NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, 36. NATO Zirvesi öncesi Ankara'da Başkan Recep Tayyip Erdoğan ile bir araya geldi. Görüşmenin ana gündem maddesi Türk savunma sanayiinin artan küresel etkisi oldu. Rutte, Türkiye'nin KAAN savaş uçağı ve Çelik Kubbe hava savunma sistemi gibi projelerle ittifakın kritik ihtiyaçlarını karşıladığını vurguladı.
Rutte'den Türk Savunma Sanayiine Tam Destek
NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, başkent Ankara'da gerçekleşen zirve öncesi yaptığı açıklamalarda, Türk savunma sanayiinin geldiği noktayı övgüyle değerlendirdi. Rutte, "Türkiye, savunma alanında bugün geldiği seviyeyle NATO'nun ihtiyaç duyduğu pek çok teknolojiyi tek başına üretebilen bir ülke haline gelmiştir. KAAN ve Çelik Kubbe gibi projeler, müttefikimizin ne kadar ileri görüşlü olduğunu göstermektedir" ifadelerini kullandı. Rutte, özellikle KAAN'ın beşinci nesil savaş uçağı sınıfında önemli bir boşluğu doldurduğunu belirtti.
Çelik Kubbe: Katmanlı Hava Savunmasında Yeni Dönem
Toplantıda ele alınan bir diğer önemli proje ise Çelik Kubbe oldu. Türkiye'nin geliştirdiği katmanlı hava savunma sistemi, kısa, orta ve uzun menzilli tehditlere karşı entegre bir koruma sağlıyor. Rutte, bu sistemin NATO'nun doğu kanadının güvenliğinde kritik rol oynayabileceğini ifade etti. "Çelik Kubbe, müttefiklerimizin hava savunma kabiliyetlerini tamamlayıcı nitelikte. Bu tür yerli ve milli çözümler, ittifakın caydırıcılık gücünü artırıyor" dedi. Proje, yerli radar sistemleri, füze rampaları ve komuta kontrol yazılımlarıyla dikkat çekiyor.
Türkiye'nin Savunma İhracatı Rekor Kırıyor
Ankara'daki temaslarda Türkiye'nin son yıllarda savunma ihracatında yakaladığı ivme de masadaydı. 2023 yılında 5,5 milyar doları aşan ihracat rakamı, 2024 hedefinin 6 milyar doların üzerinde olduğu belirtildi. Özellikle İHA/SİHA üretiminde dünya lideri konumundaki Türkiye, Bayraktar TB2 ve Akıncı gibi platformlarıyla birçok NATO müttefiki dahil olmak üzere 30'dan fazla ülkeye ihracat yapıyor. Rutte, "Türkiye'nin savunma sanayiindeki başarısı, sadece kendi güvenliği için değil, tüm ittifakın kapasitesi için de hayati önem taşıyor" şeklinde konuştu.
Türk savunma sanayii, son 20 yılda yerlilik oranını yüzde 80'lere çıkarırken, Ar-Ge harcamalarını da sürekli artırıyor. ASELSAN, TAI, Roketsan ve Havelsan gibi firmalar, küresel savunma pazarında söz sahibi konuma geldi. NATO kaynakları, Türkiye'nin özellikle elektronik harp, radar sistemleri ve siber güvenlik alanlarındaki kabiliyetlerinin ittifak için stratejik değer taşıdığını vurguluyor.
36. NATO Zirvesi'nde Türkiye'nin savunma sanayiindeki başarılarının yanı sıra, ittifakın genişleme süreci ve yeni tehditlere karşı ortak duruşun da ele alınması bekleniyor. Uzmanlar, Türkiye'nin bu alandaki yükselişinin, Avrupa güvenlik mimarisinde dengeleri değiştirebilecek potansiyele sahip olduğunu belirtiyor.