İstanbul'da etkili olan sağanak yağışın ardından Küçüksu Deresi'nden gelen çamurlu suyun İstanbul Boğazı'na karışmasıyla Boğaz suyunun rengi kahverengiye döndü. Yağışın şiddetiyle debisi artan derenin taşıdığı alüvyon ve toprak, deniz suyuyla buluştuğu noktada geniş bir alanda bulanıklığa yol açtı. Boğaz'ın çamur rengini alan görüntüsü havadan da kaydedildi. Uzmanlar, bu tür olayların yağış rejimine bağlı olarak zaman zaman yaşanabildiğini ancak son yıllarda kentleşme ve dere yataklarındaki baskının etkiyi artırabildiğini belirtiyor.
Sağanak sonrası dere debisi arttı, Boğaz'ın rengi değişti
Meteorolojik verilere göre İstanbul genelinde etkili olan sağanak, özellikle Anadolu yakasında yer yer kuvvetli olarak hissedildi. Yağışın yüzey akışına dönüşmesiyle birlikte Küçüksu Deresi'nin taşıdığı sediment miktarı arttı. Derenin Boğaz'a döküldüğü noktada, tatlı su ile tuzlu suyun yoğunluk farkı nedeniyle çamurlu su bir süre yüzeyde tabaka oluşturdu. Bu durum, deniz yüzeyinde kahverengi bir görünüm meydana getirdi. Bölgede gözlem yapan vatandaşlar, suyun rengindeki değişimi cep telefonlarıyla görüntüledi. Havadan çekilen görüntülerde, derenin denize karıştığı hattın belirgin biçimde ayrıştığı görüldü.
İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne bağlı ekiplerin rutin ölçüm çalışmalarını sürdürdüğü, ancak konuya ilişkin resmi bir açıklama yapılmadığı öğrenildi. Çevre mühendisleri, bu tür olayların estetik ve ekolojik etkilerinin yanı sıra deniz canlıları üzerinde kısa süreli baskı oluşturabileceğine işaret ediyor. Özellikle dere ağzına yakın bölgelerde bulanıklığın artması, fotosentez yapan deniz bitkilerinin ışık alımını geçici olarak azaltabiliyor. Ancak akıntı ve gelgit hareketleriyle birlikte sistemin kendini yenileme kapasitesi bulunduğu belirtiliyor.
Küçüksu Deresi'ndeki kirlilik yükü tartışma konusu
Küçüksu Deresi, tarih boyunca Boğaz'ın önemli tatlı su kaynaklarından biri olarak biliniyor. Ancak hızlı kentleşme, sanayi tesislerinin yakınlığı ve altyapı yetersizlikleri nedeniyle dere zaman zaman kirlilik haberleriyle gündeme geliyor. Yağış sonrası gözlenen çamurlaşma, yalnızca toprak erozyonu kaynaklı olmayıp, dere yatağında biriken atıkların da suyla sürüklenmesiyle ilişkilendiriliyor. Uzmanlar, dere ıslah çalışmalarının ve yağmur suyu ayrıştırma projelerinin önemine dikkat çekiyor. İstanbul'un atık su altyapısının yağışlı havalarda yetersiz kalabildiği, bu nedenle yağmur suyu ile atık suyun zaman zaman karışabildiği ifade ediliyor. Bu durum, Boğaz'a ulaşan suyun kalitesini olumsuz etkileyebiliyor.
Öte yandan, deniz bilimciler Boğaz'daki akıntı sisteminin güçlü olduğunu ve çamurlu suyun kısa sürede seyrelerek Karadeniz'e doğru taşınabileceğini belirtiyor. Ancak yağışın tekrarlanması halinde benzer görüntülerin yeniden ortaya çıkabileceği vurgulanıyor. Çevre örgütleri, dere havzalarında yapılaşmanın kontrol altına alınması ve yeşil alanların korunması gerektiğini savunuyor. Boğaz'ın doğal yapısının korunması için bütüncül bir havza yönetimi yaklaşımının şart olduğu dile getiriliyor. İstanbul'un iklim değişikliğine bağlı olarak daha sık ve şiddetli yağışlara maruz kalabileceği öngörüsü, bu tür olayların gelecekte daha sık yaşanabileceğine işaret ediyor.
Uzmanlar: 'Bu tür olaylar doğal olmakla birlikte kirlilik yükü ayrıca izlenmeli'
Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan çevre mühendisi Dr. Selin Arslan, "Sağanak sonrası dere ağızlarında çamurlaşma doğal bir süreçtir; ancak kirlilik yükü ayrıca izlenmelidir. Küçüksu gibi dereceler, kentsel yüzey akışını taşıdığı için yağış rejimindeki değişimler su kalitesini doğrudan etkiler. Bu noktada yağmur suyu hasadı ve dere yataklarının rehabilite edilmesi önem taşır" dedi. Arslan, vatandaşların bu tür durumlarda serinlemek için dere ağzına yakın bölgeleri tercih etmemesi gerektiğini de sözlerine ekledi.
İstanbul Boğazı'nda zaman zaman görülen renk değişimleri, özellikle ilkbahar ve sonbahar yağışlarının ardından kaydediliyor. 2021 yılında da benzer bir olay yaşanmış, bazı derelerin taşması sonucu Boğaz'ın kıyı kesimlerinde bulanıklık gözlenmişti. Bu tür olaylar, kentin su yönetimi ve altyapı planlamasının önemini bir kez daha ortaya koyuyor. Belediyelerin dere ıslah projeleri ve yağmur suyu kanallarının ayrıştırılması yönündeki çalışmaları sürüyor. Ancak uzmanlar, iklim krizinin etkisiyle yağışların düzensizleşmesinin bu tür sorunları derinleştirebileceği uyarısında bulunuyor.
Sonuç olarak, İstanbul Boğazı'ndaki çamurlaşma görüntüsü, kentin doğal su döngüsü ile altyapı kapasitesi arasındaki ilişkiyi gözler önüne seriyor. Olayın doğal bir yağış sonucu ortaya çıktığı açık olsa da, dere havzalarındaki kirlilik baskısının azaltılması ve deniz ekosisteminin korunması için kalıcı önlemlerin alınması gerekiyor. Kent sakinlerinin ve yerel yönetimlerin bu konudaki farkındalığı, gelecekte benzer görüntülerin sıklığını ve etkisini belirleyecek.