Cendere Vadi bölgesinde itfaiye arazisine alışveriş merkezi (AVM) yapılması planlanıyor. Yoğun itfaiye olaylarının yaşandığı ve başka bir istasyonun bulunmadığı bölgede, bu karar büyük tepki çekti. Yerel halk, yangın güvenliğinin tehlikeye atılacağını belirtirken, projenin arkasındaki rant ilişkileri de merak konusu.
İtfaiye Arazisi Neden Hedefte?
İstanbul'un hızla gelişen bölgelerinden Cendere, son yıllarda artan nüfusu ve yapılaşmasıyla dikkat çekiyor. Ancak bu gelişme, beraberinde yangın ve acil durum risklerini de getirdi. Bölgede tek itfaiye istasyonu olarak hizmet veren birim, yakın zamanda yetersiz kalmaya başladı. İtfaiye ekipleri, ihbarlara zamanında ulaşmakta güçlük çekerken, vatandaşların can ve mal güvenliği tehdit altında. Bu koşullar altında itfaiye arazisinin imara açılması ve AVM yapılması, adeta bir 'rant kapısı' araladı.
Bölgedeki arsa fiyatlarının yükselmesi, yatırımcıları Cendere'ye yönlendirdi. Uzun süredir atıl durumda bekleyen itfaiye arazisi, cazip bir yatırım fırsatı olarak görülüyor. Ancak bu plan, bölge sakinlerinin yanı sıra itfaiye çalışanları ve uzmanlar tarafından da endişeyle karşılanıyor. İtfaiye istasyonunun taşınması veya kapatılması durumunda, olası bir yangında müdahale süresinin uzayacağı belirtiliyor. Bu da felaketin boyutunu artırabilir.
Rant Mı, Güvenlik Mi?
İtfaiye arazilerinin imara açılması, Türkiye'de yeni bir olgu değil. Ancak Cendere örneği, kamu yararı ile ticari çıkarların çatıştığı sembol bir vaka haline geldi. Belediye yetkilileri, projenin bölgeye değer katacağını ve istihdam yaratacağını savunuyor. Ancak bu argümanlar, yangın riski taşıyan bir bölgede güvenlik açıklarının kapatılması gerektiğini söyleyen kesimi ikna etmiyor.
Yerel halk, itfaiye istasyonunun kaldırılması yerine güçlendirilmesi gerektiğini dile getiriyor. Cendere sakinleri, 'Yangın çıktığında ilk müdahale hayati önem taşıyor. İstasyoun buradan taşınması, evlerimizi ve iş yerlerimizi tehlikeye atar' diyerek tepkilerini ortaya koyuyor. Bölgede oluşan muhalefet, planın durdurulması için imza kampanyası başlattı ve hukuki süreç başlatacaklarını duyurdu.
Uzmanlar ise itfaiye hizmetlerinin ticarileştirilmesinin sakıncalarına dikkat çekiyor. İstanbul Planlama Ajansı'ndan şehir plancısı Elif Demir, 'Acil durum hizmetleri esasında kamu hizmetidir ve kâr amacı güdemez. İtfaiye arazisinin AVM'ye dönüştürülmesi, kamu kaynaklarının özel çıkarlara transfer edilmesinin bir örneği. Bölgenin acil ihtiyaçları göz önüne alınmadan alınan kararlar, uzun vadede toplumsal maliyetleri artırır' şeklinde konuştu.
Bölge Halkı Ne Diyor?
Cendere'de esnaflık yapan Mehmet Yılmaz, 'Burası zaten çok sıkışık. Yangın merdivenleri dar sokaklarda zor ilerliyor. Bir yangın çıksa, itfaiye dakikalarca bekleyecek. AVM yapmak yerine bir an önce yeni itfaiye istasyonları açılmalı' dedi. Mahalle sakinlerinden Ayşe Kaya ise, 'Çocuklarımız burada oynuyor. Gece yangın çıksa, ne yaparız? Yetkililerin bu kadar duyarsız olması üzücü' ifadelerini kullandı.
Tepkilerin ardından İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nden yapılan açıklamada, projenin henüz çizim aşamasında olduğu, vatandaşların görüşlerinin alınacağı ifade edildi. Ancak bölge halkı, bu açıklamalara şüpheyle yaklaşıyor. Geçmişte benzer projelerin hızla hayata geçtiğini hatırlatan vatandaşlar, sürecin şeffaf bir şekilde yürütülmesini talep ediyor.
Konu, İstanbul siyasetinde de hararetle tartışılıyor. Muhalefet partileri, konuyu meclis gündemine taşırken, iktidar partisi yetkilileri yatırımın önemine vurgu yapıyor. İstanbul'un deprem riski altında olduğunu hatırlatan uzmanlar, itfaiyenin yanı sıra afet yönetimi birimlerinin de güçlendirilmesi gerektiğini vurguluyor.
Kentsel dönüşüm çalışmalarının sürdüğü Cendere'deki bu gelişme, aslında Türkiye'deki imar rantı tartışmalarının bir yansıması. Kamusal alanların ve altyapı hizmetlerinin, ticari çıkarlar uğruna nasıl daraltılabildiğini gösteriyor. Bu durum, sadece Cendere'ye özgü değil; ülkenin dört bir yanında benzer örneklerle karşılaşmak mümkün. AVM projesinin kaderi, aynı zamanda kamu yararının korunup korunamayacağına dair bir test niteliği taşıyor.
Karar sürecinin izlenmesi ve bölge halkının taleplerinin dikkate alınması, demokratik katılımın da bir gereği. Yetkililerden beklenen, itfaiye istasyonunun güçlendirilmesi ve yangın güvenliğinin en üst seviyeye çıkarılması. Aksi takdirde, olası bir facia faturası, hiçbir AVM'nin kazancıyla ölçülemeyecek kadar ağır olabilir.