Alihan Kuriş Suç Örgütü'ne yönelik yürütülen soruşturma kapsamında ifade veren bir tanık, örgütün Romanya sorumlusu Ahmet Uğur Pakcan'ın kara para trafiğini yönetirken üniversite öğrencilerini tatil vaadiyle Türkiye'ye getirttiğini ve dönüşte onları kurye olarak kullandığını itiraf etti. Tanığın çarpıcı açıklamaları, örgütün uluslararası uyuşturucu ve kara para ağına ışık tutarken, öğrencilerin nasıl mağdur edildiğini de gözler önüne serdi.
Tatil vaadiyle kuryelik
Emniyet ve adli makamlarca yürütülen Alihan Kuriş Suç Örgütü soruşturmasında tanık sıfatıyla ifade veren bir kişi, örgütün Romanya sorumlusu Ahmet Uğur Pakcan'ın, özellikle üniversite öğrencilerini hedef aldığını belirtti. Tanık, Pakcan'ın öğrencilere cazip tatil paketleri vaat ederek onları Türkiye'ye davet ettiğini, ancak bu süreçte öğrencilerin aslında kurye olarak kullanıldığını ifade etti. Öğrencilerin, Avrupa'dan Türkiye'ye uyuşturucu madde ve kara para taşıdığını, farkında olmadan suç örgütünün ağına dahil edildiğini söyledi.
Tanık ifadesinde, "Pakcan, öğrencilere ücretsiz tatil ve harçlık vaadiyle yaklaşıyordu. Üniversiteli gençler, bu teklifleri cazip bulup kabul ediyordu. Ancak tatil bahanesiyle Türkiye'ye gönderilen öğrenciler, dönüşte örgüt üyeleri tarafından kendilerine verilen paketleri taşımak zorunda bırakılıyordu. Gençler, bu paketlerin içinde uyuşturucu madde ya da suçtan elde edilen para olduğunu genellikle bilmiyordu" dedi.
Kara para trafiğinin merkezinde Pakcan
Soruşturma dosyasına yansıyan ifadelere göre Ahmet Uğur Pakcan, örgütün Avrupa ayağında kilit rol üstleniyordu. Romanya merkezli olarak örgütün kara para aklama faaliyetlerini koordine eden Pakcan'ın, özellikle öğrencileri kullanarak para transferleri gerçekleştirdiği öne sürülüyor. Tanık, Pakcan'ın öğrencilere güvendiğini ve onların üzerinde herhangi bir şüphe uyandırmadığını, bu sayede uzun süre fark edilmeden faaliyet gösterdiklerini anlattı.
Soruşturma kapsamında gözaltına alınan şüphelilerin ifadelerine göre örgüt, uyuşturucu ticaretinden elde edilen gelirleri farklı ülkelerdeki hesaplara aktararak aklıyordu. Bu süreçte öğrencilerin kullanılması, dikkat çekmemek için tercih edilen bir yöntem olarak değerlendiriliyor. Tanık, "Öğrenciler, sırt çantaları veya valizlerle taşıdıkları paraları gümrükten geçiriyordu. Gençler günlük hayatın içinde doğal göründükleri için kimse şüphelenmiyordu" şeklinde konuştu.
Örgütün yapılanması ve soruşturma
Alihan Kuriş liderliğindeki suç örgütünün, yurt içi ve yurt dışında geniş bir ağa sahip olduğu belirlendi. Örgütün özellikle Türkiye ve Avrupa ülkeleri arasında uyuşturucu ticareti, silah kaçakçılığı ve kara para aklama faaliyetleri yürüttüğü tespit edildi. Romanya, örgütün Avrupa'daki ana üslerinden biri olarak öne çıkıyor. Ahmet Uğur Pakcan'ın da bu ülkedeki sorumlu olduğu, soruşturma savcılığınca elde edilen delillerle ortaya kondu.
Soruşturma kapsamında, örgüt üyesi olduğu gerekçesiyle çok sayıda kişi gözaltına alındı. Alınan ifadeler ve teknik takipler sonucunda örgütün hiyerarşik yapısı deşifre edilirken, bazı şüphelilerin tutuklandığı belirtildi. Tanık beyanları, örgütün özellikle savunmasız grupları (öğrenciler, işsizler) hedef aldığını gösteriyor.
Öğrencilerin mağduriyeti ve hukuki süreç
Kurye olarak kullanılan üniversite öğrencilerinin mağduriyeti, soruşturmanın en dikkat çeken boyutlarından birini oluşturuyor. Gençlerin, suç örgütünün ağına farkında olmadan dahil edildiği ve bu nedenle hukuki süreçte mağdur olarak değerlendirilmeleri gerektiği ifade ediliyor. Avukatlar, öğrencilerin üzerlerinde taşıdıkları paketlerin içeriğini bilmediklerini kanıtlamaları durumunda ceza sorumluluğunun ortadan kalkabileceğini belirtiyor.
Eğitim hayatını sürdüren gençlerin bu tür tuzaklara düşmemesi için uzmanlar uyarılarda bulunuyor. Hukukçular, "Öğrenciler, başkaları adına eşya taşıma tekliflerini kabul etmemeli, özellikle yurt dışından gelen paketler konusunda çok dikkatli olmalıdır" diyor.
Soruşturma devam ederken, örgütün diğer üyelerinin ve yurt dışı bağlantılarının tespiti için çalışmalar sürüyor. Adli makamlar, uluslararası işbirliği çerçevesinde Romanya makamlarıyla yazışmalar yaparak Pakcan'ın yakalanması için girişimlerde bulunuyor.
Bu olay, suç örgütlerinin gençleri nasıl istismar ettiğini bir kez daha gözler önüne seriyor. Türkiye'de ve Avrupa'da öğrencilerin, iş fırsatı veya tatil vaadiyle suça bulaştırılmasının önüne geçmek için yetkililerin bilgilendirici kampanyalar yürütmesi gerekiyor.