İsviçre, bugün sandık başına giderek ülke nüfusunun 10 milyon ile sınırlandırılmasını öngören tartışmalı referandum tasarısını oyluyor. Sağ görüşlü İsviçre Halk Partisi (SVP) tarafından gündeme getirilen ve '10 milyona karşı' adı verilen girişim, kabul edilmesi halinde ülkede ikamet eden yabancı sayısına doğrudan bir tavan getirecek. Mevcut nüfusu 8.7 milyon civarında olan ülkede, sınırın aşılması durumunda sığınma hakkı dahil olmak üzere birçok göç politikasının yeniden düzenlenmesi gündeme gelecek. Referandum, Avrupa'da göç ve nüfus politikalarına yönelik artan tartışmaların ortasında büyük yankı uyandırdı.
Tasarının içeriği ve olası sonuçları
Referanduma sunulan anayasa değişikliği teklifi, İsviçre'nin daimi ikamet eden nüfusunun 10 milyonu geçmesini yasaklıyor. Eşik aşıldığında, federal hükümetin ilave önlemler alması zorunlu hale geliyor. Bunlar arasında sığınmacı kabulünün kısıtlanması, yabancı öğrenci ve işçi vizelerinin azaltılması, aile birleşimlerinin sıkılaştırılması yer alıyor. SVP'ye göre ülke, mevcut altyapı ve kaynaklarla daha fazla nüfusu kaldıramıyor; aşırı göç, konut kıtlığı, ulaşım sorunları ve çevresel baskıya yol açıyor. Karşıtlar ise sınırlamanın ekonomiyi olumsuz etkileyeceğini, işgücü açığını derinleştireceğini ve insan hakları ihlallerine yol açacağını savunuyor. Federal hükümet ve çoğu siyasi parti teklife karşı çıkarken, İsviçre'nin uluslararası yükümlülüklerine de aykırı olacağı vurgulanıyor.
Referandumun bağlamı ve olası etkileri
İsviçre'de doğrudan demokrasi geleneği kapsamında sık sık referandum düzenleniyor. Nüfus sınırlaması fikri ilk kez 2014 yılında SVP tarafından gündeme getirilmişti. O dönemdeki 'kitle göçüne karşı' girişimi kabul edilmiş ancak AB ile ilişkilerde sorunlara yol açmıştı. Şimdi ise daha katı bir tedbir öngörülüyor. Analistler, referandumun kabul edilmesi halinde AB ile imzalanan serbest dolaşım anlaşmasının da tehlikeye gireceğini belirtiyor. İsviçre, AB üyesi olmamakla birlikte ikili anlaşmalarla serbest dolaşımı sürdürüyor. Tasarının kabulü, bu anlaşmaların feshedilmesi veya yeniden müzakere edilmesi anlamına gelebilir. Ekonomi çevreleri, özellikle ilaç ve makine sanayisinde çalışan yabancı işgücünün kısıtlanmasının rekabet gücünü düşüreceği uyarısında bulunuyor. Öte yandan, anketler halkın nüfus konusunda endişeli olduğunu ancak bu kadar sert bir önlemi destekleme konusunda bölünmüş olduğunu gösteriyor.
İsviçre'nin bu referandumu, Avrupa genelinde göç ve demografi tartışmalarına da ışık tutuyor. Benzer sınırlamalar Avustralya ve bazı Asya ülkelerinde uygulanırken, Avrupa'da ilk kez bu denli spesifik bir nüfus hedefi oylanıyor. Sonuç ne olursa olsun, karar sadece İsviçre'nin değil, kıtanın göç politikaları açısından da bir dönüm noktası olabilir. Sandıktan çıkacak sonuç, uluslararası toplum tarafından dikkatle izleniyor.