İstanbul'da Polonezköy Sülün Üretim İstasyonu'nda yetiştirilen yüzlerce sülün, doğal yaşama hazırlandıktan sonra Büyükada'da doğaya salındı. Proje, hem sülün popülasyonunu artırmayı hem de kene ve kahverengi kokarca gibi zararlılarla biyolojik mücadeleye katkı sağlamayı hedefliyor.
Sülünlerin doğaya salınma süreci
Polonezköy Sülün Üretim İstasyonu'nda özel olarak yetiştirilen sülünler, doğada hayatta kalabilmeleri için gerekli eğitim ve hazırlık aşamalarından geçirildi. Yetkililer, sülünlerin salınmadan önce sağlık kontrollerinin yapıldığını ve doğal ortama uyum sağlamaları için bir süre adaptasyon alanında tutulduklarını belirtti. Büyükada'nın ekosistemine uygun olduğu değerlendirilen bölgelere bırakılan sülünlerin, böcek ve zararlılarla beslenerek doğal dengeye katkı sağlaması bekleniyor.
Biyolojik mücadelede sülünlerin rolü
Sülünler, beslenme alışkanlıkları sayesinde keneler ve kahverengi kokarca gibi zararlı böceklerin popülasyonunu kontrol altında tutmada etkili olabiliyor. Özellikle kenelerin taşıdığı Kırım Kongo Kanamalı Ateşi gibi hastalıkların önlenmesinde ve tarım alanlarına zarar veren kahverengi kokarcanın yayılmasının engellenmesinde sülünlerin doğal bir çözüm sunduğu ifade ediliyor. Uzmanlar, kimyasal ilaç kullanımını azaltan bu yöntemin çevre dostu olduğunu vurguluyor.
Projenin önemi ve hedefleri
İstanbul'da sülün üretimi ve doğaya salımı, yıllardır devam eden bir koruma programı kapsamında yürütülüyor. Proje sayesinde hem nesli tehlike altındaki sülün türlerinin devamlılığı sağlanıyor hem de ekosistemin dengesi korunuyor. Yetkililer, bu yıl Büyükada'da salınan sülün sayısının yüzlerle ifade edildiğini ve önümüzdeki dönemde diğer adalarda da benzer çalışmaların yapılabileceğini açıkladı.
Doğaya salınan sülünlerin takibi için bazı bireylere halkalama yapıldığı ve uydu vericisi yerleştirildiği bilgisi paylaşıldı. Bu sayede sülünlerin hareketleri ve hayatta kalma oranları izlenerek projenin başarısı değerlendirilecek.