İsveç'te pazar günü yapılan genel seçimlerin ardından iktidar yarışı başa baş devam ediyor. Oyların yüzde 90'ından fazlasının sayıldığı seçimde, eski Başbakan Magdalena Andersson liderliğindeki dört muhalefet partisinden oluşan ittifak parlamentoda 176 sandalyeye ulaşırken, Başbakan Ulf Kristersson'un sağ ittifakı 173 sandalyede kaldı. Aşırı sağcı İsveç Demokratları (SD) ise beklenenin altında oy alarak geriledi.
Muhalefet Çoğunluğu Sağladı Ancak Fark Az
Seçim sonuçlarına göre, Sosyal Demokratlar, Yeşiller, Sol Parti ve Merkez Parti'den oluşan muhalefet bloku toplam 176 sandalye kazandı. Meclis'te çoğunluk için gereken 175 sandalyenin hemen üzerinde olan bu sayı, muhalefetin hükümet kurma şansını artırıyor. Ancak farkın yalnızca üç sandalye olması, iktidarın kimde olacağı konusunda belirsizliği sürdürüyor.
Başbakan Ulf Kristersson'un liderliğindeki sağ koalisyon (Ilımlı Parti, Hristiyan Demokratlar, Liberal Parti ve İsveç Demokratları) ise 173 sandalyede kaldı. Bu sonuç, sağ blokun çoğunluğu kaybettiğini gösteriyor. Ancak kesin sonuçların açıklanmasının ardından posta oylarının sayımı ve bazı bölgelerdeki yeniden sayım talepleri nedeniyle tablonun değişebileceği belirtiliyor.
Seçim gecesi yaptığı açıklamada Magdalena Andersson, "Sonuçlar henüz netleşmedi ancak muhalefet olarak hükümet kurmaya hazırız" dedi. Başbakan Kristersson ise "Oyların tamamı sayılmadan hiçbir şey söylemek için erken" ifadelerini kullandı.
Aşırı Sağın Yükselişi Durdu
Seçimin en dikkat çekici sonuçlarından biri, aşırı sağcı İsveç Demokratları'nın (SD) oy oranındaki düşüş oldu. 2018 ve 2022 seçimlerinde yükselişini sürdüren SD, bu seçimde yüzde 18 civarında oy alarak önceki seçime göre yaklaşık 2 puan kaybetti. Parti, özellikle göçmen karşıtı söylemleriyle biliniyor ve önceki seçimlerde sağ blokun kilit ortağı konumundaydı.
SD lideri Jimmie Åkesson, sonuçları "hayal kırıklığı" olarak nitelendirdi ancak partisinin siyaset sahnesindeki etkisinin devam edeceğini vurguladı. Uzmanlar, SD'nin oy kaybını ekonomik sorunlar, iklim krizi ve sağlık hizmetlerindeki aksaklıklar gibi konuların seçmen nezdinde öne çıkmasına bağlıyor.
Seçim Sonrası Süreç ve Olası Senaryolar
İsveç'te hükümet kurma süreci, meclis başkanının partilerle istişareleriyle başlıyor. Meclis Başkanı, hükümeti kuracak ismi belirlemek için partilerle görüşecek ve ardından meclis oylaması yapılacak. Muhalefet bloku 176 sandalyeye sahip olsa da, bu partiler arasında özellikle Sol Parti ve Merkez Parti arasında görüş ayrılıkları bulunuyor. Bu nedenle koalisyon görüşmelerinin zorlu geçmesi bekleniyor.
Olası senaryolar arasında azınlık hükümeti, geniş tabanlı bir koalisyon veya erken seçim yer alıyor. İsveç'te son yıllarda hükümet kurma süreçleri uzun sürmüştü; 2018 seçimlerinin ardından hükümet 134 günde kurulabilmişti. Bu kez de benzer bir belirsizlik yaşanabilir.
Ekonomik ve Sosyal Arka Plan
Seçim kampanyası boyunca en çok tartışılan konular arasında enflasyon, enerji fiyatları, sağlık sistemi ve göç politikaları yer aldı. İsveç, Rusya-Ukrayna savaşının ardından NATO'ya katılma sürecini tamamlamış ve savunma harcamalarını artırmıştı. Ancak ülke içinde artan yaşam maliyeti ve konut krizi, seçmenin gündemini belirledi.
Özellikle genç seçmenler ve kentli orta sınıf, iklim politikaları ve sosyal refah konularında daha duyarlı davrandı. Muhalefetin bu konularda daha somut vaatler sunması, oy artışında etkili oldu.
Kesin seçim sonuçlarının birkaç gün içinde netleşmesi bekleniyor. Yurt dışı oylar ve posta yoluyla kullanılan oyların sayımı devam ediyor. Seçim kurulu, resmi sonuçları açıklamadan önce tüm itirazları değerlendirecek.
İsveç, Avrupa Birliği'nin önemli bir üyesi ve İskandinav modelinin temsilcisi olarak kabul ediliyor. Ülkedeki siyasi istikrarsızlık, bölgesel dengeleri de etkileyebilir. Özellikle göç ve entegrasyon politikalarında yaşanacak değişim, diğer Avrupa ülkeleri için de gösterge niteliği taşıyor.
Sonuç olarak, İsveç'te sandıktan çıkan tablo, aşırı sağın yükselişinin durduğunu ancak siyasi yelpazenin hâlâ kırılgan olduğunu gösteriyor. Hükümet kurma sürecinin nasıl sonuçlanacağı, ülkenin önümüzdeki yıllardaki yönünü belirleyecek. Muhalefetin çoğunluğu elde etmesi, ancak iç farklılıklar nedeniyle zorlu bir koalisyon sürecine işaret ediyor. İsveç halkı, belirsizlik ortamında istikrar arayışını sürdürüyor.