İstanbul 2 Nolu Barosu avukatları, İsrailli yöneticilerin Gazze'de işlediği soykırım ve insanlığa karşı suçlara ilişkin toplanan 4 klasör ve 25 CD'lik ek delil dosyasını Uluslararası Ceza Mahkemesi'ne (UCM) sunmak üzere Hollanda'nın Lahey kentine hareket etti. Baro yönetimi, bu adımın uluslararası hukuk açısından önemli bir gelişme olduğunu belirtti.
Dosya kapsamı ve sunum süreci
İstanbul 2 Nolu Barosu Başkanı Av. Ömer Kavili, yaptığı açıklamada, söz konusu dosyanın Gazze'deki saldırılarda yaşamını yitiren siviller, yıkılan hastaneler ve engellenen insani yardımlar başta olmak üzere çok sayıda suç unsuruna ilişkin delil içerdiğini ifade etti. Kavili, "Bu deliller, UCM savcılığının daha önceki başvurumuzda eksik kalan noktaları tamamlayacak niteliktedir. Ayrıca, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ve Savunma Bakanı Yoav Gallant hakkında daha önce UCM'ce çıkarılan tutuklama kararı gerekçesiyle ilişkili olarak yeni belgeler sunuyoruz" dedi.
Baro tarafından hazırlanan dosyada, 7 Ekim 2023 tarihinden bu yana Gazze'deki saldırılarda ölenlerin kimlik bilgileri, sağlık kuruluşlarının hedef alınmasına dair uydu görüntüleri, yerleşim birimlerinin bombalanmasına ilişkin video kayıtları ve uluslararası kuruluşların raporları yer alıyor. Ayrıca, insani yardım konvoylarına yönelik engellemeler ve açlık krizine dair somut veriler de dosyaya eklenmiş durumda.
Lahey'e giden heyet, dosyayı UCM Savcılığı'na teslim edecek. Heyette ayrıca, konuya ilişkin hukuki gerekçeleri anlatan bir rapor ve mağdur ifadeleri de bulunuyor. Av. Ömer Kavili, "Bu suçların cezasız kalmaması için uluslararası toplumun harekete geçmesini ve UCM'nin soruşturmayı derinleştirmesini bekliyoruz. Biz avukatlar olarak, hukukun üstünlüğü adına bu mücadeleyi kararlılıkla sürdüreceğiz" şeklinde konuştu.
Türkiye'den ve dünyadan tepkiler
İstanbul 2 Nolu Barosu'nun bu girişimi, Türkiye'deki birçok sivil toplum kuruluşu ve hukuk çevrelerinden destek gördü. Türkiye Barolar Birliği (TBB) Başkanı Av. Erinç Sağkan, "Gazze'de işlenen suçların faillerinin yargı önüne çıkarılması için atılan her adım, insanlık adına önemlidir. Baromuzun bu çalışmasını takdirle karşılıyoruz" dedi. Öte yandan, Filistin Dayanışma Derneği gibi kuruluşlar da dosyanın UCM'ye sunulmasını olumlu karşıladı.
Uluslararası alanda ise, İsrail yönetimi daha önce UCM'nin kararlarını tanımadığını açıklamış olsa da, uluslararası hukuk uzmanları, söz konusu delillerin mahkemenin soruşturma sürecini hızlandırabileceğini değerlendiriyor. UCM Savcılığı, Gazze'ye yönelik soruşturmayı sürdürüyor ve daha önce Netanyahu ile Gallant hakkında savaş suçları ve insanlığa karşı suçlar gerekçesiyle tutuklama kararı çıkarmıştı. Bu kararın ardından, İsrail'in uluslararası baskı altında olduğu biliniyor.
Konuyla ilgili olarak, Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Konseyi'nin hazırladığı raporlarda, Gazze'deki saldırıların "soykırım" olarak nitelendirilebilecek boyutlara ulaştığı belirtilmişti. Raporda, özellikle sivillerin hedef alınması ve temel yaşam kaynaklarının yok edilmesi eleştirilmişti. İstanbul 2 Nolu Barosu'nun sunduğu delillerin bu raporlarla örtüştüğü vurgulanıyor.
Baro heyetinin Lahey'deki temasları sırasında, Hollanda'daki Türk toplumu tarafından da destek gösterileri yapılması bekleniyor. Ayrıca, dosyanın sunulmasının ardından bir basın açıklaması yapılacağı duyuruldu. Av. Ömer Kavili, "Bu adım, Gazze'de yaşanan insanlık dramının sona ermesi ve sorumluların hesap vermesi için atılmış kararlı bir harekettir. Bizler, tüm dünyadaki hukukçuları benzer girişimlere destek olmaya çağırıyoruz" dedi.
İstanbul 2 Nolu Barosu'nun bu girişimi, Türkiye'deki hukukçuların uluslararası insan hakları hukukuna verdiği önemi bir kez daha gözler önüne serdi. Önümüzdeki süreçte, dosyanın UCM tarafından kabul edilip edilmeyeceği ve soruşturmanın ne yönde ilerleyeceği merak konusu. Ancak, bu tür girişimlerin, uluslararası hukukun işlerliği açısından önemli bir sınav olduğu da açık.