İsrail ordusu, yaklaşık 50 milyar dolara ulaşan savaş harcamaları nedeniyle acil fon sağlanmaması durumunda faaliyetlerini sürdüremeyeceğini duyurdu. Ordu sözcülüğü tarafından yapılan açıklamada, mevcut mali kaynakların tükendiği ve yeni bir bütçe tahsisi yapılmazsa askeri operasyonların durdurulmak zorunda kalınacağı ifade edildi. Bu itiraf, İsrail'in ekonomik dengelerinin ne denli zorlandığını gözler önüne seriyor.
50 milyar dolarlık fatura
İsrail ordusunun 2023 yılı sonu itibarıyla savaş harcamalarının 50 milyar doları aştığı belirtiliyor. Bu rakam, ülkenin yıllık savunma bütçesinin yaklaşık iki katına denk geliyor. Yetkililere göre, harcamaların büyük kısmı hava operasyonları, mühimmat ve lojistik desteğe gitti. Ordu, mevcut fonların yalnızca birkaç hafta daha yeteceğini, ardından acil bir kaynak aktarımı yapılmazsa faaliyetlerin askıya alınacağını bildirdi.
Ekonomik kriz derinleşiyor
İsrail ekonomisi, savaş harcamalarının yanı sıra artan enflasyon ve düşen yatırımlarla mücadele ediyor. Merkez Bankası faiz oranlarını yükseltse de, kamu borcu GSYH'nın %70'ine yaklaştı. Orduya acil fon sağlanması halinde, bu kaynağın vergi artışları veya iç borçlanma yoluyla karşılanması bekleniyor. Ancak bu durum, zaten yüksek olan yaşam maliyetini daha da artırabilir. Uzmanlar, İsrail'in savaş ekonomisinin sürdürülebilir olmadığını vurguluyor.
Bu gelişme, bölgedeki diğer aktörler tarafından yakından takip ediliyor. İsrail ordusunun finansal krizi, ateşkes çağrılarını güçlendirebilir. Ancak hükümet kaynakları, güvenlik ihtiyaçlarının öncelikli olduğunu ve gerekli fonların sağlanacağını belirtiyor. Öte yandan, sivil toplum örgütleri, savaş harcamalarının eğitim ve sağlık gibi temel hizmetlerden kesinti yapılarak karşılanmasına tepki gösteriyor.
İsrail ordusunun bu itirafı, savaşın sadece insani değil, aynı zamanda ekonomik maliyetini de gözler önüne seriyor. 50 milyar dolarlık harcamanın yarattığı yük, ülkenin gelecekteki mali politikalarını şekillendirecek gibi görünüyor. Bağımsız analistler, kalıcı bir çözüm için askeri harcamaların gözden geçirilmesi ve bölgesel istikrarın sağlanması gerektiğini ifade ediyor.