İstanbul'da 84 yılın en etkili yağışı olarak kayıtlara geçen şiddetli yağmur, sel, su baskını ve heyelanlara yol açtı. Kent genelinde etkili olan felakette can kaybı 5'e yükseldi. Kayıp 2 kişiyi arama çalışmaları sürerken İstanbul Valisi Davut Gül, hasar tespit çalışmaları kapsamında yıkılacak yapıları açıkladı. Vali Gül, "Toplamda 16 dükkan burada, 3 dükkan mahallenin girişinde olmak üzere toplam 19 dükkan, 2 konut, 1 Kur'an kursu, 1 stadyum ve 1 okulun yıkılacağını" belirtti.
Sel felaketinin bilançosu ağırlaşıyor
İstanbul'da etkili olan sağanak yağış, kısa sürede cadde ve sokakları göle çevirdi, alt geçitler ve bodrum katları su altında kaldı. Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) ve itfaiye ekiplerinin yürüttüğü çalışmalarda can kaybı 5'e yükseldi. Kayıp 2 kişiyi bulmak için arama kurtarma ekipleri seferber oldu. Sel sularına kapılan araçlar ve heyelan nedeniyle kapanan yollar, ulaşımı da olumsuz etkiledi. Meteoroloji yetkilileri, yağışın 84 yıllık rekoru kırdığını, bazı ilçelerde metrekareye düşen yağış miktarının normalin çok üzerinde olduğunu bildirdi.
Vali Gül'den yıkım kararı açıklaması
İstanbul Valisi Davut Gül, felaketin ardından hasar tespit çalışmalarının sürdüğünü ve riskli yapıların yıkılacağını duyurdu. Gül, yaptığı açıklamada, "Toplamada 16 dükkan burada, 3 dükkan mahallenin girişinde olmak üzere toplam 19 dükkan, 2 konut, 1 Kur'an kursu, 1 stadyum ve 1 okul yıkılacak" ifadelerini kullandı. Vali Gül, yıkım kararlarının sel ve heyelan riski taşıyan bölgelerde alındığını, vatandaşların can güvenliği için gerekli tedbirlerin ivedilikle uygulanacağını belirtti. Ayrıca, hasar gören altyapı ve üstyapı çalışmalarının koordinasyonu için kriz masası oluşturulduğu kaydedildi.
Afet bölgesinde incelemeler sürüyor
Sel felaketinin vurduğu ilçelerde incelemeler devam ediyor. Ekipler, su baskınlarının yaşandığı mahallelerde hasar tespiti yapıyor, tahliye edilen binaların güvenliği kontrol ediliyor. İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) ve ilçe belediyeleri, temizlik ve onarım çalışmalarını sürdürüyor. AFAD, Kızılay ve diğer yardım kuruluşları, afetzedelere barınma ve gıda desteği sağlıyor. Vali Gül, "Devletimizin tüm imkanları seferber edildi. Yaraları sarana kadar çalışmalar aralıksız devam edecek" dedi. Öte yandan, Meteoroloji Genel Müdürlüğü, önümüzdeki günlerde yağışın azalacağını ancak dere yatakları ve heyelan riski olan bölgelerde dikkatli olunması gerektiğini vurguladı.
İstanbul'da 84 yılın rekor yağışı
İstanbul, 84 yılın en etkili yağışını aldı. Meteoroloji verilerine göre, kentin bazı bölgelerinde son 24 saatte metrekareye düşen yağış miktarı, mevsim normallerinin çok üzerine çıktı. Bu durum, altyapı sistemlerinin yetersiz kalmasına ve su baskınlarının hızla artmasına neden oldu. Uzmanlar, iklim değişikliğinin etkisiyle bu tür ekstrem hava olaylarının sıklaşabileceğine işaret ediyor. İstanbul'un dere yataklarına ve riskli bölgelere yapılan yapılaşmanın da felaketin boyutunu artırdığı değerlendiriliyor. Vali Gül'ün açıkladığı yıkım kararları, bu riskli yapıların ortadan kaldırılması yönünde atılan bir adım olarak görülüyor.
Sel felaketi, İstanbul'da can kaybı ve maddi hasarın yanı sıra günlük yaşamı da felç etti. Okullar tatil edildi, bazı metro ve metrobüs seferleri aksadı. Vatandaşlar, ev ve iş yerlerini su basması nedeniyle zor anlar yaşadı. Yetkililer, sel sularının çekilmesinin ardından hasar tespit çalışmalarının hız kazanacağını ve yıkılacak yapıların yıkım sürecinin başlatılacağını bildirdi. İstanbul Valiliği, afetzedelere yönelik yardım kampanyalarının sürdüğünü ve ihtiyaç sahiplerine destek sağlanacağını duyurdu. Kamuoyu, sel felaketinin ardından altyapı yatırımlarının ve kentsel dönüşümün önemini bir kez daha tartışmaya başladı.
Bu felaket, İstanbul'un afet yönetimi ve altyapı kapasitesinin gözden geçirilmesi gerektiğini gösteriyor. Vali Davut Gül'ün açıklamaları, riskli yapıların yıkılması ve yeni önlemler alınması konusunda kararlılığı ortaya koyuyor. Ancak uzmanlar, kalıcı çözüm için dere yataklarının ıslahı, yağmur suyu kanallarının genişletilmesi ve imar planlarının afet riskine göre güncellenmesi gerektiğini vurguluyor. İstanbul'un gelecekte benzer afetlerle karşılaşmaması için hem merkezi hem de yerel yönetimlere önemli görevler düşüyor.