İstanbul'da yaşayan 68 yaşındaki Dursun Aydın, uzun süre iyileşmeyen dil yarası şikayetiyle başvurduğu hastanede dil kanseri teşhisi konuldu. Kanserli dokunun temizlenmesi için dilinin yarısının alınması gereken Aydın'a, Medipol Mega Üniversite Hastanesi'nde Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Burak Özkan ve ekibi tarafından yaklaşık 10 saat süren mikrocerrahi operasyonla yeni bir dil oluşturuldu. Ameliyat sonrası hastanın yutkunma ve konuşma fonksiyonlarını yeniden kazanması hedefleniyor.
Uzun Süre İyileşmeyen Yara Kanserin Habercisi Oldu
Dursun Aydın'ın dilinde yaklaşık iki ay boyunca geçmeyen bir yara bulunuyordu. Ağrı kesici ve antibiyotik tedavilerine rağmen iyileşmeyen lezyon, yapılan biyopsi sonucunda dil kanseri (oral kavite kanseri) olarak teşhis edildi. Dil kanseri, ağız içinde en sık görülen kanser türlerinden biri olup, erken teşhis edilmediğinde çevre dokulara ve lenf düğümlerine yayılabiliyor. Aydın'ın durumunda tümörün dilin önemli bir bölümünü tutması nedeniyle cerrahi müdahale kaçınılmaz hale geldi.
Mikrocerrahi ile Doku Nakli
Doç. Dr. Burak Özkan, hastanın dilinin yarısının alınmasının ardından oluşan dokU kaybını gidermek için mikrocerrahi yöntemiyle vücudun başka bir bölgesinden alınan damar ve sinir içeren doku flebini dil bölgesine taşıdı. Yaklaşık 10 saat süren operasyonda, alınan doku parçası ince damarlar ve sinirler kullanılarak dildeki eksik bölgeye bağlandı. Bu sayede hem dilin hareket kabiliyeti hem de duyu fonksiyonu korunmaya çalışıldı. Özkan, “Hastamızın dilinde kanserli dokuyu tamamen temizledikten sonra, fonksiyonel ve estetik açıdan tatmin edici bir sonuç elde etmek için mikrocerrahi teknikler kullandık. Ameliyat sonrası hasta yoğun bakımda takip edildi ve şu an durumu stabil” dedi.
Dil Kanseri Nedir, Belirtileri Nelerdir?
Dil kanseri, ağız boşluğunda gelişen skuamöz hücreli karsinomların en yaygın türüdür. Sigara, alkol kullanımı, kötü ağız hijyeni ve HPV enfeksiyonu risk faktörleri arasında yer alır. Belirtiler arasında geçmeyen yaralar, dil üzerinde beyaz veya kırmızı lekeler, ağrı, yutma güçlüğü ve ses kısıklığı bulunur. Uzmanlar, iki haftadan uzun süren ağız yaralarının mutlaka bir kulak burun boğaz veya plastik cerrahi uzmanı tarafından değerlendirilmesi gerektiğini vurguluyor. Erken evrede yakalanan dil kanserlerinde tedavi başarısı yüksekken, ileri evrelerde daha geniş cerrahi rezeksiyon ve rekonstrüksiyon gerekebiliyor.
Hasta Konuşma ve Yutma Fonksiyonlarını Yeniden Kazanacak
Ameliyat sonrası Dursun Aydın'ın iyileşme süreci yakından takip ediliyor. Fizik tedavi ve konuşma terapisi ile dil hareketlerinin ve yutma fonksiyonunun yeniden kazanılması planlanıyor. Doç. Dr. Özkan, bu tür rekonstrüktif girişimlerin hastaların yaşam kalitesini önemli ölçüde artırdığını belirterek, “Hastamızın ilerleyen dönemde normal beslenmesine ve konuşmasına büyük ölçüde dönmesini bekliyoruz. Ancak bu süreç, multidisipliner bir ekip çalışması gerektiriyor” ifadelerini kullandı. Medipol Mega Üniversite Hastanesi'nden yapılan açıklamada, benzer vakalarda başarılı sonuçlar alındığı ve hastanın taburcu edilmeden önce kapsamlı bir rehabilitasyon programına alınacağı bildirildi.
Uzmanlardan Ağız Sağlığı Uyarısı
Ağız içi yaraların çoğu iyi huylu olsa da, iyileşmeyen lezyonların kanser açısından değerlendirilmesi hayati önem taşıyor. Türk Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Derneği verilerine göre, baş boyun kanserleri arasında ağız boşluğu kanserleri önemli bir yer tutuyor ve son yıllarda görülme sıklığı artış gösteriyor. Uzmanlar, özellikle 40 yaş üstü bireylerin düzenli diş hekimi kontrolünden geçmesi ve ağız içi değişiklikleri ihmal etmemesi gerektiğini hatırlatıyor. Dursun Aydın'ın başarılı geçen ameliyatı, erken teşhis ve doğru cerrahi planlamanın ne kadar kritik olduğunu bir kez daha gözler önüne seriyor.