İsrail'de bugün yapılan genel seçimler, 38 yıl aradan sonra ilk kez planlanan tarihte gerçekleştiriliyor. 7,3 milyon seçmen, 120 sandalyeli Knesset'in yeni üyelerini belirlemek üzere sandık başına gitti. Seçim, uzun süredir devam eden siyasi istikrarsızlığa son verme potansiyeli taşırken, Başbakan Binyamin Netanyahu'nun siyasi kaderini de doğrudan etkileyecek. Ülke genelinde kurulan 11 binden fazla sandıkta oy verme işlemi yerel saatle 07.00'de başladı ve 22.00'ye kadar sürecek. Seçim sonuçlarının gece yarısından itibaren netleşmeye başlaması bekleniyor.
Netanyahu'nun Siyasi Geleceği Tehlikede
İsrail siyasetinin son 15 yılına damga vuran Binyamin Netanyahu, bu seçimde de en kritik aktör konumunda. Ancak bu kez durum daha farklı. Netanyahu hakkında devam eden yolsuzluk davaları ve art arda gelen koalisyon krizleri, onun siyasi geleceğini belirsizliğe sürükledi. Son anketler, Netanyahu liderliğindeki Likud Partisi'nin birinci çıkacağını gösterse de, tek başına hükümet kurmak için gereken 61 sandalyeye ulaşması zor görünüyor. Bu nedenle seçim sonrası koalisyon müzakerelerinin haftalar sürebileceği ve siyasi belirsizliğin devam edebileceği ifade ediliyor.
Netanyahu'nun en büyük rakibi ise eski genelkurmay başkanı Benny Gantz liderliğindeki Mavi-Beyaz ittifakı. Gantz, kampanya süresince yolsuzlukla mücadele ve ekonomik reform vaatleriyle öne çıktı. Anketlere göre Mavi-Beyaz, Likud'un hemen arkasında ikinci sırada yer alıyor. Ancak Gantz'ın da hükümet kurmak için yeterli çoğunluğu sağlaması kolay değil. Bu durum, İsrail'de son yıllarda sıkça yaşanan koalisyon krizlerinin bir yenisinin kapıda olabileceğine işaret ediyor.
Seçim Kampanyası ve Ana Temalar
Seçim kampanyası boyunca ekonomi, güvenlik ve yolsuzluk ana tartışma konuları oldu. Netanyahu, güvenlik ve dış politika deneyimini öne çıkararak seçmene istikrar mesajı verdi. Özellikle ABD'nin Kudüs'ü tanıması ve bölgedeki diplomatik açılımlar, Netanyahu'nun kampanyasının merkezinde yer aldı. Öte yandan muhalefet, hayat pahalılığı, konut krizi ve yolsuzluk iddiaları üzerinden hükümeti eleştirdi. Seçmenin büyük bir kısmının kararsız olduğu ve son dakikada tercihini değiştirebileceği belirtiliyor.
İsrail'de zorunlu askerlik uygulaması ve ultra-Ortodoks Yahudi toplumunun askerlik muafiyeti de tartışmaların odağındaydı. Bu konu, koalisyon görüşmelerinde kilit rol oynayabilir. Ayrıca Filistin meselesi ve barış süreci, kampanyada beklenenin altında yer buldu. Ancak seçim sonrası kurulacak hükümetin bu konudaki tutumu, bölgesel dengeleri yakından ilgilendiriyor.
Sandık Güvenliği ve Katılım Oranı
Seçim güvenliği için ülke genelinde geniş çaplı önlemler alındı. 11 binden fazla sandıkta görevli binlerce kişiye ek olarak, güvenlik güçleri de olası olaylara karşı teyakkuzda. Özellikle Doğu Kudüs ve Batı Şeria'daki yerleşim yerlerinde gerginlik olabileceği öngörülüyor. Seçim komisyonu, katılım oranının yüksek olmasını bekliyor. Son seçimlerde katılım oranı yüzde 70 civarındaydı. Bu kez de benzer bir oran öngörülüyor, ancak kararsız seçmen sayısının fazlalığı sonucu belirsizleştiriyor.
Seçim sonuçlarının açıklanmasının ardından Cumhurbaşkanı Reuven Rivlin, hükümeti kurma görevini öncelikle en çok sandalye kazanan partiye verecek. Koalisyon görüşmeleri için 42 günlük süre tanınacak. Bu süre içinde hükümet kurulamazsa, Rivlin başka bir parti liderine görev verebilecek. İsrail'de son iki seçimde de hükümet kurma çabaları başarısızlıkla sonuçlanmış ve ülke yeni seçimlere gitmek zorunda kalmıştı. Bu kez de benzer bir senaryonun yaşanmasından endişe ediliyor.
Uluslararası Yansımalar ve Beklentiler
İsrail seçimleri, sadece ülke içinde değil, uluslararası alanda da yakından takip ediliyor. ABD, Avrupa Birliği ve Orta Doğu ülkeleri, yeni hükümetin dış politikasını ve bölgesel tutumunu merakla bekliyor. Özellikle İran nükleer anlaşması, Suriye iç savaşı ve Filistin meselesi gibi konularda yeni hükümetin izleyeceği yol, bölgesel istikrar açısından kritik önemde. Netanyahu'nun yeniden başbakan olması halinde mevcut politikaların büyük ölçüde devam etmesi beklenirken, muhalefetin kazanması durumunda daha uzlaşmacı bir çizgi izlenebileceği değerlendiriliyor.
Seçim sonuçları ne olursa olsun, İsrail'in derin siyasi kutuplaşma ve koalisyon kırılganlığı sorunlarıyla yüzleşmeye devam edeceği açık. Uzun süredir devam eden siyasi istikrarsızlık, ülke ekonomisini ve toplumsal huzuru olumsuz etkiliyor. Bugünkü seçim, bu döngüyü kırma fırsatı sunuyor ancak sonuçların yakın vadede kalıcı bir çözüm getirmesi zor görünüyor. İsrail halkı, sandıkta vereceği kararla ülkenin geleceğini şekillendirecek.