İstanbul Aydın Üniversitesi'nde yaklaşık 100 akademisyenin iş akdi feshedildi. Üniversite yönetiminin kararıyla gerçekleşen toplu işten çıkarmalar, vakıf üniversitelerindeki istihdam politikalarını yeniden gündeme getirdi. Özellikle son dönemde birçok vakıf üniversitesinde benzer uygulamaların yaşanması, akademisyenlerin iş güvencesi konusundaki endişelerini artırıyor.
İşten çıkarılan akademisyenlerin durumu
İstanbul Aydın Üniversitesi'nde işten çıkarılan akademisyenlerin arasında doçent ve yardımcı doçent unvanına sahip öğretim üyeleri de bulunuyor. Alınan bilgilere göre, fesih işlemlerinin bir kısmı yıl sonu itibarıyla gerçekleşirken, bazı akademisyenlerin sözleşmelerinin yenilenmediği öğrenildi. Üniversite yönetiminden konuya ilişkin resmi bir açıklama henüz yapılmadı. Ancak öğretim üyelerinin sabit süreli sözleşmelerinin bitmesi ve yenilenmemesi yöntemiyle işten çıkarıldığı ifade ediliyor. Bu durum, akademisyenler arasında belirsizlik ve tedirginlik yaratıyor.
Vakıf üniversitelerinde istihdam krizi
Son aylarda Maltepe, Arel, Bilgi, Gelişim ve Atlas üniversitelerinde de benzer toplu işten çıkarmalar yaşanmıştı. Vakıf üniversitelerinde akademik kadroların geçici sözleşmelere bağlı olması, iş güvencesini zayıflatıyor. Özelleştirme politikaları çerçevesinde vakıf üniversitelerinin sayısının artması, nitelikli akademisyen istihdamını olumsuz etkiliyor. Ekonomik daralma ve öğrenci sayılarındaki düşüş de bu süreci hızlandıran faktörler arasında. Akademisyenler, işten çıkarmaların eğitim kalitesini düşüreceği ve bilimsel çalışmaları sekteye uğratacağı uyarısında bulunuyor. Sendikalar ise konuyu yargıya taşıma hazırlığında.
Yükseköğretim Kurulu (YÖK) konuya ilişkin henüz bir açıklama yapmazken, kamuoyunda vakıf üniversitelerinin denetlenmesi ve akademisyen haklarının korunmasına yönelik yasal düzenleme talepleri artıyor. İşten çıkarılan akademisyenler, maaş ve tazminat haklarını alabilmek için hukuki süreç başlatmayı değerlendiriyor.
Bu gelişme, Türkiye'de yükseköğretim sisteminin yapısal sorunlarına işaret ediyor. Vakıf üniversitelerinde iş güvencesinin olmaması, akademik özgürlük ve kurumsal hafıza açısından risk oluşturuyor. Sürdürülebilir bir akademik ortam için kalıcı kadro düzenlemelerine ihtiyaç duyuluyor.