarikçi ağının ulaştığı büyüklüğü gözler önüne seriyor.
KAAN Projesinde 750 Firma
Türkiye'nin ilk milli muharip uçağı KAAN, 5. nesil savaş uçağı olarak tasarlandı. Projede ana yüklenici TUSAŞ liderliğinde çok sayıda alt yüklenici ve KOBİ görev alıyor. Görgün'ün verdiği bilgiye göre KAAN'ın geliştirme sürecinde yaklaşık 750 firma katkı sağlıyor. Bu firmalar; aviyonik, motor, yapısal parçalar, yazılım ve sensör sistemleri gibi kritik alanlarda çalışmalar yürütüyor. KAAN'ın ilk uçuşunu 2024 yılında başarıyla gerçekleştirmesinin ardından seri üretim ve test aşamaları hız kazandı. Proje kapsamında yerli ve milli imkanlarla geliştirilen alt sistemler, Türkiye'nin savunma bağımsızlığına önemli katkı sunuyor.
SİPER'de 1000 Firma Görev Alıyor
Uzun menzilli hava ve füze savunma sistemi SİPER, ASELSAN, Roketsan ve TÜBİTAK SAGE iş birliğiyle geliştiriliyor. Görgün, SİPER projesinde ise yaklaşık 1000 firmanın yer aldığını ifade etti. Bu geniş tedarikçi ağı, radar, komuta kontrol, füze ve lançer sistemleri gibi bileşenlerin yerli olarak üretilmesini sağlıyor. SİPER'in menzili ve yetenekleriyle Türkiye'nin hava savunma kabiliyetini önemli ölçüde artırması hedefleniyor. Projede görev alan firmalar arasında savunma sanayii devlerinin yanı sıra Anadolu'nun dört bir yanından KOBİ'ler de bulunuyor.
Denizli Zirvesi'nde Savunma Sanayii Vurgusu
Denizli Savunma Sanayii Zirvesi, savunma sanayii ekosistemini bir araya getirdi. Zirvede konuşan Görgün, Türkiye'nin savunma sanayiinde dışa bağımlılığı azaltma hedefini vurguladı. Görgün, "Savunma sanayiimiz artık sadece ana yüklenicilerle değil, binlerce KOBİ ve alt yükleniciyle büyüyor. KAAN'da 750, SİPER'de 1000 firma görev alıyor. Bu tablo, ülkemizin teknoloji üretme kapasitesini gösteriyor." dedi. Zirvede ayrıca savunma sanayii tedarik zincirinin güçlendirilmesi, yerli üretim teşvikleri ve ihracat potansiyeli ele alındı.
Tedarikçi Ağı Neden Önemli?
Savunma projelerinde tedarikçi ağının genişliği, projenin yerel katma değerini ve sürdürülebilirliğini artırıyor. KAAN ve SİPER gibi yüksek teknoloji projelerinde binlerce firmanın görev alması, hem istihdam yaratıyor hem de teknoloji transferini hızlandırıyor. Ayrıca KOBİ'lerin bu projelere katılımı, onların Ar-Ge yeteneklerini geliştirmelerine ve uluslararası pazarlara açılmalarına olanak tanıyor. Savunma Sanayii Başkanlığı, son yıllarda KOBİ destek programları ve teknoloji yarışmalarıyla bu ekosistemi daha da genişletmeyi amaçlıyor.
Arka Plan ve Gelecek Hedefleri
Türkiye, son 20 yılda savunma sanayiinde büyük atılım gerçekleştirdi. 2002'de yüzde 20'lerde olan yerlilik oranı, bugün yüzde 80'lerin üzerine çıktı. KAAN ve SİPER gibi projeler, bu dönüşümün en somut örnekleri arasında. KAAN'ın 2030'lu yıllarda envantere girmesi, SİPER'in ise kademeli olarak konuşlandırılması planlanıyor. Savunma Sanayii Başkanlığı, önümüzdeki dönemde insansız sistemler, uzay ve siber güvenlik alanlarında da yerli çözümler geliştirmeyi hedefliyor. Bu projelerde görev alacak firma sayısının daha da artması bekleniyor.
Türkiye'nin savunma sanayiindeki bu genişleyen ekosistemi, sadece askeri kabiliyetleri değil, aynı zamanda ekonomik ve teknolojik bağımsızlığı da güçlendiriyor. KAAN ve SİPER'deki binlerce firma, Türkiye'nin mühendislik ve üretim gücünün bir göstergesi. Ancak bu başarının sürdürülebilirliği için Ar-Ge yatırımlarının kesintisiz devam etmesi, nitelikli iş gücünün yetiştirilmesi ve tedarik zincirinin dayanıklılığının artırılması gerekiyor. Savunma sanayii, önümüzdeki yıllarda Türkiye'nin en önemli ihracat kalemlerinden biri olmaya aday.