İsrail'de 27 Ekim'de yapılacak erken genel seçimler öncesinde Başbakan Binyamin Netanyahu'nun partisi Likud, seçim propagandası kapsamında Tel Aviv sokaklarına Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın fotoğrafının da yer aldığı dev afişler astı. Afişte, "Onlar Netanyahu'nun kaybetmesini istiyor" mesajı dikkat çekiyor. Aşırı sağcı partinin bu hamlesi hem İsrail içinde hem de uluslararası kamuoyunda büyük yankı uyandırdı.
Likud'un Afiş Kampanyası Tartışma Yarattı
Likud Partisi, seçimlere sayılı günler kala muhalefeti ve dış mihrakları işaret eden bir kampanya başlattı. Tel Aviv'in en işlek caddelerine asılan afişlerde, Başkan Erdoğan'ın yanı sıra İran lideri Ali Hamaney ve Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas'ın fotoğrafları da kullanıldı. Afişlerdeki ifadeler, Netanyahu'nun karşısında duran herkesi bu isimlerle özdeşleştirmeyi amaçlıyor. Özellikle Erdoğan'ın görseli, İsrail-Türkiye ilişkilerindeki gerilimi bir kez daha gündeme taşıdı.
Uzmanlara göre Likud, seçim kampanyasında dış tehdit algısını kullanarak milliyetçi oyları toplamayı hedefliyor. Ancak bu yöntem, İsrail'deki bazı siyasi çevrelerce "aşırı" ve "provokatif" olarak değerlendiriliyor. Sosyal medyada afişlerle ilgili binlerce yorum yapılırken, bazı İsrailliler bu durumun iki ülke arasındaki diplomatik ilişkileri daha da germekten başka işe yaramayacağını dile getiriyor.
Erdoğan'dan Sert Tepki
Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, Netanyahu'nun partisinin bu tür oyunlarla seçim kazanmaya çalıştığını belirterek, "İsrail'in iç siyasetindeki çıkmazı, Türkiye düşmanlığı üzerinden aşmaya çalışmaları asla başarılı olamayacaktır. Biz, Filistin davasının yanında olmaya devam edeceğiz." dedi. Erdoğan, ayrıca bu afişlerin iki ülke ilişkilerine zarar vereceğini ve Türkiye'nin buna gereken cevabı vereceğini ifade etti.
Seçim Dinamikleri ve Bölgesel Etkiler
İsrail'de 27 Ekim'de yapılacak erken genel seçim, ülke siyasetinde kritik bir dönemeç olarak görülüyor. Netanyahu'nun yargılanması ve koalisyon hükümetinin düşmesiyle erken seçim kararı alınmıştı. Seçim anketleri, Likud'un oy kaybettiğini ancak hala en güçlü parti olduğunu gösteriyor. Bu süreçte partiler, seçmeni etkilemek için farklı stratejiler deniyor. Likud'un Erdoğan'lı afişleri, seçim sathına girerken kamuoyunda şimdiden tartışılıyor.
Öte yandan, bu afişlerin Orta Doğu'da yeni bir gerilim dalgası başlatabileceği endişesi de dile getiriliyor. Türkiye ile İsrail arasındaki diplomatik ilişkiler, son yıllarda Mavi Marmara kriziyle gerilmiş, ardından normalleşme adımları atılmıştı. Ancak son Gazze olayları ve Arap Birliği toplantılarındaki sert söylemler, iki ülke arasındaki buzları eritmemişti. Bu tür propagandaların, bölgedeki hassas dengeleri daha da bozabileceği ifade ediliyor.
İsrail'de yaşayan bazı Türk vatandaşları ve Yahudi toplumu üyeleri de tepkilerini dile getirdi. İstanbul doğumlu İsrailli İş insanı Moşe Mizrahi, "Böyle bir kampanya iki devleti de kutuplaştırır. Biz geçmişte dostane ilişkilerimizle övünürdük. Şimdi bu afişler herkesi rahatsız ediyor" şeklinde konuştu. İsrail'de yayın yapan Haaretz gazetesi ise konuyu "Likud'un seçim korkusu" başlığıyla manşetine taşıdı.
Seçim sürecinde partilerin kullandığı dilin ne kadar kutuplaştırıcı olduğu, uluslararası gözlemcilerin de dikkatini çekiyor. Avrupa Birliği'nden yapılan açıklamada, seçim kampanyalarında nefret söyleminden kaçınılması çağrısında bulunuldu. Beyaz Saray'dan ise henüz resmi bir yorum gelmedi.
Uzmanlar, önümüzdeki günlerde bu afişlerin kaldırılıp kaldırılmayacağını veya Likud'un yeni provokasyonlar yapıp yapmayacağını merakla bekliyor. Öte yandan Türkiye'nin İsrail'e yönelik ticari ve diplomatik yaptırımlarının genişleyebileceği konuşuluyor. Bu gelişmeler, hem bölge siyasetinde hem de küresel dengelerde yeni bir sayfa açabilir.