ABD merkezli yatırım bankası JPMorgan, Türkiye ekonomisine ilişkin son raporunu yayımladı. Raporda, bölgesel çatışmaların enerji maliyetleri üzerinden makro dengeleri zorladığı belirtilirken, 2026 büyüme tahmini aşağı yönlü revize edildi. Yıl sonu enflasyon ve faiz beklentileri ise yukarı yönlü güncellendi. Rapor, asgari ücret, dolar kuru ve seçim senaryolarına da yer veriyor.
Makroekonomik göstergelerde revizyon
JPMorgan, Türkiye için 2026 büyüme tahminini yüzde 3,2'den yüzde 2,9'a indirdi. Banka, enflasyon beklentisini ise yıl sonu için yüzde 42,5'ten yüzde 44,0'a yükseltti. Faiz indirimi takvimine ilişkin öngörülerini de güncelleyen banka, politika faizinin 2025 sonunda yüzde 30,0 seviyesinde olacağını tahmin ediyor (önceki tahmin: yüzde 28,5). Raporda, enerji fiyatlarındaki artışın enflasyon üzerinde kalıcı baskı oluşturduğu vurgulandı.
Asgari ücret ve dolar kuru tahminleri
Raporda, 2025 yılı asgari ücret artışının yıllık yüzde 25-30 aralığında gerçekleşeceği öngörüldü. Dolar/TL kuru için 2025 sonu tahmini 38,50 TL, 2026 sonu tahmini ise 45,00 TL olarak belirtildi. Banka, bu rakamların mevcut kur seviyelerine göre belirgin bir değer kaybını işaret ettiğini ancak reel kurda dengelenme sürecinin devam edeceğini ifade etti.
Seçim senaryoları
Raporda, 2028 yılında yapılması planlanan cumhurbaşkanlığı seçimlerine ilişkin de değerlendirmeler yer aldı. JPMorgan, mevcut siyasi belirsizliklerin ekonomik karar alma mekanizmalarını etkileyebileceğini ancak seçimlerin zamanında yapılması durumunda piyasaların olumlu tepki verebileceğini belirtti. Banka, seçimlerin ekonomik reformların hızlanması için bir fırsat olabileceğini vurguladı.
Bölgesel riskler ve enerji maliyetleri
Raporda, Orta Doğu'daki jeopolitik gerilimlerin Türkiye'nin enerji ithalat faturasını artırdığına dikkat çekildi. Özellikle doğalgaz ve petrol fiyatlarındaki yükselişin cari açık üzerinde baskı oluşturduğu kaydedildi. JPMorgan, Türkiye'nin enerji arz güvenliğini çeşitlendirme çabalarının orta vadede olumlu etki yapacağını ancak kısa vadede maliyetlerin yüksek kalacağını öngördü.
Piyasa beklentileri
Bankanın raporunda, Türkiye'nin kredi notu görünümüne ilişkin de değerlendirmeler yapıldı. Mevcut not artışlarının sürdürülebilir olması için enflasyonla mücadelede kararlılık ve yapısal reformların hayata geçirilmesi gerektiği vurgulandı. JPMorgan, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın (TCMB) sıkı para politikası duruşunu korumasının önemine işaret etti.
Rapor, genel olarak Türkiye ekonomisinin 2025-2026 döneminde dalgalı bir seyir izleyeceğini, ancak doğru politika adımlarıyla dengelenme sürecinin hızlanabileceğini ortaya koyuyor. Özellikle seçim dönemi öncesinde ekonomik aktörlerin tedirginliği, yatırım kararlarını geciktirebilir. Bununla birlikte, uluslararası kurumların Türkiye'ye yönelik raporları, piyasaların yönü açısından belirleyici olmaya devam ediyor.