Son dönemde savunma, ticaret ve Doğu Akdeniz'de deniz sahanlığı konularında yakın iş birliği yürüten İsrail ile Yunanistan arasında beklenmedik bir diplomatik kriz patlak verdi. Krizin odağında, Filistinli sendikaların daveti üzerine Yunanistan'dan bir heyetin Ramallah'a gitmesi ve bu ziyaretin ardından yaşanan gerginlik yer alıyor. Ramallah'taki temaslar, İsrail'in din adamı temsilcisini dahi kabul etmemesiyle tırmanırken, iki ülke arasındaki jeopolitik dengeleri yeniden şekillendirebilir.
Heyet ziyareti krize dönüştü
Yunanistan'dan Filistin yanlısı sendikalar ve sivil toplum örgütleri temsilcilerinden oluşan bir heyet, Ramallah'ta Filistinli mevkidaşlarıyla bir araya geldi. Heyette, İsrail işgaline karşı duyarlılığıyla bilinen bazı isimlerin yer alması, Tel Aviv yönetimini rahatsız etti. İsrail Dışişleri Bakanlığı, Yunanistan'a resmi bir nota vererek bu ziyaretin iki ülke arasındaki dostane ilişkilere zarar verdiğini bildirdi. Yunanistan ise ziyaretin sivil toplum inisiyatifi olduğunu ve hükümetin kontrolü dışında gerçekleştiğini savundu. Ancak İsrail, bir diplomatı Yunanistan'ın Atina Büyükelçiliği'ne çağırarak rahatsızlığını daha üst perdeden dile getirdi.
Savunma iş birliği tehlikede mi?
İsrail ve Yunanistan, özellikle savunma alanında son yıllarda önemli adımlar attı. Ortak askeri tatbikatlar, silah alımları ve istihbarat paylaşımı, iki ülke arasındaki stratejik ortaklığın temel taşlarıydı. Doğu Akdeniz'deki doğal gaz rezervleri konusunda da Mısır'la birlikte hareket eden üçlü ittifak, Türkiye'nin bölgedeki faaliyetlerine karşı bir denge unsuru olarak görülüyordu. Ancak Ramallah krizi, bu iş birliğinin ne kadar sağlam olduğu sorusunu gündeme getirdi.
Filistin meselesi Yunan kamuoyunda hassas konu
Yunanistan'da Filistin davasına sempati duyan geniş bir kesim bulunuyor. Özellikle sol eğilimli sendikalar ve sivil toplum örgütleri, İsrail'in Filistin politikalarını sık sık eleştiriyor. Bu nedenle Ramallah ziyareti, Yunan iç siyasetinde de tartışma yarattı. Hükümet, bir yandan İsrail'le ilişkileri sürdürmeye çalışırken, diğer yandan kamuoyunun hassasiyetlerini görmezden gelmekte zorlanıyor.
Akdeniz jeopolitiği etkilenebilir
Kriz, Doğu Akdeniz'deki güç dengelerini de etkileyebilir. İsrail-Yunanistan yakınlaşması, bölgede Türkiye karşıtı bir blok olarak yorumlanıyordu. Eğer bu kriz derinleşirse, Yunanistan'ın İsrail'le ilişkileri soğuyabilir ve Türkiye ile yeni bir yakınlaşma zemini doğabilir. Uzmanlar, her iki ülkenin de krizin büyümesini istemediğini, ancak Filistin meselesinin Yunanistan için hassas bir kırmızı çizgi olduğunu belirtiyor.
Kriz henüz çözüme kavuşmuş değil. İsrail, Yunanistan'dan benzer ziyaretlerin tekrarlanmaması için somut adımlar beklerken, Yunanistan ise diplomatik yollardan gerilimi düşürmeye çalışıyor. Bu süreçte iki ülke arasındaki ticari ve askeri anlaşmaların akıbeti merak konusu. Bağımsız değerlendirmelere göre, kısa vadede büyük bir kopuş yaşanması beklenmese de, Yunanistan'ın Filistin konusunda daha bağımsız bir dış politika izlemeye başlaması, bölgesel ittifakları yeniden şekillendirebilir.