Jeoloji Mühendisi Prof. Dr. Osman Bektaş, Marmara Denizi'nde 260 yıldır deprem üretmeyen fay segmentinin İstanbul için büyük bir risk oluşturduğunu belirtti. Bektaş, "Marmara'da deprem beklenen bölgelerden biri uzun süredir sessiz. Bu sessizlik, sismik boşluğun giderek büyüdüğü anlamına geliyor" dedi.
260 yıllık sessizlik tehlikesi
Prof. Dr. Osman Bektaş, Marmara Bölgesi'ndeki fay hatlarının hareketliliğine dair yaptığı açıklamada, 1766 yılından bu yana kırılmayan Orta Marmara Fayı'na işaret etti. Bu fay segmentinin 260 yılı aşkın süredir deprem üretmediğini vurgulayan Bektaş, "Bu süre zarfında fayda biriken enerji, büyük bir depremin habercisi olabilir. 1999 İzmit ve Düzce depremleriyle rahatlayan fay parçalarının aksine, Orta Marmara segmenti hala kırılmayı bekliyor" ifadelerini kullandı.
Jeoloji Mühendisleri Odası tarafından düzenlenen bir sempozyumda konuşan Bektaş, Marmara Denizi tabanında yapılan sondaj ve sismik çalışmaların, bu bölgede ciddi bir sismik boşluk olduğunu ortaya koyduğunu söyledi. Bektaş, "Bilimsel veriler, İstanbul'a en yakın fay segmentinin her an kırılabilecek bir gerilim birikimine sahip olduğunu gösteriyor. Bu segmentin kırılması durumunda 7.2 ila 7.6 büyüklüğünde bir deprem bekleniyor" dedi.
İstanbul'un deprem hazırlığı
İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin deprem master planı çalışmalarına hız verdiğini belirten uzmanlar, kentsel dönüşümün yetersiz kaldığı uyarısında bulunuyor. Prof. Dr. Bektaş, "Yapı stokunun büyük kısmı 2000 yılı öncesi yönetmeliklere göre inşa edilmiş. Bu binaların depreme dayanıklılığı tartışmalı" değerlendirmesinde bulundu.
Öte yandan, Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) verilerine göre, Marmara Bölgesi'nde son bir yılda 2000'den fazla küçük deprem kaydedildi. Uzmanlar, bu depremlerin fay hattındaki gerilimi boşaltmak yerine arttırdığını düşünüyor.
Uzmanlardan çağrı
Deprem bilimciler, yetkililere çağrıda bulunarak, sismik boşluk bölgesine yönelik daha fazla araştırma yapılması gerektiğini vurguluyor. "Marmara'da depremi önceden tahmin etmek mümkün olmasa da, riskleri azaltmak elimizde" diyen Bektaş, özellikle İstanbul'da yapı denetimlerinin sıkılaştırılması, kaçak yapılarla mücadele edilmesi ve halkın bilinçlendirilmesi gerektiğini söyledi.
İstanbul, tarih boyunca birçok büyük depreme maruz kalmış bir şehir. 1509, 1766 ve 1894 depremleri binlerce can almıştı. 1999 Gölcük depreminin yaraları sarılmaya çalışılırken, bilim insanları Marmara'da beklenen büyük depreme karşı hazırlıkların bir an önce tamamlanması gerektiği konusunda uyarıyor.