Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) tarafından düzenlenen "Depremlerde Sağlığın Korunması - Deprem Acil Durum Yönetimi Yoluyla Sağlık Güvenliğinin Güçlendirilmesi" konulu Bakanlar Konferansı, İstanbul'da resmen başladı. 25-27 Kasım 2024 tarihleri arasında gerçekleşen konferansa, DSÖ üyesi 30'dan fazla ülkeden sağlık bakanları, uluslararası uzmanlar ve sivil toplum kuruluşları temsilcileri katılıyor. Toplantının ana gündemi, deprem gibi büyük afetlerde sağlık sistemlerinin dayanıklılığını artırmak ve hızlı müdahale mekanizmalarını geliştirmek.
Deprem Bölgelerinde Sağlık Altyapısının Güçlendirilmesi
Konferansın ilk gününde, özellikle 6 Şubat 2023 Kahramanmaraş depremlerinin ardından yaşanan sağlık krizleri masaya yatırıldı. Katılımcılar, deprem sonrası hastanelerin çökmesi, sağlık personelinin yetersiz kalması ve ilaç tedarik zincirindeki aksaklıklar gibi sorunlara kalıcı çözümler arıyor. DSÖ Avrupa Bölge Direktörü Dr. Hans Kluge, açılış konuşmasında "Depremler sadece binaları değil, sağlık hizmetlerine erişimi de yok ediyor. Bu konferans, ülkelerin afetlere hazırlık kapasitelerini artırmak için bir dönüm noktası olacak" ifadelerini kullandı.
Acil Durum Yönetiminde İş Birliği
Konferansın ikinci gününde, deprem acil durum yönetiminde uluslararası iş birliği modelleri ele alınıyor. Türkiye Sağlık Bakanlığı'nın ev sahipliğinde düzenlenen oturumlarda, afet anında sağlık ekiplerinin koordinasyonu, mobil hastane kurulumu ve tele-tıp uygulamaları tartışılıyor. Ayrıca depremlerde sıkça görülen yaralanma türleri, enfeksiyon riskleri ve psikolojik travma yönetimi gibi konular da uzmanlar tarafından değerlendiriliyor. Özellikle deprem bölgelerinde sağlık hizmetlerinin kesintisiz sürdürülebilmesi için erken uyarı sistemleri ve acil durum stoklarının önemi vurgulanıyor.
Bildirge ve Eylem Planı Bekleniyor
Konferansın son gününde, katılımcı ülkelerin imzasına sunulacak bir bildirge ve eylem planı hazırlanması bekleniyor. Bildirgede, deprem riski yüksek bölgelerde sağlık altyapısının depreme dayanıklı hale getirilmesi, sağlık çalışanlarının afet eğitimleri, uluslararası tıbbi yardım koridorlarının oluşturulması gibi taahhütler yer alacak. DSÖ yetkilileri, bu konferansın ardından önümüzdeki 5 yıl için küresel bir deprem sağlık güvenliği stratejisi belirleneceğini açıkladı.
Depremlerin sadece yapısal değil, aynı zamanda sağlık üzerinde de yıkıcı etkiler yarattığı biliniyor. Bu konferans, afet yönetiminde sağlık boyutunun ne kadar kritik olduğunu bir kez daha ortaya koyuyor. Alınacak kararlar, milyonlarca insanın hayatını doğrudan etkileyecek. Türkiye gibi deprem kuşağındaki ülkelerin bu tür girişimlerle sağlık sistemlerini geleceğe hazırlaması büyük önem taşıyor.