İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Saar, Türkiye ile ilişkilerde tansiyonun yükselmesini istemediklerini belirtirken, Suriye topraklarında kurulması planlanan Türk askeri üslerine karşı olduklarını açıkladı. Tel Aviv yönetiminin üst düzey ismi, İsrail merkezli Kanal 12 televizyonuna yaptığı değerlendirmede, bölgesel güvenlik dinamiklerine ilişkin dikkat çeken mesajlar verdi.
İsrail'den Suriye'deki Türk Varlığına İtiraz
Gideon Saar, Suriye'nin kuzeyinde Türkiye'nin askeri üs kurma girişimlerini yakından takip ettiklerini ve bu durumun İsrail için kabul edilemez olduğunu söyledi. Saar, "Türkiye ile savaş ya da gerilim istemiyoruz. Ancak Suriye'de kalıcı Türk askeri varlığı, İsrail'in güvenlik çıkarlarına doğrudan tehdit oluşturur" ifadelerini kullandı. İsrail'in, Suriye'nin güneyinde ve Golan Tepeleri civarında da askeri faaliyetlerini sürdürdüğü biliniyor. İki ülkenin Suriye sahasındaki karşı karşıya gelme riski, bölgede yeni bir çatışma hattı mı oluşturacak sorusunu akıllara getiriyor.
Türkiye'nin Suriye Politikası ve Üs Stratejisi
Türkiye, Suriye'nin kuzeyinde terörle mücadele ve sınır güvenliği gerekçesiyle askeri operasyonlar düzenliyor ve bazı bölgelerde kontrol noktaları kuruyor. Ankara yönetimi, son dönemde Şam'daki yeni yönetimle de temas halinde. Türk yetkililer, Suriye'nin toprak bütünlüğünü desteklediklerini ve kalıcı barış için sahada güçlü bir duruş sergilediklerini vurguluyor. İsrail'in itirazı ise iki ülke arasındaki zaten kırılgan olan ilişkileri daha da gerginleştirebilir. Uzmanlar, İsrail'in özellikle İran ve Hizbullah'ın bölgeden çıkarılması sürecinde Türkiye'nin etkinliğinden çekindiğini belirtiyor.
Bölgedeki güç dengeleri değişirken, Türkiye ve İsrail'in çıkarları zaman zaman çatışıyor. Suriye'nin yeniden imarı ve siyasi yapılanması konusunda iki ülkenin farklı öncelikleri bulunuyor. İsrail, Esad sonrası dönemde kendi güvenliğini garanti altına almak isterken, Türkiye de sınır ötesi tehditleri bertaraf etmeyi amaçlıyor. Bu bağlamda, Suriye topraklarında Türk üslerinin kurulması, İsrail'in güvenlik doktrininde kırmızı çizgi olarak görülüyor.
İsrail Dışişleri Bakanı'nın açıklamaları, bölgede diplomatik krize yol açabilir. Türkiye'den henüz resmi bir yanıt gelmezken, Ankara'nın bu sözlere karşılık vermesi bekleniyor. İki ülke arasında son yıllarda istihbarat ve savunma alanında bazı iş birlikleri gündeme gelmişti, ancak Suriye dosyası bu iş birliklerinin önündeki en büyük engel olarak duruyor.
Öte yandan, İsrail'in Suriye'deki hava saldırıları ve yabancı güçlere karşı tutumu, bölgesel dengeleri etkilemeye devam ediyor. Türkiye'nin özellikle Rusya ve İran'la olan ilişkileri, İsrail'in bu ülkelere yönelik endişelerini artırıyor. Türk askeri varlığının Suriye'deki diğer aktörleri nasıl etkileyeceği ise önümüzdeki dönemde daha net görülecek.
Sonuç olarak, İsrail'in açıklaması, Suriye'deki askeri dengelerin ne kadar kırılgan olduğunu bir kez daha gösteriyor. Türkiye ve İsrail'in karşılıklı anlayış geliştirmemesi halinde, bölgede yeni bir gerilim odağı oluşabilir. Uluslararası toplumun, iki ülkeyi diyalog masasına oturtacak adımlar atması kritik önem taşıyor.