Bir okul müdürüne yapılan performans değerlendirmesinde ortaya çıkan skandal, Eğitim-İş sendikasının itirazıyla gün yüzüne çıktı. İlk değerlendirmede 97 puan alan müdürün puanı, yeniden inceleme sonucunda 63’e düştü. Olay, eğitim camiasında büyük yankı uyandırırken, değerlendirme sürecindeki usulsüzlükler sorgulanmaya başlandı.
İlk değerlendirme ve itiraz süreci
Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı bir okulda yapılan rutin performans değerlendirmesinde, okul müdürüne 97 puan verildi. Ancak Eğitim-İş sendikası, puanlamanın objektif olmadığı gerekçesiyle itiraz etti. İtiraz üzerine yapılan yeniden incelemede, müdürün puanı 63’e düşürüldü. Sendika yetkilileri, ilk değerlendirmede kullanılan kriterlerin keyfi olduğunu ve objektif verilere dayanmadığını belirtti.
Değerlendirme kriterlerindeki tutarsızlık
Yeniden inceleme sonucunda puanın 34 puan birden düşmesi, değerlendirme kriterlerindeki tutarsızlığı gözler önüne serdi. Uzmanlar, performans değerlendirme sisteminin net ve ölçülebilir kriterlere dayanması gerektiğini vurgularken, bu tür farklılıkların sistemin güvenilirliğini zedelediğini ifade ediyor. Eğitim-İş, konuyu yargıya taşıyacaklarını ve benzer durumların yaşanmaması için düzenleme yapılmasını talep ediyor.
Kamuoyunda tepki
Olayın duyulmasının ardından eğitim sendikaları ve veli dernekleri, Milli Eğitim Bakanlığı'na çağrıda bulundu. Performans değerlendirme sisteminin şeffaf ve adil hale getirilmesi istenirken, okul müdürlerinin liyakat esasına göre belirlenmesi gerektiği vurgulanıyor. Muhalefet partileri de konuyu Meclis gündemine taşıyacaklarını açıkladı.
Bağımsız eğitim uzmanlarına göre, bu tür skandallar eğitim sistemine olan güveni sarsıyor. Performans değerlendirme sürecinde bağımsız denetim mekanizmalarının devreye sokulması, benzer olayların önüne geçebilir. Aksi halde, liyakat sistemi yerine kayırmacılığın ön plana çıktığı bir eğitim yönetimiyle karşı karşıya kalınabilir.