İstanbul'un Karadeniz'e kıyısı bulunan Beykoz, Sarıyer ve Şile ilçelerinde olumsuz deniz koşulları nedeniyle 9 ve 10 Eylül tarihlerinde denize girmek yasaklandı. Karar, İstanbul Valiliği tarafından alınarak ilgili kaymakamlıklara ve belediyelere bildirildi. Yasak, denizdeki kuvvetli akıntı ve dalga yüksekliğinin tehlikeli seviyelere ulaşması üzerine uygulamaya konuldu.
Yasağın kapsamı ve gerekçesi
Yasak, Beykoz, Sarıyer ve Şile ilçelerinin Karadeniz kıyısındaki tüm plaj ve koylarda geçerli olacak. Valilik açıklamasına göre, deniz suyu sıcaklığının düşmesi, rüzgarın saatte 50 kilometre hıza ulaşması ve dalga yüksekliğinin 2 metreyi aşması nedeniyle can güvenliği riski oluştu. Özellikle akıntıların çeken akıntı (rip current) şeklinde görüldüğü belirtildi.
Şile Kaymakamlığı, ilçedeki plajlarda sabah saatlerinden itibaren uyarı levhaları yerleştirildiğini ve cankurtaran ekiplerinin görevlendirildiğini duyurdu. Sarıyer Belediyesi ise sahillerde anons yaparak vatandaşları denize girmemeleri konusunda uyardı. Beykoz'da ise jandarma ekipleri kıyı şeridinde devriye gezecek.
Vatandaşlara uyarılar
Yetkililer, yasağın 10 Eylül saat 23:59'a kadar süreceğini, hava koşullarının normale dönmesi halinde yasağın kaldırılabileceğini belirtti. Denize girmek isteyenlerin bu süre zarfında kesinlikle suya girmemeleri, sahilde dahi dalgalara karşı dikkatli olmaları istendi. Ayrıca balıkçılar ve deniz araçları için de olumsuz hava koşulları nedeniyle seyir uyarısı yapıldı.
İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Afet Koordinasyon Merkezi (AKOM), meteorolojik verileri paylaşarak rüzgarın poyrazdan kuvvetli eseceğini ve denizlerde fırtına beklendiğini açıkladı. AKOM, vatandaşların zorunlu olmadıkça sahil bölgelerine gitmemelerini önerdi.
Benzer olaylar ve alınan önlemler
İstanbul'da son yıllarda Karadeniz kıyılarında özellikle yaz aylarında boğulma vakaları sıkça yaşanıyor. Uzmanlar, çeken akıntıların denize girenler için en büyük tehlike olduğunu vurguluyor. 2022 yazında Şile ve Sarıyer'de meydana gelen boğulma olaylarında çok sayıda kişi hayatını kaybetmişti. Bu nedenle valilik, her yıl belirli dönemlerde denize girme yasağı getiriyor.
Öte yandan, yasak kararına rağmen bazı vatandaşların sahillerde yüzmeye devam ettiği gözlemlendi. Yetkililer, yasağa uymayanlar hakkında idari para cezası uygulanabileceğini hatırlattı. Kabahatler Kanunu'na göre, yetkililerin uyarılarına rağmen denize girenlere 617 TL para cezası kesilebiliyor.
Uzman görüşleri
Deniz bilimci Prof. Dr. Ahmet Cemal Saydam, konuyla ilgili yaptığı açıklamada, "Karadeniz'de özellikle sonbahar aylarında ani fırtınalar ve akıntılar oluşabilir. Bu tür hava koşullarında denize girmek hayati risk taşır. Vatandaşlarımızın valilik ve belediye uyarılarını dikkate alması gerekiyor" dedi.
Meteoroloji Genel Müdürlüğü, Marmara ve Karadeniz'de fırtına uyarısını 10 Eylül akşamına kadar sürdüreceğini bildirdi. Hava sıcaklıklarının mevsim normallerinin 3-5 derece altında seyredeceği tahmin ediliyor.
Yasağın ekonomiye ve günlük yaşama etkisi
Denize girme yasağı, özellikle hafta sonu tatilcilerinin planlarını olumsuz etkiledi. Şile ve Sarıyer'deki plaj işletmecileri, yasağın gelir kaybına yol açtığını belirtti. Bazı işletmeler, şezlong ve şemsiye kiralama hizmetlerini durdurdu. Ayrıca bölgedeki restoran ve kafelerde de beklenen müşteri yoğunluğu oluşmadı.
İBB, yasak süresince sahillerde ücretsiz servis ve güvenlik önlemlerini artırdı. Vatandaşların alternatif olarak kapalı havuzları veya Marmara kıyılarındaki plajları tercih edebileceği ancak orada da akıntı riskine karşı dikkatli olunması gerektiği ifade edildi.
Sonuç ve değerlendirme
İstanbul'un Karadeniz kıyılarında alınan denize girme yasağı, can güvenliği açısından kritik bir adım olarak değerlendiriliyor. Ancak uzmanlar, bu tür yasakların kalıcı çözüm olmadığını, sahillerde sürekli cankurtaran bulundurulması ve halkın bilinçlendirilmesi gerektiğini vurguluyor. Önümüzdeki günlerde hava koşullarının düzelmesiyle yasağın kaldırılması bekleniyor. Vatandaşların resmi makamların açıklamalarını takip etmeleri önem taşıyor.