Türkiye'nin milli muharip uçağı KAAN için kritik öneme sahip F110 motorlarının tedariğinde ABD Kongresi'ndeki engel aşıldı. 15 günlük kongre inceleme süresinde satışın durdurulmasına yönelik herhangi bir karar çıkmaması, Türkiye ile ABD arasındaki motor tedarik sürecinin önünün açıldığını gösteriyor. Bu gelişme, KAAN'ın ilk uçuş takvimini ve seri üretim planlarını doğrudan etkileyecek bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor.
F110 motorlarının önemi
KAAN'ın ilk prototip uçuşlarında kullanılması planlanan General Electric F110 motorları, Türkiye'nin beşinci nesil savaş uçağı projesi için hayati bileşenler arasında yer alıyor. Bu motorlar, başlangıçta iki adet KAAN prototipine güç sağlayacak. Türk Havacılık ve Uzay Sanayii (TUSAŞ) tarafından geliştirilen uçağın, ilk uçuşunu 2023 sonu veya 2024 başında yapması bekleniyor. F110 motorları, yüksek itki gücü ve güvenilirliği ile bilinirken, ABD'den yapılan satışın Kongre onayına tabi olması süreci geciktirme potansiyeli taşıyordu.
Kongre süreci nasıl işledi?
ABD Dışişleri Bakanlığı'nın onay verdiği motor satışı, Kongre'de 15 günlük bir inceleme sürecine tabi tutuldu. Bu süre zarfında herhangi bir komite veya üye, satışı durdurmak için karar almadı. Amerikan yasalarına göre, Kongre'nin sessiz kalması, satışa yeşil ışık yakıldığı anlamına geliyor. Sürecin tamamlanmasıyla birlikte, TUSAŞ'ın motorları teslim almak için resmi prosedürleri başlatabileceği belirtiliyor.
Türkiye ile ABD arasındaki savunma tedarik ilişkileri, son yıllarda S-400 hava savunma sistemi krizi ve F-35 programından çıkarılma gibi sıkıntılarla gerilmişti. Ancak KAAN motorları için yaşanan bu olumlu gelişme, iki ülke arasında savunma alanında yeni bir iş birliği penceresi açabilir. Uzmanlar, Kongre'den çıkan bu kararın, Türkiye'nin savunma sanayii projelerine olan güveni artıracağını düşünüyor.
Motor tedarikinin yanı sıra, KAAN'da kullanılacak aviyonik sistemler, radar ve silah entegrasyonu gibi diğer kritik bileşenlerde de gelişmeler yaşanıyor. Türkiye, yerli motor çalışmalarına da devam ederken, F110 motorlarının geçici bir çözüm olduğu ve uzun vadede tamamen yerli motor kullanılmasının hedeflendiği biliniyor.
Bu gelişme, Türk savunma sanayii için stratejik bir kazanım olarak kaydedilirken, KAAN'ın test ve sertifikasyon süreçlerinin hızlanması bekleniyor. Projenin, Türk Hava Kuvvetleri'nin envanterine 2030'lu yıllarda girmesi planlanıyor.