İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) tarafından yapılan bir araştırma, İstanbul'da mayıs ayı hava kirliliğinin bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 8 oranında azaldığını ortaya koydu. Çalışma kapsamında kentin 39 ilçesindeki hava kalitesi verileri analiz edilirken, en temiz havanın Şile'de, en kirli havanın ise Esenyurt'ta olduğu belirlendi. Araştırma, İstanbul'da hava kirliliğiyle mücadelede alınan önlemlerin olumlu etkisini gösterirken, ilçeler arasındaki farklılıklar dikkat çekiyor.
En temiz ilçeler: Şile, Adalar ve Çatalca
İTÜ'nün İstanbul'daki 39 ilçeyi kapsayan hava kalitesi ölçümlerine göre, mayıs ayında en temiz hava Şile'de ölçüldü. Şile'yi sırasıyla Adalar ve Çatalca takip etti. Bu ilçelerde partikül madde (PM10) ve azot dioksit (NO2) seviyeleri, Dünya Sağlık Örgütü'nün belirlediği sınır değerlerin altında kaldı. Özellikle yeşil alanların fazla olduğu ve sanayi tesislerinin bulunmadığı bu bölgeler, hava kalitesi açısından İstanbul'un en şanslı ilçeleri olarak öne çıkıyor. Araştırmacılar, bu ilçelerdeki düşük kirlilik seviyesinin deniz etkisi ve nüfus yoğunluğunun az olmasıyla ilişkili olduğunu belirtiyor.
En kirli ilçeler: Esenyurt, Bağcılar ve Güngören
Araştırmanın bir diğer dikkat çekici bulgusu ise en kirli ilçeler sıralaması oldu. Esenyurt, mayıs ayında İstanbul'un en kirli havasına sahip ilçesi olarak kayıtlara geçti. Esenyurt'u Bağcılar ve Güngören izledi. Bu ilçelerde özellikle trafik yoğunluğu, sanayi tesisleri ve yüksek binaların hava sirkülasyonunu engellemesi kirliliği artıran başlıca faktörler olarak sıralanıyor. PM10 değerleri Esenyurt'ta 65 µg/m³, Bağcılar'da 60 µg/m³, Güngören'de ise 58 µg/m³ olarak ölçülürken, bu değerler DSÖ'nün 24 saatlik eşik değeri olan 45 µg/m³'ün oldukça üzerinde.
Azalmanın nedenleri ve yeni önlemler
Hava kirliliğindeki yüzde 8'lik düşüşte, İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin son dönemde uygulamaya koyduğu bazı politikaların etkili olduğu değerlendiriliyor. Doğalgaz kullanımının yaygınlaşması, toplu taşıma yatırımları, düşük emisyonlu araç teşvikleri ve sanayi bacalarına takılan filtreler bu azalışta rol oynadı. Ancak uzmanlar, özellikle kış aylarında ısınma kaynaklı kirliliğin arttığına dikkat çekerek, yıl genelinde daha kapsamlı tedbirler alınması gerektiğini vurguluyor. İstanbul genelinde PM10 ortalaması mayıs ayında 48 µg/m³ olarak ölçülürken, geçen yıl aynı dönemde bu değer 52 µg/m³ idi. Azot dioksit seviyelerinde de benzer bir düşüş gözlemlendi.
İstanbul'da hava kirliliği, özellikle çocuklar, yaşlılar ve solunum yolu hastalığı bulunan kişiler için ciddi sağlık riskleri oluşturuyor. Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre, hava kirliliği her yıl dünya genelinde 7 milyon erken ölüme neden oluyor. Bu nedenle İstanbul'un hava kalitesini iyileştirmeye yönelik çalışmaların hız kesmeden devam etmesi gerekiyor. İTÜ araştırmacıları, ilçe bazlı verilerin kamuoyuyla paylaşılmasının, vatandaşların bilinçlenmesine ve yerel yönetimlerin daha etkin politikalar geliştirmesine katkı sağlayacağını belirtiyor.