İstanbul'da artan kene vakalarına karşı biyolojik mücadele kapsamında Polonezköy Sülün Üretim İstasyonu'nda özenle yetiştirilen yüzlerce sülün, doğal yaşama hazırlanarak kene yoğunluğunun görüldüğü bölgelere salındı. Orman Genel Müdürlüğü koordinasyonunda yürütülen proje ile sülünlerin kenelerle beslenerek popülasyonu dengelemesi hedefleniyor.
Sülünler kene ile nasıl mücadele ediyor?
Sülünler, doğal beslenme alışkanlıkları gereği böcekler, larvalar ve kenelerle beslenir. Özellikle yaz aylarında artan kene sayısı, insanlarda Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) gibi ciddi hastalıklara yol açabiliyor. Polonezköy'deki istasyonda üretilen sülünler, belirli bir büyüklüğe ulaştıktan sonra kene yoğun bölgelere bırakılıyor. Bu yöntem, kimyasal ilaç kullanımını azaltarak çevre dostu bir mücadele imkanı sağlıyor.
Projenin detayları ve kapsamı
Polonezköy Sülün Üretim İstasyonu, yıllık kapasitesini artırarak bu yıl 2 binin üzerinde sülün üretti. Yetkililer, salınan sülünlerin yanı sıra, üreme döneminde koruma altına alınan yumurtaların da doğada hayatta kalma oranını yükseltmek için çalışmalar yürütülüyor. İstanbul dışında Ankara, Bolu ve Kastamonu gibi illerde de benzer uygulamalar hayata geçirilmiş durumda. Proje kapsamında sülünlerin yanı sıra keklik ve beç tavuğu gibi diğer kuş türlerinin de kene mücadelesinde kullanılması planlanıyor.
Uzmanlardan uyarılar
Uzmanlar, sülünlerin kene popülasyonunu kontrol altına almada etkili olduğunu ancak tek başına yeterli olmadığını belirtiyor. Vatandaşların kene ısırmalarına karşı kişisel koruyucu önlemler alması, uzun pantolon giymesi ve açık alanlarda dikkatli olması gerekiyor. KKKA hastalığının belirtileri arasında yüksek ateş, baş ağrısı ve kas ağrıları yer aldığından, bu semptomları yaşayanların derhal sağlık kuruluşuna başvurması hayati önem taşıyor.
Sonuç olarak, İstanbul'da kenelere karşı biyolojik mücadele yöntemi olarak sülünlerin doğaya salınması, hem çevre dostu bir yaklaşım sunuyor hem de halk sağlığını korumaya yönelik önemli bir adım olarak değerlendiriliyor. Projenin başarısı, diğer bölgelerde de benzer uygulamaların yaygınlaşmasına öncülük edebilir.