İstanbul merkezli olarak yürütülen ve 3,5 milyar liralık usulsüz vatandaşlık işlemlerini kapsayan soruşturmada firari iş insanı Sönmez Aydın'ın kullandığı yöntem deşifre oldu. Hakkında yakalama kararı bulunan ve yurt dışında olduğu belirlenen Aydın'ın, otel üzerinden sahte ikamet ve vatandaşlık başvuruları organize ettiği tespit edildi. Polisin operasyonuyla çökertilen şebekenin, yabancı uyruklu kişilere Türk vatandaşlığı kazandırmak için usulsüz evrak düzenlediği öğrenildi.
Otel oyunu nasıl işledi?
Soruşturma dosyasına göre Sönmez Aydın, İstanbul'da sahibi olduğu oteli merkez üssü olarak kullandı. Yabancı uyruklu kişilere otelde konaklama yapmış gibi sahte kayıtlar oluşturulduğu, bu kayıtlar üzerinden ikamet izni ve ardından vatandaşlık başvurusu yapıldığı belirlendi. Aydın'ın ekibi, otel rezervasyon ve konaklama belgelerini düzenleyerek başvuruların geçerli görünmesini sağladı. Bu yöntemle binlerce kişinin usulsüz olarak vatandaşlık sürecine dahil edildiği ve toplamda 3,5 milyar liralık bir hacim oluştuğu ifade ediliyor.
Polis ekiplerinin aylar süren teknik ve fiziki takibinin ardından şebekenin finansal ağı da ortaya çıkarıldı. Aydın'ın yurt dışından yönlendirdiği para transferleri ve sahte belgelerin dağıtımında kullanılan kurye ağı tespit edildi. Operasyonda aralarında şebeke üyelerinin de bulunduğu çok sayıda şüpheli gözaltına alınırken, firari Sönmez Aydın'ın yakalanması için uluslararası düzeyde çalışma başlatıldı.
Operasyonun ayrıntıları ve şüpheliler
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturmada, usulsüz vatandaşlık işlemlerine karıştığı belirlenen 40'tan fazla şüpheli hakkında gözaltı kararı verildi. Şüphelilerin, yabancı uyruklu kişilerden yüklü miktarda para alarak vatandaşlık başvurularını hızlandırdıkları ve sahte belgelerle süreci manipüle ettikleri kaydedildi. Aydın'ın otel zincirinin yanı sıra çeşitli turizm ve inşaat şirketleri üzerinden de bu ağı finanse ettiği öne sürülüyor.
Güvenlik kaynakları, Sönmez Aydın'ın yurt dışına kaçmadan önce şebekenin tüm delillerini karartmaya çalıştığını ancak polisin zamanında yaptığı baskınlarla belgelerin büyük kısmının ele geçirildiğini belirtiyor. Ele geçirilen materyaller arasında sahte ikamet belgeleri, otel kayıtları, para transferlerine ilişkin dekontlar ve dijital veriler bulunuyor. Bu delillerin, soruşturmanın seyrini değiştirebilecek nitelikte olduğu vurgulanıyor.
Usulsüz vatandaşlık nasıl yapılıyordu?
Edinilen bilgilere göre, şebeke yabancı uyruklu kişilere önce otelde konaklama yapmış gibi göstererek yasal ikamet şartını sağlıyor, ardından sahte gelir belgeleri ve işyeri kayıtlarıyla vatandaşlık başvurusunda bulunuyordu. Başvuruların bir kısmının denetimlerde fark edilmemesi için de çeşitli kamu kurumlarında bağlantılı kişilerle hareket edildiği iddia ediliyor. Soruşturma, bu bağlantıların da peşinde.
Yetkililer, usulsüz vatandaşlık işlemlerinin sadece İstanbul ile sınırlı olmadığını, farklı illerde de benzer yöntemlerle başvurular yapıldığını değerlendiriyor. Bu nedenle soruşturmanın genişletilmesi ve diğer illerde de operasyon yapılması gündemde. İçişleri Bakanlığı ve Göç İdaresi'nin konuyla ilgili idari soruşturma başlattığı öğrenildi.
Firari iş insanı Sönmez Aydın kimdir?
Sönmez Aydın, İstanbul'da turizm ve inşaat sektörlerinde faaliyet gösteren şirketlerin sahibi olarak biliniyor. Son yıllarda otel yatırımlarıyla adından söz ettiren Aydın'ın, bir süredir yurt dışında olduğu ve hakkındaki yakalama kararına rağmen firar ettiği belirtiliyor. Aydın'ın mal varlığına el konulması için mahkemeden karar çıkarıldığı da gelen bilgiler arasında.
Aydın'ın geçmişte de çeşitli dolandırıcılık iddialarıyla gündeme geldiği ancak bu iddiaların yargıya taşınmadığı ifade ediliyor. Şimdi ise 3,5 milyar liralık vurgunun baş şüphelisi olarak aranıyor. Interpol kanalıyla kırmızı bülten çıkarılıp çıkarılmadığı henüz netleşmedi.
Soruşturmanın seyri ve olası sonuçları
Uzmanlar, usulsüz vatandaşlık operasyonlarının son yıllarda arttığına dikkat çekiyor. Özellikle yabancı uyruklulara yönelik vatandaşlık başvurularındaki artış, denetim mekanizmalarının güçlendirilmesi gerektiğini ortaya koyuyor. Bu tür şebekelerin, hem ulusal güvenlik hem de kamu düzeni açısından risk oluşturduğu belirtiliyor.
Operasyonun, vatandaşlık süreçlerinde şeffaflık ve denetim konusundaki eksiklikleri bir kez daha gündeme getirdiği açık. Soruşturmanın derinleşmesiyle birlikte, kamu görevlileri arasında da yargıya taşınacak isimler olabileceği konuşuluyor. İstanbul merkezli bu dava, önümüzdeki günlerde yeni gözaltı ve tutuklama haberleriyle gündemi meşgul edebilir.