Suriye'de Beşar Esad rejiminin devrilmesinin ardından yaşanan hızlı gelişmeler, bölgesel güç dengelerini yeniden şekillendiriyor. İsrail basınına göre, Suriye'deki entegrasyon sürecinin ilan edilmesiyle birlikte 'YPG kartını kaybeden' İsrail, şimdi Dürzi gruplar üzerinden yeni bir potansiyel karmaşanın zeminini hazırlıyor. Konuyu değerlendiren uzmanlar, Türkiye'nin bölgedeki ağırlığını artırdığına dikkat çekiyor.
Entegrasyon Süreci ve İsrail'in Kaybı
Suriye'de yeni yönetimin Şam merkezli entegrasyon adımları, İsrail'in uzun süredir desteklediği PKK/YPG yapılanmasını zora soktu. İsrail basınında yer alan analizlere göre, YPG'nin Suriye Demokratik Güçleri (SDG) çatısı altında meşruiyet kazanma çabaları, bölgedeki Arap aşiretlerinin ve Türkiye'nin karşı hamleleriyle sekteye uğradı. Bu durum, İsrail'in Suriye'deki vekil güç stratejisinde önemli bir boşluk yarattı.
Uzmanlara göre İsrail, bu boşluğu Dürzi gruplar üzerinden doldurmaya çalışıyor. Özellikle Süveyda ve çevresinde İsrail'e yakın silahlı Dürzi grupların son dönemdeki faaliyetleri, Tel Aviv'in yeni bir etki alanı oluşturma çabası olarak yorumlanıyor. İsrail'in amacı, Suriye'nin güneyinde kendisine bağlı bir tampon bölge yaratmak ve İran'ın bölgedeki etkisini kırmak.
Dürzi Kartı ve Bölgesel Dengeler
Dürziler, Suriye'nin güneyinde yoğun olarak yaşayan ve tarihsel olarak merkezi otoriteye mesafeli duran bir topluluk. İsrail, 2010'lu yıllardan bu yana Dürzi gruplarla ilişkilerini geliştirerek, Golan Tepeleri üzerinden bölgede istihbarat ve askeri nüfuz sağlamaya çalışıyor. Son dönemde İsrail medyasında çıkan haberlerde, Dürzi liderlerle yapılan görüşmeler ve silah yardımları öne çıkıyor.
Ancak uzmanlar, Dürzi kartının sanıldığı kadar kolay oynanamayacağını belirtiyor. Dürzi toplumu içinde farklı fraksiyonlar bulunuyor ve İsrail yanlısı gruplar, toplumun tamamını temsil etmiyor. Ayrıca Suriye'nin yeni yönetimi ve Türkiye, Dürzi bölgelerinde etkinlik kurmak için yoğun diplomasi yürütüyor. Türkiye, bölgedeki aşiretler ve dini gruplarla kurduğu diyalog sayesinde İsrail'in hamlelerini boşa çıkarmayı hedefliyor.
Türkiye'nin Artan Ağırlığı
Hürriyet'e konuşan uzmanlar, Türkiye'nin Suriye'deki etkisinin her geçen gün arttığını vurguluyor. Türkiye, hem askeri hem de diplomatik kanalları kullanarak Suriye'nin toprak bütünlüğünü ve istikrarını destekliyor. Sahadaki güçlü istihbarat ağı ve yerel aktörlerle kurduğu ilişkiler sayesinde Türkiye, İsrail'in Dürzi hamlesini kırmak için önemli adımlar atıyor.
Özellikle son haftalarda Türkiye'nin Şam yönetimiyle yaptığı güvenlik anlaşmaları ve sınır ötesi operasyon kabiliyeti, İsrail'in planlarını sekteye uğrattı. Uzmanlara göre, Türkiye'nin bölgede artan ağırlığı, sadece askeri değil ekonomik ve kültürel boyutlarıyla da kendini gösteriyor. Türk iş insanları ve sivil toplum kuruluşları, Suriye'nin yeniden inşasında aktif rol alarak halk nezdinde olumlu bir algı oluşturuyor.
İsrail'in Son Kozu mu?
İsrail basınında çıkan yorumlara göre, Dürzi gruplar İsrail'in Suriye'deki son kozu olarak görülüyor. Ancak bu kozun ne kadar etkili olacağı tartışmalı. Bölgesel uzmanlar, İsrail'in Dürzi kartını oynamasının yeni bir çatışma riskini beraberinde getirebileceğini, bunun da İsrail'in uzun vadeli çıkarlarına hizmet etmeyeceğini belirtiyor.
Öte yandan, İran ve Rusya'nın da Suriye'deki dengeleri izlediği ve kendi çıkarlarını korumak için hamleler yaptığı biliniyor. Rusya, Dürzi bölgelerinde nüfuzunu korumaya çalışırken, İran ise Şii milisler üzerinden etkisini sürdürme gayretinde. Bu karmaşık tablo, Suriye'nin güneyinde yeni bir istikrarsızlık odağının oluşabileceğine işaret ediyor.
Sonuç ve Beklentiler
Suriye'deki gelişmeler, Türkiye'nin bölgede oyun kurucu rolünü pekiştirdiğini gösteriyor. İsrail'in Dürzi hamlesi, ne kadar planlı olsa da sahadaki gerçeklerle örtüşmüyor. Türkiye'nin askeri, diplomatik ve ekonomik araçları etkin kullanması, İsrail'in manevra alanını daraltıyor.
Bundan sonraki süreçte, Suriye'nin güneyinde yaşanacak gelişmeler, bölgesel güç dengelerini belirleyecek. Türkiye'nin kararlı duruşu ve yerel aktörlerle kurduğu güçlü ilişkiler, İsrail'in planlarını boşa çıkarabilir. Ancak İsrail'in provokatif adımlarına karşı dikkatli olunması ve Suriye halkının iradesine saygı gösterilmesi gerektiği vurgulanıyor. Uzmanlar, Türkiye'nin bölgede artan ağırlığının, sadece Suriye'nin değil, tüm Ortadoğu'nun geleceği için belirleyici olacağını ifade ediyor.