İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinasyonunda, 6 ilde eş zamanlı olarak gerçekleştirilen FETÖ operasyonunda, örgütün emniyet mahrem yapılanması içinde sorumlu düzeyde faaliyet gösterdikleri tespit edilen 20 şüpheli gözaltına alındı. Operasyon, İstanbul Emniyet Müdürlüğü Organize Suçlarla Mücadele Şube ekiplerince sabahın erken saatlerinde düzenlendi. Şüphelilerin, örgütün polis yapılanması içinde "mahrem imam" olarak tabir edilen kişilerle irtibatlı oldukları ve örgütsel toplantılara katıldıkları öne sürüldü.
Operasyonun kapsamı ve gözaltılar
Edinilen bilgilere göre, operasyon kapsamında İstanbul'un yanı sıra Ankara, İzmir, Bursa, Kocaeli ve Sakarya'da belirlenen adreslere eş zamanlı baskınlar yapıldı. Gözaltına alınan 20 şüphelinin, FETÖ'nün emniyet yapılanması içinde aktif rol aldıkları, örgüt mensuplarına "himmet" adı altında para topladıkları ve kripto haberleşme programları üzerinden iletişim kurdukları iddia edildi. Şüphelilerin ev ve iş yerlerinde yapılan aramalarda örgütsel dokümanlar ve dijital materyaller ele geçirildi. Emniyet kaynakları, şüphelilerin ifade işlemlerinin ardından adliyeye sevk edileceğini bildirdi.
Operasyonun, yaklaşık altı ay önce başlatılan ve teknik takip ile fiziki izleme yöntemleriyle desteklenen geniş çaplı bir soruşturma çerçevesinde gerçekleştirildiği öğrenildi. Soruşturma kapsamında, örgütün güncel yapılanmasına yönelik olarak bylock ve benzeri kripto mesajlaşma uygulamaları üzerinden yapılan yazışmaların deşifre edildiği, ayrıca tanık beyanları ve örgüt mensuplarının itiraflarının delil olarak kullanıldığı belirtildi.
FETÖ ile mücadelede son durum
Türkiye, 15 Temmuz 2016'daki darbe girişiminin ardından ilan edilen olağanüstü hal döneminde FETÖ'ye yönelik geniş kapsamlı operasyonlar başlatmıştı. O günden bu yana emniyet, yargı, askeriye ve bürokrasi içindeki örgüt üyelerine yönelik binlerce soruşturma açıldı, on binlerce kişi tutuklandı veya meslekten ihraç edildi. Ancak örgütün "mahrem yapılanma" adı verilen hücre tipi örgütlenmesi, hâlâ güvenlik güçlerinin gündeminde. Uzmanlar, örgütün son yıllarda daha çok dijital platformlar ve sosyal medya üzerinden faaliyet yürüttüğünü, bu nedenle takibin daha karmaşık hale geldiğini vurguluyor.
Güvenlik uzmanları, FETÖ'nün emniyet yapılanmasının, örgütün "sivil toplum" ayağıyla birlikte hareket ettiğini ve özellikle eğitim, sağlık ve ticaret alanında faaliyet gösteren dernek ve vakıflar üzerinden finansman sağladığını belirtiyor. Son operasyonun, örgütün güncel finansal ağlarına ve haberleşme yöntemlerine darbe vurmayı amaçladığı değerlendiriliyor.
Şüphelilere yönelik suçlamalar
Gözaltına alınan şüphelilerin, "silahlı terör örgütüne üye olmak", "terör örgütüne yardım etmek" ve "örgüt içinde sorumlu düzeyde faaliyet yürütmek" suçlamalarıyla karşı karşıya olduğu bildirildi. Savcılık, şüphelilerin örgütün talimatları doğrultusunda hareket ettiklerini ve örgütsel toplantılara katıldıklarını belirten delillere ulaşıldığını açıkladı. Şüphelilerin emniyetteki sorgusunun ardından mahkemeye çıkarılacakları, tutuklama talebiyle sevk edilecekleri öğrenildi.
Operasyonla ilgili olarak İstanbul Emniyet Müdürlüğü'nden yapılan yazılı açıklamada, "FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün emniyet mahrem yapılanmasına yönelik yürütülen soruşturma kapsamında, 6 ilde eş zamanlı operasyon düzenlenmiş, 20 şüpheli şahıs yakalanarak gözaltına alınmıştır. Şüphelilerin emniyetteki işlemleri devam etmektedir." denildi.
Toplumsal ve hukuki boyut
FETÖ davaları, Türkiye'nin son yıllardaki en kapsamlı hukuki süreçlerinden biri olarak kayıtlara geçti. Yargı organları, örgütün "mahrem yapılanma" iddialarını titizlikle incelerken, bazı davalarda delil yetersizliği nedeniyle beraat kararları da verildi. Bu durum, operasyonların hem kamuoyu hem de hukuk çevrelerinde dikkatle takip edilmesine yol açıyor. Son operasyonda gözaltına alınan şüphelilerin dosyalarının da benzer bir hassasiyetle ele alınacağı öngörülüyor.
Öte yandan, FETÖ ile mücadelede uluslararası iş birliğinin önemi sık sık vurgulanıyor. Örgütün yurt dışındaki yapılanmaları, özellikle Avrupa ve Amerika kıtasında faaliyet gösteren okullar ve dernekler üzerinden varlığını sürdürüyor. Türkiye, bu yapıların kapatılması ve örgüt elebaşlarının iadesi konusunda müttefiklerine çağrıda bulunmaya devam ediyor.
Sonuç olarak, İstanbul merkezli 6 ilde gerçekleştirilen bu operasyon, FETÖ ile mücadelenin kararlılıkla sürdüğünü gösteriyor. Ancak örgütün dönüşen yapısı ve dijitalleşen iletişim yöntemleri, güvenlik birimlerinin daha sofistike taktikler geliştirmesini gerektiriyor. Kamuoyunun bu tür operasyonları yakından takip etmesi, hem şeffaflık hem de toplumsal bilinç açısından büyük önem taşıyor. Önümüzdeki günlerde şüphelilerin ifadeleri ve mahkeme süreci, dosyanın seyrini belirleyecek.