İstanbul'da etkili olan sağanak yağış, metrekareye 265 litrenin üzerinde düşerek son 84 yılın yağış rekorunu kırdı. Kent genelinde hayatı olumsuz etkileyen sel felaketinin boyutu, İstanbul Emniyet Müdürlüğü'ne ait polis helikopterinden havadan görüntülendi. Yetkililer, yağışın kısa sürede sele dönüşmesiyle birçok ilçede su baskınları ve ulaşımda aksamalar yaşandığını bildirdi.
Rekor Yağış ve Selin Etkileri
Meteoroloji verilerine göre, İstanbul'da dün akşam saatlerinde başlayan ve gece boyunca aralıklarla devam eden sağanak, özellikle kuzey ve batı ilçelerinde etkili oldu. Metrekareye düşen yağış miktarı 265 litreyi aşarak, 1940'lı yıllardan bu yana kaydedilen en yüksek seviyeye ulaştı. Bu durum, kentin altyapısının kapasitesini zorlayarak cadde ve sokakların göle dönmesine neden oldu.
Sel nedeniyle birçok ev ve iş yerini su bastı, araçlar mahsur kaldı. İstanbul Büyükşehir Belediyesi ekipleri, su tahliye çalışmalarını sürdürürken, itfaiye ve AFAD ekipleri de vatandaşların yardımına koştu. Yağışın en yoğun olduğu saatlerde trafikte uzun kuyruklar oluştu, bazı metro ve metrobüs seferleri aksadı.
Havadan Görüntüleme Çalışmaları
Felaketin boyutunu gözler önüne sermek ve hasar tespiti yapmak amacıyla İstanbul Emniyet Müdürlüğü'ne ait polis helikopteri havadan görüntüleme çalışması gerçekleştirdi. Helikopterden çekilen görüntülerde, geniş tarım arazilerinin ve yerleşim yerlerinin sular altında kaldığı, bazı bölgelerde ise heyelan riski bulunduğu görüldü. Görüntüler, selin ne kadar geniş bir alanı etkilediğini ortaya koydu.
Valilik ve kaymakamlıklar, selden etkilenen vatandaşlar için acil barınma ve gıda yardımı başlattı. Ayrıca, hasar tespit ekipleri bölgede incelemelerde bulunarak, zarar gören yapıların durumunu raporluyor. Yetkililer, yağışın önümüzdeki günlerde de aralıklarla devam edebileceği uyarısında bulunarak, vatandaşların tedbirli olmasını istedi.
Uzmanlar Uyarıyor: Altyapı Yetersiz
İstanbul'un yaşadığı bu felaket, kentin altyapısının iklim değişikliğine bağlı aşırı hava olaylarına ne kadar hazırlıklı olduğunu tartışmaya açtı. Uzmanlar, son yıllarda artan sıcaklık ve düzensiz yağış rejiminin, mevcut drenaj sistemlerinin yetersiz kalmasına yol açtığını belirtiyor. Kent planlamacıları, yeşil alanların azalması ve betonlaşmanın artmasının suyun toprağa emilmesini engellediğini, bu nedenle yağmur sularının hızla akışa geçerek sel riskini artırdığını vurguluyor.
Öte yandan, İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin son yıllarda yaptığı dere ıslahı ve yağmur suyu kanalı çalışmalarının yeterli olmadığı iddia ediliyor. Belediye yetkilileri ise, 84 yıllık rekor yağışın olağanüstü bir durum olduğunu ve bu tür afetlerde altyapının sınırlarına ulaştığını savunuyor. Uzmanlar, önümüzdeki yıllarda benzer olayların yaşanmaması için kapsamlı bir kentsel dönüşüm ve altyapı yenileme programının şart olduğunu dile getiriyor.
Sel Sonrası Bilanço ve Alınan Önlemler
Sel felaketinin ardından İstanbul genelinde can kaybı yaşanmazken, maddi hasarın boyutu henüz netleşmedi. İlk belirlemelere göre, yüzlerce araç su altında kaldı, onlarca konut ve iş yeri kullanılamaz hale geldi. Sigorta şirketleri, hasar tespit çalışmalarına başladı. AFAD ve Kızılay, bölgeye seyyar mutfak ve yardım malzemesi sevk etti.
Valilik, selden etkilenen vatandaşlara yönelik psikososyal destek hattı kurulduğunu duyurdu. Ayrıca, sel sularının çekilmesinin ardından salgın hastalık riskine karşı dezenfeksiyon çalışmaları yapılıyor. Ulaşımın normale dönmesi için ana arterlerde temizlik ve onarım çalışmaları aralıksız sürüyor.
İstanbul'da 84 yılın yağış rekorunun kırıldığı bu felaket, kentin iklim krizine karşı direncini artırması gerektiğini bir kez daha gösterdi. Uzmanlar, sadece altyapı değil, aynı zamanda erken uyarı sistemleri ve afet yönetimi konusunda da acil adımlar atılması gerektiğini vurguluyor. Önümüzdeki günlerde yağışın etkisini yitirmesi beklenirken, yetkililer vatandaşları dere yataklarından ve su birikintilerinden uzak durmaları konusunda uyarıyor.