İsviçre'de, ülke nüfusunun 10 milyon kişiyle sınırlandırılmasını öngören popüler girişim için sandıklar açıldı. Pazar günü yapılan referandumda, milyonlarca seçmen göç ve nüfus politikasına doğrudan müdahale edecek bir karar için oy kullanıyor. Girişim, SVP (İsviçre Halk Partisi) ve çevre örgütlerinin desteğiyle toplanan imzalar sonucu gündeme geldi. Referandum, ülkedeki yoğun göç tartışmalarının ardından 'kendini koruma' ve 'sürdürülebilirlik' argümanları etrafında şekilleniyor.
Popüler girişimin hedefi ne?
Popüler girişim, 2022'de başlatılan '10 milyon yeter!' kampanyası kapsamında Federal Şansölye'ye sunuldu. Anayasa değişikliğini öngören metne göre, İsviçre'nin daimi ikamet eden nüfusu 10 milyon kişiyi geçemeyecek. Aşılırsa hükümet, sığınma hakkını kısıtlama, aile birleşimini zorlaştırma ve yaşam alanlarını daraltma gibi önlemler almakla yükümlü olacak. Şu an 8,8 milyon nüfuslu ülkede, artışın yılda 80 bin kişiye ulaştığı belirtiliyor. Girişim, özellikle kentlerdeki konut kıtlığı, trafik ve doğal alan kaybı gibi sorunları gerekçe gösteriyor.
Kampanyanın seyri ve tartışmalar
Referandum kampanyası, taraflar arasında keskin bir bölünmeye yol açtı. Girişim lehine kampanya yürütenler, İsviçre'nin küçük bir ülke olduğunu ve sınırsız büyümenin yaşam kalitesini düşüreceğini savundu. Karşı kampanyada ise Federal Hükümet, tüm partiler (SVP hariç) ve ekonomik aktörler yer aldı. Hükümet, girişimi 'insanlık dışı' ve 'ekonomiye zarar verici' olarak nitelendirdi. Sağlık sektöründen inşaat sektörüne kadar birçok alanda yabancı işgücüne bağımlı olan İsviçre'de, sınırlamanın ciddi işgücü açığı yaratacağı uyarısı yapıldı.
Kamuoyu yoklamaları ne gösteriyor?
Referandumdan önce yapılan anketler, girişimin reddedileceğini ortaya koyuyordu. Son kamuoyu yoklamasına göre, katılımcıların yüzde 57'si hayır, yüzde 37'si ise evet yönünde oy kullanmayı planlıyordu. Yüzde 6 oranında kararsız bulunuyor. Ancak SVP'nin etkili kampanyası ve göç endişeleri nedeniyle sonuçların yakın olabileceği yorumları yapılıyor. Katılım oranının yüksek olması bekleniyor.
Bağlam ve değerlendirme
İsviçre, yarı doğrudan demokrasi sistemiyle sık sık referandum düzenleyen bir ülke. Nüfus sınırlaması fikri daha önce de gündeme gelmişti ancak şimdiye kadar hiçbir girişim başarılı olamamıştı. Bu girişimin kabul edilmesi halinde İsviçre, dünyada nüfusunu anayasal olarak sınırlayan ilk ülke olacak. Öte yandan, Avrupa Birliği ile imzalanan serbest dolaşım anlaşması da devreye girecek. Girişimin kabulü, AB ile ilişkileri ve göç politikasını kökünden değiştirebilir. Son paragraf: Uzmanlar, referandumun sembolik bir tartışmadan öteye gitse bile, İsviçre toplumunun göç ve entegrasyon konusundaki hassasiyetini gösterdiğini belirtiyor. Özellikle kırsal kesimlerdeki 'aşırı kalabalık' algısı, siyasi tercihleri şekillendiriyor. Sonuç ne olursa olsun, İsviçre'nin nüfus politikası önümüzdeki yıllarda daha fazla tartışılacak gibi görünüyor.