İstanbul'un Fatih ilçesinde bulunan tarihi Haydarhane Camisi Haziresi'nde, kimliği henüz belirlenemeyen bir kişi tarafından 7 mezar taşı tekme ve taş kullanılarak tahrip edildi. Olay, Fatih Sultan Mehmet'in alemdarlarından Alemdar Ali Haydar Dede'nin yaptırdığı hazirede meydana geldi. Vatandaşların ihbarı üzerine olay yerine polis ekipleri sevk edildi. Güvenlik kameralarını inceleyen ekipler, şüphelinin kaçtığını tespit ederek yakalanması için çalışma başlattı. Tarihi dokuya yönelik bu saldırı, hem mahalle sakinleri hem de tarih severler arasında büyük üzüntü ve tepkiye neden oldu.
Saldırının Detayları ve Güvenlik Kamerası Görüntüleri
Olay, dün akşam saatlerinde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, bir kişi hazireye girerek çevredeki taşları topladı ve mezar taşlarına vurmaya başladı. Saldırgan, daha sonra taşları tekmeleyerek de zarar verdi. Çevredeki vatandaşların bağırması üzerine olay yerinden kaçtı. İhbar üzerine harekete geçen polis ekipleri, çevredeki güvenlik kameralarının kayıtlarını inceledi. Görüntülerde yüzü kasketli bir erkek şüphelinin hazireye girdiği ve yaklaşık 10 dakika boyunca mezar taşlarına zarar verdiği görülüyor. Polis, şüphelinin eşkâlini belirleyerek geniş çaplı bir operasyon başlattı. Olay yerinde yapılan incelemede, 7 mezar taşının kırıldığı ve bazılarının parçalandığı tespit edildi. Vakıflar Bölge Müdürlüğü ekipleri de hasar tespit çalışması yaptı.
Haydarhane Camisi ve Tarihi Önemi
Haydarhane Camisi, İstanbul'un fethinden sonra Fatih Sultan Mehmet tarafından İstanbul'a getirilen ve sancaktarlık görevi yapan Alemdar Ali Haydar Dede tarafından 15. yüzyılda yaptırılmıştır. Cami, Osmanlı döneminden kalma önemli bir eser olarak kabul edilir. Haziresi ise caminin avlusunda yer alan ve birçok Osmanlı devlet adamının, alimin ve şairin mezarının bulunduğu tarihi bir alandır. Haziredeki mezar taşları, Osmanlı mezar taşı sanatının özgün örneklerini barındırır. Bu taşlar üzerindeki yazılar ve süslemeler, dönemin kültürel ve sanatsal anlayışını yansıtır. Uzmanlar, mezar taşlarının geri dönüşü olmayan bir şekilde zarar gördüğünü ve restorasyonunun zor olduğunu belirtiyor.
Tepkiler ve Yasal Süreç
Yaşanan vandalizm olayı, sosyal medyada da geniş yankı uyandırdı. Tarihi eserlere sahip çıkılması gerektiğini vurgulayan vatandaşlar, şüphelinin bir an önce yakalanmasını istiyor. İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Kültür Varlıkları Daire Başkanlığı ve Fatih Belediyesi, olayla ilgili olarak suç duyurusunda bulundu. Ayrıca, Vakıflar Genel Müdürlüğü de konuyla ilgili inceleme başlattı. Konuya ilişkin açıklama yapan tarihçi Dr. Ayşe Kaya, "Bu tür saldırılar, tarihi mirasımıza yönelik büyük bir saygısızlıktır. Mezar taşları, atalarımızın bize bıraktığı kültürel mirasın parçasıdır. Bu taşların her biri, dönemin sosyal ve kültürel yaşamına ışık tutar. Bu nedenle, bu tür eylemler sadece maddi hasar değil, manevi bir tahribattır. Yetkililerden bu konuda hızlı bir şekilde gerekli önlemleri almasını ve faillerin en ağır şekilde cezalandırılmasını bekliyoruz." dedi. Türk Ceza Kanunu'nun 186. maddesine göre, tarihi eserlere zarar verme suçu 2 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılıyor. Ayrıca, Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu kapsamında da para cezası öngörülüyor.
Bu olay, sadece İstanbul'da değil, Türkiye genelinde tarihi eserlere yönelik vandalizm vakalarının arttığı bir dönemde meydana geldi. Uzmanlar, toplumda tarihi bilinç ve farkındalığın artırılması gerektiğine dikkat çekiyor. Tarihi mekânların güvenliğinin artırılması ve kamera sistemlerinin yaygınlaştırılması, bu tür olayların önlenmesi için önemli bir adım olabilir. Türkiye'nin zengin tarihi mirası, korunmayı ve gelecek nesillere aktarılmayı hak ediyor. Bu bağlamda, hem devlet kurumlarına hem de bireylere büyük görevler düşüyor.