Pakistan Dışişleri Bakanlığı, Amerika Birleşik Devletleri ile İran arasında teknik düzeyde yapılması planlanan müzakerelerin 21 Haziran 2025 tarihinde İsviçre'de gerçekleştirileceğini açıkladı. Tarafların dolaylı olarak katılacağı görüşmelerde, nükleer anlaşma ve yaptırımların hafifletilmesi konularının ele alınması bekleniyor.
Pakistan'ın arabuluculuk rolü
Pakistan Dışişleri Bakanlığı sözcüsü yaptığı yazılı açıklamada, ülkesinin iki taraf arasındaki diyaloğu kolaylaştırmak için çaba gösterdiğini belirtti. Açıklamada, "Pakistan, ABD ile İran arasındaki teknik müzakerelerin 21 Haziran'da İsviçre'de yapılması konusunda mutabakat sağlanmasına yardımcı olmuştur" ifadelerine yer verildi. İslamabad'ın uzun süredir bölgesel istikrar için Tahran ve Washington arasında köprü kurmaya çalıştığı biliniyor.
Teknik düzeydeki görüşmelerin önemi
Teknik düzeydeki bu görüşmeler, 2015 nükleer anlaşmasının yeniden canlandırılmasına yönelik müzakerelerin bir parçası olarak görülüyor. ABD'nin 2018'de anlaşmadan tek taraflı çekilmesi ve yeniden yaptırım uygulaması, İran'ı uranyum zenginleştirme seviyesini artırmaya itmişti. Taraflar son olarak Viyana'da bir araya gelmiş ancak ilerleme kaydedilememişti. İsviçre, daha önce de ABD-İran görüşmelerine ev sahipliği yaparak tarafsız bir zemin sunmuştu.
Uzmanlar, İsviçre'nin bu tür hassas müzakereler için ideal bir lokasyon olduğunu, zira iki ülkenin de diplomatik temsilciliklerinin bulunduğu Bern'in lojistik kolaylık sağladığını belirtiyor. Ayrıca İsviçre, İran'daki ABD çıkarlarını temsil eden bir koruyucu güç olarak da görev yapıyor.
Yaptırımlar ve nükleer program
ABD, İran'ın nükleer faaliyetlerini kısıtlaması ve Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı'na (UAEA) tam işbirliği sağlaması karşılığında yaptırımları hafifletmeye hazır olduğunu sinyallemişti. İran ise öncelikle yaptırımların kaldırılmasını ardından nükleer taahhütlerine dönebileceğini vurguluyor. 21 Haziran'daki teknik görüşmelerde, tarafların pozisyonları arasındaki uçurumun kapatılmasına yönelik somut adımlar atılması bekleniyor.
Pakistan'ın bu süreçteki arabuluculuk rolü, ülkenin hem ABD hem de İran ile iyi ilişkiler kurma çabasının bir yansıması. İslamabad, geçmişte Suudi Arabistan-İran geriliminde de benzer bir rol üstlenmişti.
Görüşmelerin sonucu, küresel petrol piyasaları ve Orta Doğu'daki güç dengeleri açısından kritik öneme sahip. Yaptırımların hafifletilmesi halinde İran'ın petrol ihracatının artması beklenirken, bu durum küresel enerji fiyatlarını etkileyebilir. Bağımsız analistler, tarafların pozisyonlarını yumuşatması halinde anlaşmaya varılabileceğini, ancak her iki tarafın da iç siyasi baskılarla karşı karşıya olduğunu belirtiyor. Gözler, 21 Haziran'da İsviçre'de gerçekleşecek teknik görüşmelere ve atılacak somut adımlara çevrilmiş durumda.