İYİ Parti Mersin Milletvekili Burhanettin Kocamaz, kendilerini terörle mücadele polisi olarak tanıtan bir dolandırıcılık şebekesinin kurbanı oldu. FETÖ bağlantısı yalanıyla kandırılan Kocamaz, içinde 7 kilonun üzerinde altın ve on binlerce dolar bulunan yaklaşık 70 milyon lira değerindeki servetini başkentte bir kuryeye teslim etmek zorunda kaldı. Olay, Türkiye'nin son yıllarda gördüğü en yüksek meblağlı dolandırıcılık vakalarından biri olarak kayıtlara geçti.
Operasyon kılıfıyla planlı tuzak
Edinilen bilgilere göre, dolandırıcılar Kocamaz'ı arayarak kendilerini Emniyet Müdürlüğü'nden arayan polis memuru olarak tanıttı. Milletvekiline, isminin FETÖ soruşturması kapsamında geçtiği ve mal varlığına el konulacağı söylendi. Kocamaz'a, 'operasyonel bir çalışma' yürütüldüğü ve tüm altın ile dövizlerin koruma altına alınması gerektiği iletildi. Bu süreçte sahte polisler, Kocamaz'ı sürekli telefonla arayarak talimatlar verdi ve kimseyle iletişime geçmemesini tembihledi.
Milletvekili, panik halinde evindeki tüm birikimini bir çantaya koydu. Çantada 7 kilogram altın külçe ve çok sayıda dolar banknot bulunuyordu. Dolandırıcıların yönlendirmesiyle Ankara'ya giden Kocamaz, belirtilen adreste bir kuryeye çantayı teslim etti. Kurye, çantayı alır almaz kayıplara karıştı. Kocamaz, bir süre sonra dolandırıldığını anlayarak polise başvurdu.
Kocamaz'dan ilk açıklama
Yaşanan olayın ardından sessizliğini koruyan Burhanettin Kocamaz, partisinin Mersin il binasında yaptığı basın açıklamasında, 'Bir anlık gaflet ve terör örgütü korkusu nedeniyle bu tuzağa düştüm. Devletimin güçleri konuyu araştırıyor, ben de her türlü desteği veriyorum' dedi. Kocamaz, sağlık sorunları nedeniyle bir süre dinleneceğini ve gerekli hukuki süreci başlattığını belirtti.
Emniyet güçleri ise olayla ilgili geniş çaplı bir soruşturma başlattı. Dolandırıcıların kullandığı telefon numaralarının yurt dışından alındığı ve kuryenin kimliğinin tespit edilmeye çalışıldığı öğrenildi. Benzer yöntemlerle birçok kişinin daha dolandırılmış olabileceği ihtimali üzerinde duruluyor.
Benzer vakalar ve uyarılar
Bu tür dolandırıcılık olayları Türkiye'de son yıllarda artış gösterdi. Emniyet Genel Müdürlüğü, vatandaşları 'kendini polis, savcı veya asker olarak tanıtan kişilere itibar edilmemesi' konusunda sık sık uyarıyor. Gerçek bir kolluk kuvvetinin asla telefonla para veya altın talep etmeyeceği vurgulanıyor. Uzmanlar, bu tür bir aramayla karşılaşan kişilerin derhal 112'yi arayarak durumu bildirmesi gerektiğini ifade ediyor.
Yaklaşık 70 milyon liralık vurgun, siyaset dünyasında da büyük yankı uyandırdı. Birçok milletvekili ve siyasetçi, Kocamaz'a geçmiş olsun dileklerini iletti ve dolandırıcıların bir an önce yakalanmasını temenni etti. Olay, kamuoyunda siyasetçilerin de bu tür tuzaklara karşı ne kadar savunmasız olabileceğini gösterdi.
Dolandırıcılık olayı, yalnızca maddi bir kayıp değil, aynı zamanda psikolojik bir travma olarak da değerlendiriliyor. Burhanettin Kocamaz'ın yaşadığı bu süreç, devlet kurumlarının güvenilirliğini sorgulamaya yönelik bir girişim olarak nitelendiriliyor. Geçmişte benzer yöntemlerle birçok vatandaşın mağdur edilmesi, bu tür dolandırıcılık faaliyetlerinin daha sert cezai yaptırımlara tabi tutulması yönündeki çağrıları güçlendiriyor.