İstanbul Büyükşehir Belediyesi Afet Koordinasyon Merkezi (AKOM), kentin önümüzdeki 7-10 gün boyunca hem Afrika hem de Basra kökenli sıcak hava dalgalarının etkisi altında kalacağını duyurdu. Yapılan son değerlendirmelere göre, hava sıcaklıklarının mevsim normallerinin üzerinde seyrederek 33-36 dereceye kadar yükselmesi bekleniyor. Uzmanlar, özellikle kronik rahatsızlığı olanlar, yaşlılar ve çocuklar için önemli sağlık riskleri oluşturabilecek bu duruma karşı vatandaşları tedbirli olmaya çağırdı.
AKOM’un Açıklaması ve Beklenen Sıcaklıklar
AKOM’dan yapılan yazılı açıklamada, İstanbul’un sıcak hava dalgasının etkisine girdiği belirtilerek, “Kentimiz, hem Afrika kökenli çöl sıcakları hem de Basra kökenli nemli sıcak havanın etkisi altına girmiştir. Bu nedenle önümüzdeki hafta boyunca sıcaklıkların 33-36 derece aralığında seyretmesi tahmin edilmektedir. Özellikle öğle saatlerinde güneş ışınlarının dik geldiği anlarda dışarı çıkılmaması önerilmektedir” ifadelerine yer verildi.
Meteoroloji Genel Müdürlüğü verilerine göre, İstanbul’da bugünden itibaren hava sıcaklığının kademeli olarak artacağı, cumartesi ve pazar günleri en yüksek seviyesine ulaşacağı tahmin ediliyor. Kentte nem oranının da yüksek olması nedeniyle hissedilen sıcaklığın 40 dereceye yaklaşabileceği vurgulanıyor. Özellikle Avrupa Yakası’nın kuzey bölgeleri ile Anadolu Yakası’nın iç kesimlerinde sıcaklık değerlerinin daha da yüksek olabileceği belirtiliyor.
Vatandaşlara Önemli Uyarılar
Yetkililer, aşırı sıcakların neden olabileceği sağlık sorunlarına karşı vatandaşların şu önlemleri almasını tavsiye ediyor:
- Güneş ışınlarının dik geldiği 11.00-16.00 saatleri arasında mecbur kalmadıkça dışarı çıkılmamalı.
- Dışarıda çalışmak zorunda olanlar, şapka ve güneş gözlüğü kullanmalı, mümkünse gölgede molalar vermelidir.
- Bol su tüketilmeli, tuzlu ve yağlı yiyeceklerden kaçınılmalıdır.
- Çocuklar, yaşlılar ve kronik hastalığı olanlar yakından takip edilmeli, asla güneş altında bırakılmamalıdır.
- Evcil hayvanların su ve gölge ihtiyacı karşılanmalı, onlar da güneş altında bekletilmemelidir.
- Klima kullanımının yaygınlaşmasıyla elektrik tüketiminde artış olabileceğinden, enerji tasarrufuna dikkat edilmelidir.
Sıcak Hava Dalgasının Nedenleri ve Arka Plan
Uzmanlar, bu sıcak hava dalgasının nedenini küresel iklim değişikliğiyle ilişkili olarak açıklıyor. Atmosferdeki sera gazı yoğunluğunun artması, Akdeniz Havzası’nı da etkileyen sıcaklık anomalilerine yol açıyor. Özellikle son yıllarda hem Afrika hem de Basra kaynaklı sıcak hava kütlelerinin Türkiye’ye doğru yönelmesi daha sık karşılaşılan bir durum haline geldi. İstanbul gibi büyükşehirlerde betonlaşmanın ve araç trafiğinin de etkisiyle “kentsel ısı adası” oluşuyor; bu da sıcaklıkların kent merkezlerinde daha da yüksek hissedilmesine neden oluyor.
İstanbul’da son olarak 2021 yılında benzer bir sıcak hava dalgası yaşanmış, sıcaklıklar 40 dereceyi aşmıştı. O dönemde bazı vatandaşlarda güneş çarpması vakaları görülmüş, hastanelerin acil servislerinde yoğunluk yaşanmıştı. Uzmanlar, bu yılki sıcaklıkların o kadar yüksek olmasa da nem oranının yüksekliğinin riski artırdığına dikkat çekiyor.
Vatandaşların serinlemek için tercih ettiği boğaz kenarları ve sahil bantlarının yanı sıra ormanlık alanlarda da piknik yapanlara yönelik uyarılar yapılıyor. Özellikle sıcak havanın kuraklık riskini artırması nedeniyle orman yangınlarına karşı da dikkatli olunması isteniyor.
Uzmanlardan Değerlendirme
İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’nden Prof. Dr. Hayri Öztürk, aşırı sıcakların özellikle kalp-damar hastaları, hipertansiyon ve diyabet hastaları için risk oluşturduğunu belirterek, “Bu süreçte hastaların ilaçlarını düzenli almaları, bol sıvı tüketmeleri ve serin ortamlarda bulunmaları hayati önem taşıyor. Ayrıca vücut ısısının aşırı yükselmesi, sıcak çarpması olarak bilinen duruma yol açabilir ve beyin hasarına neden olabilir. Bu nedenle belirti görüldüğünde acil tıbbi müdahale şart” şeklinde konuştu.
Hava sıcaklıklarının önümüzdeki hafta içinde yeniden mevsim normallerine dönmesi bekleniyor. Ancak iklim bilimciler, bu tür sıcak hava dalgalarının artık daha sık ve uzun süreli yaşanabileceğine işaret ederek, şehirlerin buna göre planlanması gerektiğini vurguluyor.