İsrail'de 27 Ekim'de yapılacak genel seçimler öncesinde devlet televizyonu KAN'ın yayınladığı son anket, koalisyon hesaplarını içinden çıkılmaz bir hale getirdi. Ankete göre, Başbakan Binyamin Netanyahu liderliğindeki sağ blok, Meclis'te (Knesset) çoğunluğu kaybediyor. Bu sonuç, ülkenin siyasi geleceğine dair belirsizliği artırırken, ekonomik piyasalar üzerinde de baskı oluşturuyor.
Sağ Blok Çoğunluğu Kaybediyor
KAN'ın anketine göre, Netanyahu'nun Likud partisi 32 sandalye kazanırken, sağ blokun toplam sandalye sayısı 60'ta kalıyor. Meclis'te çoğunluk için gereken 61 sandalyeye ulaşılamıyor. Bu durum, mevcut koalisyonun yeniden kurulmasını zorlaştırırken, muhalefet partilerinin bir araya gelme ihtimalini güçlendiriyor. Ana muhalefet partisi Yesh Atid'in lideri Yair Lapid'in partisi 18 sandalye alırken, sol blokun toplamı 55 sandalyeye ulaşıyor. Arap partilerinin desteğiyle bu sayı 65'e çıkabilir. Ancak Arap partilerinin koalisyona katılımı konusundaki siyasi çekinceler, bu ihtimali zayıflatıyor.
Ankette dikkat çeken bir diğer nokta ise, aşırı sağcı partilerin oy oranlarındaki düşüş. Netanyahu'nun koalisyon ortağı olan dindar Siyonist partiler, önceki anketlere göre 2-3 sandalye kaybediyor. Bu da sağ blokun çoğunluğu elde etme şansını azaltıyor.
Ekonomik Yansımalar
Seçim belirsizliği, İsrail ekonomisinde dalgalanmalara neden oluyor. Tel Aviv Borsası'nda hafta başından bu yana %1,5'lik bir düşüş yaşanırken, İsrail şekeli dolara karşı değer kaybetti. Analistler, siyasi istikrarsızlığın yatırımcı güvenini olumsuz etkilediğini belirtiyor. Özellikle teknoloji sektörü, belirsizlik ortamında yeni yatırımları erteleyebilir. İsrail Merkez Bankası Başkanı Amir Yaron, geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklamada, siyasi istikrarın ekonomik büyüme için kritik olduğunu vurgulamıştı.
Öte yandan, seçim sonuçlarına göre kurulacak yeni hükümetin ekonomik politikaları da merak konusu. Sol ve merkez partilerin oluşturduğu bir koalisyon, daha fazla sosyal harcama ve vergi artışı gündeme getirebilir. Sağ blokun yeniden iktidara gelmesi halinde ise mevcut ekonomik politikaların devam etmesi bekleniyor.
Seçim Süreci ve Beklentiler
İsrail'de 27 Ekim'de yapılacak seçimler, ülkenin son iki yılda dördüncü kez sandık başına gitmesi anlamına geliyor. Siyasi istikrarsızlık, koronavirüs salgınıyla mücadelede de zafiyet yaratmış durumda. Anketler, seçmenin büyük bir bölümünün mevcut siyasi liderlere güvenini yitirdiğini gösteriyor. Özellikle genç seçmenler arasında siyasi partilere olan ilgi düşük seviyede.
Uzmanlar, seçim sonrası koalisyon görüşmelerinin uzun sürebileceğini ve yeni bir hükümetin kurulmasının haftalar alabileceğini belirtiyor. Bu süreçte ekonomik ve siyasi belirsizlik devam edecek. Uluslararası kamuoyu ise İsrail'in Filistin politikaları ve bölgesel güvenlik konularındaki tutumunu yakından takip ediyor.
Sonuç olarak, KAN'ın son anketi, İsrail siyasetindeki kutuplaşmayı ve koalisyon kurma zorluklarını bir kez daha gözler önüne seriyor. Seçim sonuçları, sadece İsrail'in iç siyasetini değil, aynı zamanda Orta Doğu'daki dengeleri de etkileyecek. Ekonomik göstergeler ise siyasi istikrarın sağlanmasıyla ancak normale dönebilir.