İsrail Kabine toplantısında Lübnan'a yönelik vahşetin dozunu artırma yarışına giren bakanlar, uluslararası hukuku açıkça ihlal eden çağrılarda bulundu. Toplantıda, Beyrut'un Dahiye bölgesinin haritadan silinmesi ve Lübnanlı sivillerin rehin alınması talep edildi. Bu çağrılar, savaş suçu niteliği taşıdığı gerekçesiyle uluslararası toplumda infial yarattı.
Bakanlardan sansüre uğramayan ifadeler
İsrail İçişleri Bakanı Moshe Arbel, toplantıda "Dahiye'yi dümdüz edin ve tüm binaları yıkın" ifadelerini kullandı. Enerji Bakanı Israel Katz ise "Lübnanlı kadınları rehin almalıyız, onları çatışmalarda kalkan olarak kullanmalıyız" şeklinde konuştu. Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir ise Gazze ve Lübnan'da sivillere yönelik saldırıların meşru olduğunu savunarak "Teröristlerin yanı sıra sivillerin de hedef alınması gerektiğini" söyledi. Bu açıklamalar, İsrail ordusunun bugüne kadar yürüttüğü operasyonlara kıyasla çok daha vahim bir boyuta işaret ediyor.
Uluslararası hukuk açıkça ihlal ediliyor
Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Ofisi ve Uluslararası Ceza Mahkemesi, sivil yerleşim yerlerinin hedef alınmasının, savaş suçu kapsamında değerlendirildiğini hatırlattı. Cenevre Sözleşmeleri, sivillerin rehin alınmasını ve özellikle kadınların kalkan olarak kullanılmasını yasaklıyor. İsrail bakanlarının bu talepleri, Lahey'de yargılanmalarına zemin hazırlayabilir. Uzmanlar, savaşın taraflarının uluslararası hukuka uyma yükümlülüğü olduğunu, aksi halde savaş suçuyla itham edilebileceklerini belirtiyor.
Lübnan hükümeti, İsrail bakanlarının savaş suçu çağrılarını BM Güvenlik Konseyi'ne taşıyacağını duyurdu. Beyrut yönetimi, İsrail'in saldırılarının durdurulması için uluslararası müdahale çağrısı yaparken, Hizbullah lideri Hasan Nasrallah da "kırmızı çizgi" olarak nitelediği bu söylemlere karşılık vereceği tehdidinde bulundu.
Bölgesel ve küresel yansımalar
İsrail-Lübnan sınırındaki gerginlik, 7 Ekim'den bu yana tırmanıyor. İsrail ordusunun Lübnan'a yönelik hava saldırıları ve top ateşi, Hizbullah'ın misillemelerine yol açıyor. Ancak kabine toplantısında dile getirilen talepler, çatışmayı daha da derinleştirecek nitelikte. Amerika Birleşik Devletleri, Avrupa Birliği ve Arap Birliği'nden gelen açıklamalarda, İsrail bakanlarının sözlerinin kınandığı ve taraflara itidal çağrısı yapıldığı bildirildi.
Uzun süredir devam eden İsrail-Filistin çatışması, Lübnan cephesini de etkisi altına almış durumda. Bölgede barışın tesisi için yapılan uluslararası girişimler henüz sonuç vermedi. Bu son gelişmeler, savaşın yeni bir boyuta evrileceğine dair endişeleri artırıyor.
Birleşmiş Milletler'in arabuluculuk çabaları ve diplomatik temaslar sürerken, sivil toplum örgütleri ve insan hakları kuruluşları, İsrail bakanlarının savaş suçu çağrılarının durdurulması ve sorumlularının yargı önüne çıkarılması için imza kampanyaları başlattı. Savaşın masum sivillere verdiği zararın boyutu giderek artarken, uluslararası toplumun kararlı adımlar atması bekleniyor.