İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı Şekib Avdagiç, eylül ayında güncellenmesi beklenen Orta Vadeli Program'da (OVP) hedefli bir üretim koruma politikası geliştirilmesi gerektiğini belirtti. Avdagiç, Türkiye ekonomisinin sürdürülebilir büyümesi için üretim sektörünün desteklenmesinin kritik önem taşıdığını vurguladı. Bu açıklama, iş dünyasının OVP'den beklentilerini netleştirirken, özellikle imalat sanayisinin rekabet gücünün artırılmasına yönelik somut adımların atılması gerektiğine işaret ediyor.
Üretimde hedefli koruma şart
Avdagiç, yaptığı yazılı açıklamada, küresel ekonomide artan korumacılık eğilimlerine dikkat çekerek, Türkiye'nin de benzer bir yaklaşım benimsemesi gerektiğini ifade etti. OVP'nin yalnızca makroekonomik göstergelere odaklanmaması, üretim sektörünün karşı karşıya olduğu yapısal sorunlara çözüm üretmesi gerektiğini kaydeden Avdagiç, "Üretim koruma politikaları, ithal ikamesi ve ihracatın desteklenmesi bağlamında ele alınmalıdır. Bu çerçevede, sektörel bazda hedefli teşvikler devreye alınmalıdır" dedi.
İş dünyasının beklentileri
İTO Başkanı, enflasyonla mücadele ve cari açığın kapatılması bakımından üretimin artırılmasının önemine değinerek, "Üretim olmadan fiyat istikrarı sağlanamaz. Mal arzını artıracak politikalar, enflasyonu kalıcı olarak düşürecektir. Bu nedenle OVP'de üretimi önceleyen bir yaklaşım benimsenmelidir" ifadelerini kullandı. Avdagiç, özellikle enerji maliyetlerinin yüksekliği, finansmana erişimdeki zorluklar ve ara malı ithalatına bağımlılık gibi konuların üretim sektörünün en önemli gündem maddeleri olduğunu hatırlattı.
Avdagiç, "İmalat sanayimiz, katma değeri yüksek ürünlere yönelmek zorunda. Bu dönüşüm için AR-GE teşvikleri artırılmalı, nitelikli işgücü yetiştirme programları güçlendirilmelidir" diyerek hükümetten bu alanda kapsamlı bir destek paketi açıklamasını beklediklerini dile getirdi.
OVP'nin kapsamı ve zamanlaması
Orta Vadeli Program, Türkiye'nin üç yıllık makroekonomik hedeflerini ortaya koyan önemli bir planlama belgesidir. Genellikle eylül ayında açıklanan OVP, büyüme, enflasyon, işsizlik ve ihracat gibi temel göstergelere ilişkin hedefleri içermektedir. Yeni programın, Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı tarafından hazırlandığı ve ilgili bakanlıklar ile sivil toplum kuruluşlarının görüşleri doğrultusunda şekillendiği bilinmektedir.
Merkez bankasının sıkı para politikasına devam ettiği dönemde, OVP'de para ve maliye politikası arasındaki koordinasyonun nasıl sağlanacağı merak konusu olmuştur. Avdagiç'in açıklamaları, özel sektör temsilcilerinin bu konudaki beklentilerini ortaya koyması açısından önemlidir.
İş dünyası, enflasyonla mücadelede sıkılaştırıcı politikaların sürmesini desteklemekle birlikte, üretim ve ihracatı destekleyici maliye politikaları ile finansman imkanlarının genişletilmesini de talep etmektedir. OVP'nin bu dengeleri gözeterek bir çerçeve sunması beklenmektedir.
Ekonomik bağlam ve değerlendirme
Türkiye ekonomisi, son yıllarda yüksek enflasyon ve cari açıkla mücadele ediyor. İhracatın ithalattan daha hızlı artması, cari açığın daralmasına katkı sağlarken, üretim sektörünün rekabet gücü de bu bağlamda kritik bir rol oynuyor. Uzmanlar, OVP'de üretim odaklı bir yaklaşımın benimsenmesinin, ülkenin orta ve uzun vadeli kalkınma hedefleriyle de uyumlu olduğunu belirtiyor
Üretim koruma politikaları, Türkiye'nin dış ticaret hadlerini iyileştirmeye yardımcı olabileceği gibi, yerli sanayinin gelişimini de beraberinde getirebilir. Ancak bu politikaların kapsamı ve uygulanışı, uluslararası ticaret kurallarıyla da uyumlu olacak şekilde dikkatli bir şekilde tasarlanmalıdır. Aksi halde, ticari misillemeler ve diplomatik gerilimler gibi risklerle karşılaşılabilir.
Özetle, İTO Başkanı Şekib Avdagiç'in "üretim koruma " vurgusu, Türkiye'nin ekonomik kalkınmasında üretim sektörünün kritik rolünü gözler önüne seriyor. OVP'nin bu beklentilere ne ölçüde karşılık vereceği, eylül ayında netlik kazanacak. İş dünyası, hazırlık sürecinde görüşlerini sunmaya devam ederken, hükümetin de bu görüşleri dikkate alacağı umudu taşınıyor.