İsrail ordusu, işgal altındaki Batı Şeria'da Ramallah'ın batısında yer alan Şakba beldesine düzenlediği baskında 3 Filistin evini buldozerlerle yıktı. Filistin resmi haber ajansı WAFA'nın aktardığına göre, sabah saatlerinde gerçekleştirilen operasyonda evlerde yaşayan aileler eşyalarını dahi alamadan dışarı çıkarıldı. Olay, bölgedeki yerleşimciler ile Filistinliler arasındaki gerilimi yeniden alevlendirdi.
Yıkım kararının gerekçesi ne?
İsrail makamları, yıkılan evlerin 'izinsiz inşa edildiği' gerekçesiyle bu kararı aldıklarını öne sürdü. Ancak Filistinli yetkililer ve insan hakları örgütleri, İsrail'in bu tür yıkımlarla Filistinlilerin yaşam alanlarını daralttığını ve iki devletli çözümü baltaladığını savunuyor. Birleşmiş Milletler verilerine göre, 2023 yılında Batı Şeria'da yıkılan Filistin yapısı sayısı binleri aşmış durumda.
Bölgede tansiyon yüksek
Şakba beldesi, sık sık İsrail ordusunun baskınlarına ve yıkımlarına maruz kalan yerleşimlerin başında geliyor. Bölge halkı, evlerinin yıkılmasıyla birlikte göçe zorlandıklarını ve İsrail'in sistematik bir şekilde topraklarını gasbettiğini dile getiriyor. İsrail ordusunun bu son operasyonu, uluslararası toplumdan da tepki çekti. Avrupa Birliği ve bazı ülkeler, yıkımların uluslararası hukuka aykırı olduğunu belirterek İsrail'e çağrıda bulundu. Ancak İsrail, güvenlik gerekçelerini öne sürerek bu çağrıları reddediyor.
Öte yandan, Filistin Başmüzakerecisi Saeb Erekat'ın (vefat etti) ardından yürütülen diplomasi trafiğinde bu tür yıkımların barış sürecini olumsuz etkilediği kaydediliyor. Filistin Yönetimi, İsrail'in bu politikalarına karşı uluslararası mahkemelere başvurma kararlılığını yineliyor. Şakba'daki yıkım, 1967'den bu yana süren işgal altındaki topraklarda yaşanan binlerce benzer olaydan yalnızca biri.
Bölgede yaşayan Filistinliler, evsiz kaldıklarını ve çaresiz olduklarını belirterek dünya kamuoyundan destek istiyor. Yıkılan evlerin enkazları arasında oyuncaklar ve eşyalar dikkat çekerken, ailelerin geceyi açıkta geçirdiği öğrenildi. İsrail sivil toplum kuruluşu B'Tselem, bu tür yıkımları 'savaş suçu' olarak nitelendiriyor ve uluslararası topluma yaptırım çağrısında bulunuyor.
Bu olay, İsrail-Filistin çatışmasının sadece askeri değil, insani boyutunu da gözler önüne seriyor. Uzmanlar, bu tür politikaların iki toplum arasındaki uçurumu derinleştirdiğini ve kalıcı bir barışın önündeki en büyük engellerden biri olduğunu vurguluyor.