Yunanistan'ın karşı istihbarat başkanının, İsrailli teknoloji şirketi Intellexa'nın geliştirdiği Predator casus yazılımı kullanılarak dinlendiği ortaya çıktı. Yunanistan Ulusal İstihbarat Servisi (EYP) bünyesindeki üst düzey bir yetkilinin hedef alınması, ülkedeki dinleme skandalını yeni bir boyuta taşıdı. Olay, daha önce gazeteci ve siyasetçilerin takip edilmesiyle gündeme gelen skandalın, devletin kendi istihbarat mekanizmasının içine kadar sızdığını gösteriyor.
Skandalın Kökeni ve Intellexa Bağlantısı
Yunanistan'da 2022 yılında patlak veren dinleme skandalı, dönemin ana muhalefet lideri Nikos Androulakis'in cep telefonunun Predator yazılımıyla dinlendiğinin ortaya çıkmasıyla başlamıştı. Ardından çok sayıda gazeteci, iş insanı ve devlet görevlisinin de aynı yazılımla hedef alındığı anlaşıldı. Soruşturmalar, yazılımı geliştiren Intellexa şirketinin Yunanistan'da yasal bir ofis üzerinden faaliyet gösterdiğini ve bazı devlet kurumlarıyla bağlantılı olduğunu ortaya koydu. Şirketin kurucusu Tal Dilian'ın Yunanistan'da üst düzey yetkililerle görüşmeler yaptığı iddia edildi.
Son olarak, EYP'nin karşı istihbarat biriminin başındaki ismin de Predator ile izlendiği belgelenince, skandalın boyutu daha da ciddileşti. Yunan basınında yer alan haberlere göre, söz konusu yetkilinin telefonundaki verilerin Intellexa'ya bağlı sunuculara aktarıldığı tespit edildi. Bu durum, ülkenin en kritik güvenlik birimlerinden birinin dışarıdan bir şirket tarafından gözetlenmesi anlamına geliyor.
Hükümetin Tutumu ve Sorumluluk Tartışmaları
Yunan hükümeti, skandalın ilk günlerinde konuyu "milli güvenlik" gerekçesiyle geçiştirmeye çalışmış, ancak artan baskılar sonucu bazı üst düzey istihbarat yetkilileri görevden alınmıştı. Başbakan Kiryakos Miçotakis, Predator yazılımının devlet tarafından kullanılmadığını savunmuştu. Ne var ki, karşı istihbarat başkanının dinlenmesi, bu açıklamaları çürütüyor. Muhalefet partileri, hükümeti sistematik bir örtbas girişimiyle suçluyor ve konunun bağımsız bir soruşturma komisyonu tarafından araştırılmasını talep ediyor.
Avrupa Birliği kurumları da gelişmeleri yakından takip ediyor. Avrupa Parlamentosu, daha önce Yunanistan'daki dinleme skandalıyla ilgili bir rapor hazırlamış ve üye ülkelere casus yazılım kullanımını sınırlayan yasal düzenlemeler yapma çağrısında bulunmuştu. Ancak somut bir yaptırım uygulanmadı. Sivil toplum kuruluşları, Predator gibi yazılımların denetimden uzak satılmasının demokrasiyi tehdit ettiğini vurguluyor.
İsrail Bağlantısı ve Uluslararası Yansımalar
Intellexa, İsrail merkezli bir siber güvenlik şirketi olarak biliniyor. Şirketin ürünü Predator, yalnızca Yunanistan'da değil, birçok ülkede tartışma konusu oldu. İsrail hükümeti, zaman zaman bu tür şirketlerin faaliyetlerine kısıtlama getirse de, ihracat lisansları konusunda şeffaf davranmamakla eleştiriliyor. Yunanistan'daki skandalda Intellexa'nın yerel iş ortakları aracılığıyla hareket ettiği ve bazı devlet görevlilerine rüşvet verdiği iddiaları da soruşturma dosyalarında yer alıyor.
Bu son gelişme, Türkiye'nin de yakından izlediği bir konu. Yunanistan'ın kendi istihbaratını koruyamaması, NATO içindeki güvenlik iş birliğini de sorgulatıyor. Ayrıca, casus yazılımların müttefik ülkeler arasında bile kullanılabildiğini göstermesi açısından uluslararası istihbarat ilişkilerinde güven bunalımına yol açabilir.
Bundan Sonra Ne Olacak?
Yunanistan'da yargı süreci devam ediyor. Savcılık, Intellexa yetkilileri ve bağlantılı kişiler hakkında soruşturma yürütüyor. Ancak dosyanın büyük bölümü gizlilik kararıyla örtülü. Karşı istihbarat başkanının kimliği güvenlik gerekçesiyle açıklanmazken, olayın aydınlatılması için bağımsız bir komisyon kurulması çağrıları artıyor. Avrupa Konseyi ve insan hakları örgütleri, Yunanistan'ı casus yazılım kullanımına karşı etkili önlemler almaya davet ediyor. Skandalın, ülkedeki demokratik kurumlara olan güveni sarsmaya devam edeceği açık.