İstanbul'a ocak ayından bu yana evde bakım yardımı kapsamında 6,4 milyar lira kaynak aktarıldı. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, yaptığı yazılı açıklamada, Türkiye genelinde 516 bin hanenin evde bakım yardımıyla büyüğüne, yaşlısına ve engellisine destek olduğunu belirtti. Bu yardım, bakıma ihtiyacı olan bireylerin aileleri yanında yaşamlarını sürdürebilmeleri için önemli bir sosyal politika aracı olarak öne çıkıyor. Göktaş, İstanbul'daki bu kaynağın, kentteki bakım hizmetlerinin sürdürülebilirliği açısından kritik olduğunu vurguladı.
Evde bakım yardımı nedir, kimlere verilir?
Evde bakım yardımı, ağır engelli veya yaşlı bireylerin bakımını üstlenen aile fertlerine devlet tarafından sağlanan aylı bir destek ödemesidir. Bu yardımdan yararlanmak için bakıma muhtaç kişinin engellilik oranı, gelir durumu ve bakım koşulları gibi kriterler göz önünde bulundurulur. Bakanlık, bu kapsamda yapılan ödemelerle hem engelli bireylerin kurum bakımına alınmadan aile yanında kalmasını hem de bakım veren aile üyelerinin ekonomik olarak rahatlamasını hedefliyor. Ödeme miktarı, her yıl memur maaş katsayısına göre güncelleniyor. Bu yılın başından itibaren geçerli olan tutar, aylık net 6.000 lira civarında seyrediyor. Böylece bir bakım veren için yıllık toplam destek 72.000 lirayı aşabiliyor.
İstanbul özelinde bu yardımdan yararlanan hane sayısı, Türkiye genelindeki 516 bin hanenin önemli bir bölümünü oluşturuyor. Metropolde yaşayan ve bakım hizmetine ihtiyaç duyan aileler için bu ödeme, artan yaşam maliyetleri karşısında ciddi bir nefes alma imkânı sağlıyor. Bakan Göktaş'ın açıklamasına göre, İstanbul'a aktarılan 6,4 milyar liralık kaynak, bu yılın ilk aylarını kapsıyor ve düzenli olarak her ay ailelerin hesaplarına yatırılıyor.
Bakanlığın sosyal destek politikaları ve bütçe
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, evde bakım yardımının yanı sıra çeşitli sosyal yardım programları yürütüyor. Engelli aylığı, yaşlı aylığı, çocuk yardımı ve eğitim destekleri bunlar arasında yer alıyor. Bakanlığın 2024 yılı bütçesinde sosyal yardımlara ayrılan pay dikkat çekiyor. Evde bakım yardımı, bu bütçenin önemli bir kalemini oluşturuyor. Uzmanlar, yaşlanan nüfus ve artan engelli birey sayısı göz önüne alındığında bu tür desteklerin sürdürülebilirliğinin kritik olduğunu belirtiyor. Özellikle büyükşehirlerde bakım hizmetlerine olan talebin her geçen yıl arttığı biliniyor.
İstanbul, nüfusunun büyüklüğü ve sosyoekonomik çeşitliliği nedeniyle evde bakım yardımından en fazla yararlanan illerin başında geliyor. Bununla birlikte, yardımın dağıtımında bazı zorluklar yaşanabiliyor. Başvuru süreçleri, engelli sağlık kurulu raporları ve gelir testleri gibi aşamalar, bürokratik işlemleri beraberinde getiriyor. Bakanlık, son yıllarda e-devlet üzerinden başvuru ve sorgulama imkânları sunarak süreçleri hızlandırmayı amaçlıyor.
Ekonomik etkiler ve gelecek perspektifi
Evde bakım yardımı, doğrudan bir sosyal yardım olmasının yanı sıra ekonomik bir canlandırma etkisi de yaratıyor. Ailelere yapılan bu ödemeler, hane halkı tüketimine katkı sağlıyor ve yerel ekonomiyi destekliyor. Özellikle dar gelirli aileler için bu destek, gıda, ilaç ve bakım malzemesi gibi temel ihtiyaçların karşılanmasında hayati rol oynuyor. Öte yandan, bakım hizmetlerinin profesyonelleşmesi ve istihdam yaratması açısından da evde bakım modeli önem taşıyor. Ancak, bakım veren aile üyelerinin çoğunlukla kadın olması, toplumsal cinsiyet eşitliği açısından ayrıca değerlendirilmesi gereken bir konu.
Bakan Göktaş'ın açıklaması, hükümetin sosyal devlet anlayışını güçlendirme çabasının bir parçası olarak yorumlanıyor. Ancak, enflasyon ve artan yaşam maliyetleri karşısında yardım tutarlarının yeterliliği tartışma konusu. Uzmanlar, ödemelerin yıllık enflasyon oranında artırılmasının yanı sıra kapsamın genişletilmesi gerektiğini savunuyor. Önümüzdeki dönemde, bakım hizmetlerinin dijitalleşmesi, evde sağlık hizmetleriyle entegrasyonu ve bakım verenlere yönelik psikolojik destek programları gibi adımlar bekleniyor. İstanbul'a aktarılan 6,4 milyar liralık kaynak, bu alandaki ihtiyacın büyüklüğünü gösterirken, sürdürülebilir bir sosyal güvenlik sistemi için daha kapsamlı reformlara ihtiyaç duyulduğu açık.