İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Hakan Şeref Olgun, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi'nin CHP kurultayına yönelik 'mutlak butlan' kararını sert bir dille eleştirdi. Olgun, istinaf mahkemesinin Siyasi Partiler Kanunu ve Medeni Kanun atıflarını yetki zemini olarak kullanmasının yargılama hukukunun temel ilkeleriyle bağdaşmadığını belirterek, "İstinaf, hukuki denetim sınırını aştı" ifadesini kullandı. Bu değerlendirme, Türk yargı sisteminde istinaf mahkemelerinin yetki alanı ve siyasi parti iç işleyişine müdahale tartışmalarını yeniden alevlendirdi.
Olgun'un eleştirileri
Hakan Şeref Olgun, yaptığı yazılı açıklamada, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi'nin kararında Siyasi Partiler Kanunu'nun 25. maddesi ve Medeni Kanun'un 47. maddesine atıfta bulunduğunu hatırlattı. Olgun, "Yargılama hukukumuzda istinaf mahkemeleri, ilk derece mahkemesinin kararını hukuka uygunluk yönünden denetlemekle görevlidir. Ancak burada mahkeme, doğrudan bir siyasi partinin kurultay kararını mutlak butlanla iptal ederek yetki sınırlarını aşmıştır" dedi. Olgun, bu tür bir kararın Türkiye'de siyasi partilerin özerkliğine müdahale niteliği taşıdığını vurguladı.
Hukuki tartışmanın arka planı
CHP'nin 2023 yılındaki kurultayının ardından, bir grup üye tarafından yapılan itiraz sonucu Ankara Bölge Adliye Mahkemesi, kurultayın iptaline ve yenilenmesine hükmetmişti. Karar, "mutlak butlan" kavramına dayandırılırken, CHP yetkilileri bu kararın demokratik siyasetin doğasına aykırı olduğunu savunuyor. Hukukçular ise istinaf mahkemesinin bu kararıyla Türk hukukunda "mutlak butlan" kavramının siyasi parti hukukundaki yerinin sorgulanmasına neden olduğunu belirtiyor.
Siyasi partiler ve yargı denetimi
Türkiye'de siyasi partilerin iç işleyişine yargı müdahalesi, Siyasi Partiler Kanunu ve Anayasa Mahkemesi kararları çerçevesinde sınırlı bir alana sahiptir. Ancak son yıllarda, parti içi seçimlerin iptali ve yenilenmesi yönünde artan mahkeme kararları, siyasi partilerin özerkliği ile yargı denetimi arasındaki dengeyi yeniden gündeme taşıyor. Olgun, bu durumun siyasi krizlere kapı araladığını ifade ederek, "Hukuk, siyasetin ikamesi değil, teminatı olmalıdır. Mahkemeler, siyasi süreçlere müdahale değil, sadece hukuka uygunluğu denetlemelidir" çağrısında bulundu.
İstinaf kararının etkileri
Kararın, CHP'nin önümüzdeki dönem yapacağı kurultay takvimine doğrudan etkisi olması bekleniyor. Ayrıca, bu karar diğer siyasi partiler için de emsal teşkil edebilir. Hukukçular, konunun Yargıtay veya Anayasa Mahkemesi'ne taşınması halinde, "mutlak butlan" kavramının sınırlarının daha net belirleneceğini öngörüyor.
Yaşanan bu gelişme, Türk siyasal hayatında yargı-siyaset ilişkilerinin hassasiyetini bir kez daha gözler önüne seriyor. Bağımsız yargının siyasi partiler üzerinde bir denetleme mekanizması olması gerektiğini ancak bu denetimin sınırlarının hukuki güvence altına alınması gerektiğini savunan Olgun, "İstinaf mahkemesinin kararı, sadece hukuki değil aynı zamanda siyasi sonuçları da olan bir karardır. Bu nedenle, kararın demokratik siyasetin selameti açısından dikkatle değerlendirilmesi gerekir" ifadelerini kullandı.