İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay başkanlığında acil olarak toplanan CHP meclis üyeleri zirvesinin ardından tarihi bir açıklama geldi. Grup Sözcüsü Candaş Yeter, İl Başkanı Çağatay Güç'ün görevden alınmasına ilişkin Merkez Yönetim Kurulu (MYK) kararını tanımadıklarını ilan ederek, 'Karar butlanla maluldür, hukuken yok hükmündedir' dedi.
Görüş ayrılığı neden büyüdü?
CHP İzmir İl Başkanı Çağatay Güç'ün, MYK tarafından görevden alınmasına tepkiler dinmiyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi CHP Grubu, olağanüstü toplanarak konuyu değerlendirdi. Toplantı sonrası yazılı açıklama yapan Grup Sözcüsü Candaş Yeter, MYK'nın kararının yetki aşımı olduğunu savundu.
Yeter, 'MYK kararını doğru bulmuyoruz ve tanımıyoruz. Bu karar, parti tüzüğüne ve iç demokrasiye aykırıdır. İzmir'de CHP'yi temsil eden iradeye saygı duyulmasını bekleriz' ifadelerini kullandı. Açıklamada, 'butlan' kavramına vurgu yapılması dikkat çekti: 'Hukuken yok hükmünde olan bir kararla karşı karşıyayız. Bu kararın arkasında duranlar, partimizin değerlerini hiçe saymaktadır.'
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay ise toplantı kapsamında sessizliğini korurken, kulislerde sürecin yakından takip edildiği belirtiliyor. Tugay'ın, parti içi uzlaşıdan yana olduğu ve sürecin yargıya taşınabileceği ifade ediliyor.
Çağatay Güç kimdir ve neden ayrılık yaşandı?
Çağatay Güç, 2023 yılında CHP İzmir İl Başkanı seçildi. Parti içinde muhalif kanada yakınlığıyla bilinen Güç, özellikle ön seçim süreçlerinde farklı tavırlar sergilemesiyle dikkat çekiyordu. MYK'nın, Güç'ü 'disiplin süreci işletmeksizin' görevden alması İzmir'de deprem etkisi yarattı.
CHP içinde benzer bir uygulama daha önce Ankara'da da yaşanmış, İl Başkanı Ali İhsan Yavuz benzer gerekçelerle görevden alınmıştı. Bu durum, parti içi demokrasi tartışmalarını yeniden alevlendirmişti. İzmir örneği ise aynı kaderi paylaştı.
Görevden almanın ardından Güç'ün avukatı aracılığıyla yargıya başvuracağı, ayrıca parti içi itiraz mekanizmalarını zorlayacağı öğrenildi. İzmir Büyükşehir Belediyesi meclis üyelerinin aldığı 'tanımama' kararı ise Parti Meclisi'nde yeni bir krize yol açabilir.
Siyasi kulislerde, bu kararın CHP'nin kurultay sürecine giderken parti içi muhalefeti daha da güçlendirebileceği yorumları yapılıyor. Özellikle yerel seçimler öncesinde bu tür ayrışmaların partiye maliyeti konuşulmaya başlandı.
Bağımsız değerlendirme: CHP'nin son dönemde il başkanlarını doğrudan MYK kararıyla görevden alması, parti tüzüğünde açıkça düzenlenmeyen bir alana işaret ediyor. İzmir'deki tepkinin hukuki dayanağı ne kadar güçlü olsa da, bu durumun parti içi hizipler arasındaki çekişmeyi daha da derinleştireceği aşikâr. Siyasi partilerde iç demokrasinin tesis edilmesi için yalnızca tüzük değil, uygulama da önem taşıyor. Kamuoyu, bu krizin nasıl sonuçlanacağını ve CHP'nin kurultay sathındaki birliğini nasıl etkileyeceğini merakla izliyor.