ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, İran ile nükleer müzakereler için birkaç gün içinde İsviçre'ye seyahat edeceğini duyururken, Tahran yönetimi ateşkes ihlalleri nedeniyle Hürmüz Boğazı'nı kapattığını açıkladı. İki ülke arasında tırmanan gerilim, diplomatik ve askeri alanda yeni bir krize işaret ediyor.
Vance'den İsviçre Çıkışı
JD Vance, yaptığı yazılı açıklamada, İran ile yürütülen dolaylı görüşmelerin bir sonraki aşaması için İsviçre'nin tarafsız bir platform olarak belirlendiğini belirtti. Vance, "Müzakere masasında yapıcı adımlar atmayı umuyoruz. Ancak İran'ın tutumu belirleyici olacak" ifadelerini kullandı. ABD yönetimi, Tahran'ın uranyum zenginleştirme programına ilişkin kısıtlamaları kabul etmesi halinde yaptırımların hafifletilebileceğini sinyallemişti. Vance'in seyahatinin önümüzdeki hafta başında gerçekleşmesi bekleniyor.
İran'dan Sert Yanıt: Hürmüz Kapandı
İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Nasır Kenani, ateşkes ihlallerini gerekçe göstererek Hürmüz Boğazı'nın geçici olarak kapandığını duyurdu. Kenani, "ABD ve müttefikleri, bölgesel ateşkesi defalarca ihlal etti. Bu nedenle Hürmüz Boğazı'ndan geçişlere izin verilmeyecek" dedi. Açıklamada, ihlallerin ayrıntılarına yer verilmezken, bu adımın uluslararası hukuka uygun olduğu savunuldu. Dünya petrol arzının yaklaşık beşte birinin geçtiği boğazdaki kapanma, küresel enerji piyasalarında tedirginlik yarattı. Brent petrol fiyatları açıklama sonrası yüzde 3'ün üzerinde yükseldi.
Küresel Tepkiler ve Beklentiler
Birleşmiş Milletler, tarafları itidal çağrısı yaparken, Avrupa Birliği arabuluculuk teklifini yineledi. Uzmanlar, İran'ın boğaz kapatma hamlesinin diplomatik bir baskı aracı olduğunu, ancak ABD ile askeri bir çatışma riskini artırdığını belirtiyor. Öte yandan İsviçre'nin Zürih kentinde yapılması planlanan görüşmelerin akıbeti belirsizliğini koruyor. Vance'in seyahatiyle ilgili Beyaz Saray'dan henüz resmi bir teyit gelmezken, İran'ın müzakere şartlarını yeniden tanımlamaya çalıştığı yorumları yapılıyor.
Gelişmeler, ABD ve İran arasında 2015 nükleer anlaşmasının ardından yaşanan en ciddi krizlerden biri olarak değerlendiriliyor. İran'ın son dönemde uranyum zenginleştirme oranını yüzde 60'a çıkarması ve uluslararası baskılara rağmen adımlarını sürdürmesi, yeni bir anlaşma umutlarını zora sokuyor. Hürmüz Boğazı'nın kapatılması ise bölgesel bir çatışma endişesini beraberinde getiriyor. Tarafların birbirine karşı sert söylemleri, diplomasiye alan bırakmamakla birlikte, uluslararası toplumun araya girmesiyle gerilimin bir süre daha yönetilebileceği öngörülüyor.