İstanbul 9. Sulh Hukuk Mahkemesi, 2025/270 esas numaralı dosya kapsamında Nuran Gezdiri hakkında gaipliğe karar verilmesi davası açtı. Mahkeme, Gezdiri'nin akıbetinin bilinmemesi nedeniyle resmi ilan yoluyla kamuoyuna duyuru yapılmasına hükmetti. Gaiplik davası, bir kişinin uzun süredir haber alınamaması ve nerede olduğunun tespit edilememesi durumunda, hukuki statüsünün belirlenmesi amacıyla açılıyor.
Dava Süreci ve İlanın İçeriği
Mahkeme tarafından yayımlanan ilanda, Nuran Gezdiri'nin gaipliğine karar verilmesi talebiyle açılan davanın esas numarası 2025/270 olarak belirtildi. İlanda, ilgili kişinin son bilinen adresinin İstanbul olduğu ve kendisinden uzun süredir haber alınamadığı ifade edildi. Gaiplik davaları, Türk Medeni Kanunu'nun 32. ve devamı maddelerine göre yürütülüyor. Bu tür davalarda mahkeme, kişinin ölüm tehlikesi içinde kaybolması veya uzun süredir kendisinden haber alınamaması halinde, mirasçılar veya ilgililer tarafından başvuruda bulunabiliyor.
Gaiplik Kararının Hukuki Sonuçları
Mahkemenin gaipliğe karar vermesi durumunda, Nuran Gezdiri hukuken ölü kabul edilecek ve mirasçıları miras haklarını kullanabilecek. Gaiplik kararı, ayrıca kişinin evliliğinin sona ermesi, mal varlığının tasfiyesi gibi hukuki işlemlerin yolunu açıyor. Ancak gaiplik kararı, kişinin gerçekten öldüğü anlamına gelmiyor; sadece hukuki alanda ölü sayılmasını sağlıyor. Kişinin daha sonra ortaya çıkması halinde karar iptal edilebiliyor.
Mahkeme, ilanın üç ay süreyle askıda kalmasını ve bu süre içinde Gezdiri hakkında bilgisi olanların mahkemeye başvurmasını istedi. İlan, ayrıca Türkiye genelinde yayın yapan gazetelerde de yayımlanacak. Bu tür davalar, özellikle kaybolan kişilerin aileleri için zorlu bir süreç olsa da hukuki belirsizliklerin giderilmesi açısından önem taşıyor.
Gaiplik davaları, son yıllarda artan kaybolma vakalarıyla birlikte daha sık gündeme geliyor. İstanbul gibi büyükşehirlerde, özellikle yaşlı veya psikolojik sorunları olan bireylerin kaybolması durumunda bu tür başvurular yapılabiliyor. Uzmanlar, kaybolma durumunda ailelerin öncelikle kolluk kuvvetlerine başvurması, ardından hukuki süreci başlatmaları gerektiğini belirtiyor.