İstanbul'da çevre yönetimi kapsamında önemli bir adım atılıyor. Depozitosu Olan Ambalaj (DOA) Sistemi'nin erişim ağını genişletmek amacıyla bazı market, bakkal ve büfelerde yeni bir uygulama devreye girdi. Bu uygulama ile tüketiciler, plastik ve cam şişe gibi depozitolu ambalajları geri dönüşüm noktalarına götürmeden, alışveriş yaptıkları yerlerde teslim edebilecek. Belediye yetkilileri, sistemin hem çevre kirliliğini azaltmayı hem de geri dönüşüm oranlarını artırmayı hedeflediğini açıkladı.
DOA Sistemi Nedir ve Nasıl İşliyor?
Depozitosu Olan Ambalaj (DOA) Sistemi, içecek ambalajlarının belirli bir ücret karşılığında geri alınmasını esas alan bir geri dönüşüm modelidir. Tüketici, depozitolu ürünü satın aldığında ödediği depozito bedelini, ambalajı iade ettiğinde geri alıyor. Bu sistem, atıkların kaynağında ayrıştırılmasını sağlayarak geri dönüşüm tesislerine giden malzeme miktarını artırıyor. İstanbul'daki yeni uygulamayla birlikte, bu sistemin erişim ağı genişletilerek vatandaşların iade işlemlerini kolaylaştırmak ve katılımı teşvik etmek amaçlanıyor.
Uygulamanın Ayrıntıları
Yeni uygulama, İstanbul'un farklı ilçelerinde belirlenen market, bakkal ve büfelerde başlatıldı. Bu işletmeler, depozitolu ambalajların toplanması için özel ekipmanlarla donatıldı ve personellerine eğitim verildi. Tüketiciler, boş şişe ve kutuları bu noktalara teslim ederek depozito bedellerini alabilecek veya alışverişlerinde indirim olarak kullanabilecek. Uygulamanın pilot aşamasının ardından tüm kente yaygınlaştırılması planlanıyor.
İstanbul Büyükşehir Belediyesi Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanlığı tarafından yürütülen proje, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'nın koordinasyonunda hayata geçirildi. Yetkililer, sistemin sürdürülebilirliği için vatandaşların duyarlılığının önemine vurgu yaparak, geri dönüşümün yaygınlaşması için herkesi destek olmaya çağırdı.
Çevreye ve Ekonomiye Katkı
Uygulamanın çevresel faydalarının yanı sıra ekonomik katkılar sağlaması da bekleniyor. Doğru toplanan ambalaj atıkları, geri dönüşüm tesislerinde ham madde olarak ekonomiye kazandırılacak. Bu sayede ithal edilen hammadde miktarının azalacağı ve doğal kaynakların korunacağı belirtiliyor. Ayrıca, sokaklarda ve doğada çevre kirliliğine neden olan atıkların azalması, görsel kirliliğin de önüne geçecek.
Uzmanlar, depozito sisteminin başarılı olması için bilgilendirme ve farkındalık çalışmalarının artırılması gerektiğini vurguluyor. Özellikle genç yaş gruplarında geri dönüşüm alışkanlığının oluşturulması için okullarda ve sosyal medyada kampanyalar düzenlenmesi öneriliyor. İstanbul'da hayata geçirilen bu uygulamanın Türkiye genelinde örnek teşkil edebileceği ifade ediliyor.
Geçmişten Günümüze Depozito Uygulamaları
Türkiye'de depozito uygulamalarının geçmişi 1980'li yıllara dayanıyor. Cam şişelerde yaygın olarak kullanılan sistem, zamanla plastik ve kutuların artmasıyla azalmıştı. Ancak son yıllarda artan çevre bilinci ve AB uyum süreciyle birlikte depozito sistemleri yeniden gündeme geldi. Avrupa Birliği ülkelerinde başarılı örnekleri bulunan sistemin Türkiye'de yaygınlaşması için çeşitli yasal düzenlemeler yapılıyor. Son olarak 2019'da yayımlanan mevzuatla DOA Sistemi'nin altyapısı oluşturulmuş ve pilot uygulamalar başlatılmıştı.
Vatandaşların Görüşleri
Uygulamanın başladığı bölgelerde vatandaşlar uygulamadan memnun. Kadıköy'de yaşayan emekli Mehmet Bey, "Çevreyi korumak herkesin görevi. Artık şişeleri biriktirip belirli yerlere götürmek zorunda değiliz. Bakkala giderken teslim etmek çok kolay" dedi. Genç tüketicilerden Elif K. ise "Böyle uygulamaların artması güzel. Gelecek nesillere temiz bir dünya bırakmak istiyorsak hepimiz duyarlı olmalıyız" şeklinde konuştu.
Uygulamanın yaygınlaşmasıyla birlikte geri dönüşüm oranlarının yükselmesi, Türkiye'nin 2025 hedeflerine ulaşmasında önemli bir rol oynayacak. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, ülkede yılda yaklaşık 30 milyon ton atık oluşurken, bunun sadece %12'si geri dönüşebiliyor. Bu oranın artırılması için depozito sistemi gibi uygulamalar kritik önem taşıyor.
Sonuç olarak İstanbul'da başlatılan bu yeni uygulama, çevresel ve ekonomik sürdürülebilirlik açısından somut bir adımdır. Uygulamanın diğer illere de yayılması ve vatandaşların bu konuda bilinçlendirilmesi, ülke genelinde geri dönüşüm bilincinin artmasına katkı sağlayacaktır. Bu tür projelerin artarak devam etmesi, gelecek nesillere yaşanabilir bir çevre bırakma açısından büyük önem taşımaktadır.