İstanbul Havalimanı'nda doğu-batı ekseninde inşa edilen dördüncü ana pist, 18 Eylül Cuma günü düzenlenecek törenle hizmete açılıyor. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, 2 bin 820 metre uzunluğunda ve 45 metre genişliğindeki pistin hava trafiğinde operasyonel esnekliği artıracağını, taksi sürelerini kısaltacağını ve havalimanının yolcu ile uçak kapasitesini yükselteceğini bildirdi.
Yeni pist havalimanı kapasitesini nasıl etkileyecek?
İstanbul Havalimanı, dünyanın en yoğun havalimanları arasında yer alıyor. Mevcut üç pistle saatte belirli sayıda uçak iniş-kalkışına hizmet verilebiliyor. Dördüncü pistin devreye girmesiyle birlikte bu kapasitenin önemli ölçüde artması bekleniyor. Bakan Uraloğlu, yeni pistin özellikle yoğun saatlerde yaşanan trafik sıkışıklığını azaltacağını ve uçakların pist başında bekleme sürelerini düşüreceğini söyledi.
Pistin doğu-batı ekseninde konumlandırılması, rüzgar yönüne bağlı olarak yapılan iniş-kalkış yön değişikliklerinde kolaylık sağlayacak. Bu sayede uçakların taksi yaparak pist başına ulaşma süreleri kısalacak, yakıt tüketimi ve karbon salımı da azalacak. Yetkililer, yeni pistin aynı zamanda acil durumlar ve bakım çalışmaları sırasında yedek pist ihtiyacını karşılayacağını vurguluyor.
Ulaştırma Bakanı'ndan operasyonel esneklik vurgusu
Bakan Abdulkadir Uraloğlu, yaptığı açıklamada pistin teknik özelliklerine ilişkin bilgi verdi. 2 bin 820 metre uzunluk ve 45 metre genişliğe sahip pistin, geniş gövdeli uçakların iniş-kalkışına uygun olduğunu belirten Uraloğlu, "Yeni pistimiz, hava trafiğinde operasyonel esnekliği artıracak. Taksi süreleri kısalacak, uçakların pistte bekleme süreleri azalacak. Bu da hem havayolu şirketleri hem de yolcular için zaman ve maliyet tasarrufu sağlayacak" dedi.
Uraloğlu, pistin 18 Eylül Cuma günü yapılacak törenle açılacağını ve törene sektör temsilcilerinin de katılacağını söyledi. İstanbul Havalimanı işletmecisi İGA'dan yapılan açıklamada ise yeni pistin devreye girmesiyle birlikte havalimanının saatlik uçak trafiği kapasitesinin artacağı, bunun da Türkiye'nin havacılık hacmini büyüteceği ifade edildi.
İstanbul Havalimanı'nın büyüme hedefleri
İstanbul Havalimanı, 2018 yılında hizmete girdiğinde yıllık 90 milyon yolcu kapasitesine sahipti. Yapılan ek yatırımlarla bu kapasitenin kademeli olarak 200 milyon yolcuya çıkarılması hedefleniyor. Dördüncü pist, bu hedef doğrultusunda atılan adımlardan biri olarak görülüyor. Havalimanı, pandemi sonrası dönemde yolcu sayısında hızlı bir toparlanma gösterdi ve 2024 yılında Avrupa'nın en yoğun havalimanları sıralamasında üst sıralarda yer aldı.
Uzmanlar, yeni pistin özellikle transit uçuşlar açısından İstanbul'un cazibesini artıracağını belirtiyor. Türkiye, coğrafi konumu sayesinde Avrupa, Asya ve Afrika arasında önemli bir aktarma merkezi konumunda. Yeni pistin devreye girmesiyle aktarma uçuşlarında yaşanabilecek gecikmelerin azalması ve havayolu şirketlerinin yeni hatlar açmasının kolaylaşması bekleniyor.
Havacılık sektörü için stratejik adım
İstanbul Havalimanı'nın dördüncü pisti, sadece bir altyapı yatırımı değil aynı zamanda Türkiye'nin havacılık stratejisinin bir parçası. Son yıllarda Türk Hava Yolları'nın filosunu genişletmesi ve yeni destinasyonlar eklemesi, havalimanı kapasitesinin artırılmasını zorunlu kılıyordu. Yeni pist, bu ihtiyaca cevap verecek ve önümüzdeki yıllarda yapılması planlanan ek yatırımların da önünü açacak.
Öte yandan, pistin açılışıyla birlikte havalimanı çevresindeki hava sahası düzenlemeleri de güncellenecek. Hava trafik kontrolörleri, yeni pistin entegrasyonu için eğitimlerini tamamladı. İlk iniş-kalkışların açılış töreninin hemen ardından yapılması planlanıyor. Havacılık otoriteleri, yeni pistin tüm güvenlik sertifikasyon süreçlerinden geçtiğini ve uluslararası standartlara uygun olduğunu onayladı.
İstanbul Havalimanı'nın 4. pisti, 18 Eylül'de kapılarını açarak Türk havacılık tarihinde yeni bir sayfa açacak. Kapasite artışı, taksi sürelerinin kısalması ve operasyonel verimlilik, hem yolcular hem de havayolu şirketleri için uzun vadeli kazanımlar sağlayacak. Bu gelişme, İstanbul'un küresel havacılık merkezi olma iddiasını güçlendirirken, Türkiye ekonomisine de olumlu yansıyacak.