İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi (İSKİ), 1 Temmuz 2024 itibarıyla kente su sağlayan barajların ortalama doluluk oranını yüzde 68,5 olarak duyurdu. Yaz sıcaklarının etkisiyle su tüketiminin arttığı ve buharlaşmanın hızlandığı bu dönemde, barajlardaki su seviyesi geçen yılın aynı dönemine göre yaklaşık 5 puan daha düşük seyrediyor. İstanbul'un su kaynaklarının durumu, özellikle yaz aylarında vatandaşların en çok takip ettiği konuların başında geliyor.
İstanbul barajlarındaki son durum
İSKİ verilerine göre, İstanbul'a su sağlayan başlıca barajlar arasında Ömerli Barajı yüzde 72, Büyükçekmece Barajı yüzde 65, Terkos Barajı yüzde 70, Sazlıdere Barajı yüzde 60 ve Alibey Barajı yüzde 55 doluluk oranına ulaştı. Bu oranlar, geçen yılın aynı dönemindeki seviyelerin altında kalırken, kuraklık riskine işaret ediyor. Yetkililer, su tasarrufu çağrılarını yineleyerek vatandaşları bilinçli tüketime davet ediyor.
Su krizi ve alınan önlemler
İstanbul'da kişi başı su tüketiminin yaz aylarında ortalama 200 litreye kadar çıktığı belirtiliyor. Artan nüfus ve iklim değişikliği etkileri, su kaynaklarının sürdürülebilirliği konusunda endişeleri artırıyor. İSKİ, su kayıplarını azaltmak için altyapı yatırımlarına hız verirken, alternatif su kaynakları olarak deniz suyu arıtma tesislerinin devreye alınması gündemde. Uzmanlar, mevcut baraj seviyelerinin kritik eşik olan yüzde 30'un altına düşmemesi için tedbirli olunması gerektiğini vurguluyor. Özellikle tarımsal sulama ve endüstriyel kullanımda tasarruf önlemleri hayata geçirilirken, vatandaşlara da bahçe sulama, araç yıkama gibi faaliyetlerde suyu dikkatli kullanmaları çağrısı yapılıyor.
Geçmiş yıllarda İstanbul, 2014 ve 2021'de ciddi kuraklık dönemleri yaşamış, baraj dolulukları yüzde 15-20 seviyelerine kadar gerilemişti. Mevcut durum kritik olmamakla birlikte, iklim değişikliğinin etkisiyle kurak dönemlerin sıklaştığına dikkat çekiliyor. İSKİ'nin düzenli olarak paylaştığı veriler, su yönetiminde şeffaflık sağlarken, vatandaşların su kullanım alışkanlıklarını gözden geçirmesi gerektiğini ortaya koyuyor. Uzun vadede su güvenliği için yağmur suyu hasadı ve gri su geri dönüşümü gibi uygulamaların yaygınlaştırılması öneriliyor.