ABD merkezli sağlık devi Johnson & Johnson, bebek pudrası ve talk bazlı ürünlerin yumurtalık kanserine yol açtığı iddiasıyla açılan binlerce davayı 5,5 milyar dolarlık bir anlaşmayla kapatmayı teklif etti. Şirket, bu ödemeyi 25 yıla yayarak tüketicilerin tazminat taleplerini karşılamayı ve konuyu mahkeme süreçlerinin dışında çözmeyi amaçlıyor. Öneri, ABD iflas mahkemesine sunulan bir plan çerçevesinde yapıldı ve Johnson & Johnson'ın bu konuda daha önce yaptığı girişimlerin en kapsamlısı olarak değerlendiriliyor.
Davaların geçmişi ve şirketin yaklaşımı
Johnson & Johnson, yıllardır bebek pudrası ve diğer talk ürünlerinin asbest içerdiği ve yumurtalık kanseri riskini artırdığı iddialarıyla karşı karşıya. Şirket, ürünlerinin güvenli olduğunu savunmasına rağmen, mahkemelerde aleyhine sonuçlanan kararlar ve artan dava yükü nedeniyle bu davaları toplu şekilde çözmek için iflas sürecini kullanmayı deniyor. Daha önce iki kez mahkemeden onay alamayan şirket, bu kez daha geniş bir uzlaşma paketi sunarak davacıların büyük çoğunluğunun desteğini almaya çalışıyor. Teklif, şirketin bu ürünlerle ilgili gelecekteki talepleri de kapsayacak şekilde yapılandırıldı.
Teklifin detayları ve davacıların tepkisi
Plan kapsamında, yumurtalık kanseri tanısı konmuş binlerce kadın ve aileleri tazminat alabilecek. Ödemeler, dava sayısı ve kişisel zarar durumuna göre değişecek; ancak toplamda 5,5 milyar doları bulması bekleniyor. Davacıların avukatları, teklifin bazı mağdurlar için yeterli olmadığını, özellikle ağır hasta olanların daha yüksek tazminat hak ettiğini öne sürüyor. Buna karşın, anlaşmanın onaylanması halinde Johnson & Johnson'ın bu davalardan kaynaklanan belirsizliği büyük ölçüde sona erdireceği belirtiliyor. Şirket, anlaşmanın tüm taraflar için adil olduğunu ve müşterilerine ürün güvenliği konusunda taahhütlerini sürdürdüğünü açıkladı.
Sektör ve hukuki bağlam
Bu tür toplu tazminat anlaşmaları, ABD'de büyük şirketlerin kitlesel davalarla başa çıkmak için sıkça başvurduğu bir yöntem. Johnson & Johnson, daha önce 2021 ve 2023'te benzer planlar sunmuş ancak mahkemeler, şirketin mali durumunu zorlamadığı gerekçesiyle bu planları reddetmişti. Şirket, bu kez daha sağlam bir finansal yapı sunduğunu ve davacıların onayını almak için 25 yıllık ödeme takvimi önerdiğini vurguluyor. Talk bazlı ürünlerin sağlık riskleri, uzun yıllardır bilimsel araştırmalara konu oluyor; ancak Dünya Sağlık Örgütü ve Amerikan Kanser Derneği, talkın milyonlarca insan tarafından yıllarca güvenle kullanıldığını ve kanserle doğrudan ilişkisinin kanıtlanmadığını belirtiyor. Buna rağmen, Johnson & Johnson, 2020'de ABD ve Kanada'da talk bazlı bebek pudrası satışını durdurmuş, ancak ürünün güvenli olduğunu savunmaya devam etmişti.
Bu teklifin önümüzdeki aylarda mahkeme onayına sunulması bekleniyor. Onaylanması halinde, şirket için yıllardır süren hukuki mücadelede büyük bir dönüm noktası olacak. Ancak uzmanlar, anlaşmanın tüm davacıların desteğini almadan yürürlüğe giremeyeceğini ve bazı grupların itiraz edebileceğini ifade ediyor. Johnson & Johnson'ın bu adımı, şirketin ürün güvenliği konusundaki tartışmaları geride bırakma ve asıl odak noktası olan sağlık ürünleri işine dönme çabası olarak yorumlanıyor.