İsrail savaş uçakları, gece yarısı Suriye'nin kuzeybatısındaki İdlib ilinde bulunan terk edilmiş Ebu Zuhur Askeri Havaalanı'na dört ayrı hava saldırısı düzenledi. Yerel kaynaklardan alınan ilk bilgilere göre, saldırılarda henüz can kaybı veya yaralanma yaşanmadı. Suriye resmi haber ajansı SANA, saldırıların saat 00:30 sularında başladığını ve havaalanı çevresinde şiddetli patlamaların duyulduğunu aktardı.
Saldırının Detayları ve Hedefler
İsrail ordusu tarafından henüz resmi bir açıklama yapılmazken, bölgedeki gözlemciler saldırıların havaalanındaki hangi noktaları hedef aldığını araştırıyor. Ebu Zuhur Havaalanı, Suriye İç Savaşı sırasında stratejik bir konuma sahipti ve bir dönem rejim güçleri ile muhalifler arasında şiddetli çatışmalara sahne olmuştu. Havaalanı, 2015 yılında muhaliflerin eline geçmiş, 2020'de ise rejim güçleri tarafından geri alınmıştı. Şu an itibarıyla büyük ölçüde terk edilmiş durumda.
Saldırının, İran destekli grupların bölgedeki varlığına yönelik olduğu yönünde yorumlar yapılıyor. İsrail, uzun süredir Suriye topraklarındaki İran hedeflerini ve Hizbullah'a ait askeri altyapıyı hedef aldığını açıkça ifade ediyor. Ancak Ebu Zuhur Havaalanı'nın terk edilmiş olması, saldırının sembolik bir mesaj mı yoksa belirli bir istihbarat hedefine mi yönelik olduğu sorularını beraberinde getiriyor.
Bölgedeki Gerilim ve İsrail-Suriye İlişkileri
İsrail'in Suriye'ye yönelik hava saldırıları son yıllarda sıklaştı. Özellikle 2017 yılından bu yana İsrail, Suriye'deki İran mevzilerini, silah sevkiyatlarını ve Hizbullah kamplarını hedef alan yüzlerce saldırı gerçekleştirdi. Bu saldırılar genellikle Şam, Homs, Halep ve İdlib gibi bölgelere odaklanıyor. Ancak İsrail, saldırıların çoğunu üstlenmediği gibi, zaman zaman "İran'ın Suriye'deki varlığına karşı" olduğunu belirterek dolaylı olarak kabul ediyor.
Ebu Zuhur Havaalanı'na yönelik bu son saldırı, bölgedeki tansiyonun yüksek olduğu bir dönemde geldi. Rusya'nın Ukrayna'ya müdahalesi nedeniyle Orta Doğu'daki askeri dengelerin değiştiği konuşulurken, İsrail'in Suriye'deki operasyonlarını artırabileceği yorumları yapılıyor. Ayrıca, İran ile nükleer müzakerelerin kilit durumda olduğu bu süreçte, İsrail'in Tahran'a mesaj vermek amacıyla Suriye'deki hedefleri vurduğu görüşü de yaygın.
Suriye hava sahası, büyük ölçüde Rusya'nın kontrolünde. İsrail, Rusya ile koordinasyon halinde hareket ettiğini ve saldırılarını bu koordinasyon çerçevesinde gerçekleştirdiğini savunuyor. Rusya ise zaman zaman İsrail'in bu eylemlerini eleştirse de genellikle doğrudan bir müdahalede bulunmuyor. Bu da İsrail'in Suriye'de belirli bir hareket serbestisine sahip olmasını sağlıyor.
Saldırının Sonuçları ve Uluslararası Tepkiler
İlk belirlemelere göre saldırıda ölen ya da yaralanan olmadığı, ancak maddi hasarın bulunduğu aktarılıyor. Suriye gözlemevleri, havaalanındaki bazı tesislerin kullanılamaz hale geldiğini rapor etti. Suriye Dışişleri Bakanlığı henüz resmi bir açıklama yapmadı, ancak bir önceki benzer saldırılarda olduğu gibi İsrail'i kınayacağı ve uluslararası topluma şikayet edeceği tahmin ediliyor.
Öte yandan, İsrail'in bu saldırısının bölgedeki güç dengelerini değiştirmesi beklenmiyor. Uzmanlar, İsrail'in Suriye'deki hava operasyonlarının sürdüğü ve bu tür saldırıların kısa süre içinde yeniden gündeme gelebileceği görüşünde. İdlib bölgesi, son olarak 2020 yılında Türkiye ile Rusya arasında imzalanan ateşkes anlaşmasıyla sakinleşmişti, ancak son aylarda gözlenen çatışmalar, bölgede istikrarın ne kadar kırılgan olduğunu gösteriyor.
Bu saldırı, İsrail'in Suriye'deki askeri varlığını sürdürme kararlılığını ortaya koyarken, uluslararası toplumun da İsrail'e yönelik eleştirilerini artırabilir. Ancak ABD başta olmak üzere bazı batılı ülkelerin İsrail'in kendini savunma hakkını desteklediği biliniyor. Bu çerçevede, saldırının geniş çaplı bir uluslararası yankı yaratması beklenmiyor.
Sonuç Yerine: Suriye'de Derinleşen Hava Operasyonları
Ebu Zuhur Havaalanı'na yapılan bu son saldırı, İsrail'in Suriye'deki hava operasyonlarının sadece İran ve Hizbullah hedefleriyle sınırlı olmadığını, bölgesel istikrarı etkileyen geniş kapsamlı bir stratejinin parçası olduğunu gösteriyor. Suriye'nin yeniden imar süreci ve siyasi çözüm arayışları devam ederken, bu tür askeri müdahaleler ülkedeki kırılganlığı artırarak sivillerin ve bölgesel aktörlerin güvenliğini tehdit ediyor. İsrail'in hedefleri ne olursa olsun, bu saldırıların bölgesel gerilimleri tırmandırma riski taşıdığı açık. Uluslararası toplumun, Suriye'deki tüm tarafları diyalog ihtimalini güçlendirecek adımlar atması gerektiği, bu tür olayların tekrarlanmaması için önemini koruyor.